Yaratılmış Kitap ile Gönderilmiş Kitap?!

10 Şubat 2012, Çeşitli Görüşlerimiz, Yorum Yok »

BİZE GÖRE GEREK YARATILMIŞ OLAN KİTAP
VEYA
GEREKSE İNDİRİLMİŞ/GÖNDERİLMİŞ OLAN KİTAP ARASINDA ASLA ÇELİŞKİ OLMAZ;

(Her zaman Allah’ın koyduğu Sünnet/Yasa/İlim/Bilim/Hüküm ile Birbirini Destekler!..)

 

Çeşitli dillere/lisanlara mensup kavimlerin/toplumların olduğu bir gerçektir ve Allah böyle yaratmıştır:

 

Allah’ın adıyla

«4. BİZ HER RASÛLÜ/ELÇİYİ,
mutlaka kendi kavminin diliyle gönderdik ki,
onlara iyice açıklasın.
Bundan sonra Allah;
(sapıklığı) isteyen/dileyen kimseyi sapıklığında bırakır,
(hidayeti/doğru yolu) isteyen kimseyi de doğru yola iletir.
O güçlüdür, doğru hüküm/karar verendir.» [İBRAHİM SURESİ’nden]

 

Kıyamete kadar her toplum kendi diliyle uyarılmaya devam edecektir ve Kur’an ile uyarılan her toplumu Hz. Muhammed uyarıyor olacaktır; belki benim, belki sizin dilinizle:

 

Allah’ın adıyla

«19. (…) Bu Kur’an bana vahyolundu ki;
onunla hem sizi
ve
hem de sizden sonra;
Kur’an’ın kendisine ulaştığı herkesi uyarayım. (…)» [EN’AM SURESİ’nden]

 

Bundan yaklaşık 4-5 ay önce bir arkadaşımla evimde misafir ettiğim İlahiyatçı bir Profesör; “İniş Sırasına Göre Kur’an, Akıl ve Bilim Işığında Türkçe Çeviri” adlı eser için: Türkçe Kur’an mı olur demişti. Türkçe Meallere, Tercümelere Kur’an diyenlere şiddetle karşı çıkmış ve ağır sözler söylemişti.

Tabi biz İlahiyat Profesörlüğü itibariyle değil, yaşı itibariyle saygıda kusur etmemeye özen gösterdik, en azından söz ve davranışlarda bulunmadık.

Ancak kendisine, arkadaşım da şahittir: “Değerli Hocam bir Arap Kur’an’ı Arapça orijinalinden okuduğu zaman, onun zihninde canlanan ANLAM hangi dildedir acaba?!” diye sordum.

Ve aynı Arap şahıs, bir başkasına Kur’an Ayetini iletiyorken o ilettiği mesajlar Kur’an’ın kendisi midir, yoksa Meali midir, Tercümesi midir diye devam ettim soruma…

Sustu ve ben şöyle cevapladım: İşte bir Arap nasıl ki; bir ayeti orijinal Arapçasından okuyup, muhatabına iletiyor ve o ayetler üzerinde konuşuyorsa; aynen bugün bizim yaptığımız gibi, yani Meal veya Tercüme ile insanlara okuduğumuz gibi ANLAMINI iletiyor. Çünkü Kur’an’ın Orijinalini (Gerçek Anlamını) yalnız Allah bilmektedir… O kişi; kelimelere yüklediği anlam kadarıyla muhataba ayetlerin manâsını iletmektedir.

Bugün Türkçe’ye çeviren bir kişi de aynı eylemi yapmaktadır. İngilizce’ye çeviren kişi de!..

Bu ve benzeri iddiada bulunan insanların BİR MEALLERİ olmadığı için bu görüştedirler, diye düşünüyorum. Bir kitap olarak Mealleri olmuş olsa kesinlikle bu iddialarda bulunamazlar. Çünkü iddia ettikleri ile kitapları çelişir.

Ama işin ilginç tarafı; aynı kişiler Türkçe bilen birisiyle anlaşabilmek için, yani ayetleri karşı tarafın anlamasını sağlamak için: TERCÜME ederek, MEALLENDİREREK aktarırlar.

İşte tam bu noktada bu anlamda bir soru sordum: “Peki kıymetli hocam, siz kaç saattir; bize bazı ayetler ile meselelere izah getirirken SİZ DE AYETLERİ ANLAMLANDIRDINIZ, TERCÜME ETTİNİZ, MEALLENDİRDİNİZ?! dediğimizde; kendi söyledikleriyle YAŞAMININ çelişkiye düştüğünü görerek yine sesini çıkartmadı. Böyle düşündüğünüze göre, Kur’an ayetlerini Türkçe okumamalısınız. Okuyorsunuz ve diyorsunuz ki; Allah böyle böyle diyor: Bu ne yaman çeliki?! Ve sonra Türkçe anlam okuduğunuza inanmamızı istiyorsunuz?! O zaman; SİZİN MEALİNİZ, TERCÜMENİZ olunca durum değişiyor mu? Bu ve benzeri sorgulamaları yaptım. Allah bizi affetsin; biz o yaşa geldiğimizde ne oluruz, diye düşündüm ve dua ettim: ALLAH AKLIMIZI KORUSUN, diye… Çünkü karşımdaki insanın bunamış olduğunu gördüm… Bir söylediği bir söylediğini tutmuyordu, çelişkiler içerisindeydi…  Birkaç dakika sonra karşısındakinin gücünü görünce; güce itaate diyor ve neye nasıl inandığını bile unutuyor ve vazgeçiyor, sizin gibi düşünmeye, konuşmaya başlıyordu…

O açıdan; biz şöyle düşünüyoruz: Mealler, Meal sahiplerinin gücü nispetinde Arapça Ayetlere (cümlelere) verdikleri anlamlardır, yorumlardır. Zaten onun için yüzlerce farklı Meal vardır. Her kavram bir tek kelime ile izah edilmiş olsaydı BİR TEK MEAL ortaya çıkardı. Onun için yüzlerce farklı Meal var. Tabi birbiriyle en kötü şartlarda %50 uyumluluk arzederler.

Bizim düşüncemize göre de bu büyük bir zenginliktir ve her çağda farklı farklı Mealler ortaya çıkacaktır, diye inanıyoruz.

Her zaman dediğimiz gibi; bu anlamda Kur’an üzerine taş üstüne taş koyan tüm Meal sahiplerine müteşekkir olduğumuzu bir kez daha vurgulamak isteriz.

Herkese araştırma ve çalışmalarında başarılar dilerim…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Son Yorumlar