Tüm Dünya Devletleri bu Meal’i; “Ders Kitabı” olarak okutmalı.

11 Ekim 2011, Haber ve Duyurular, Kur'an Mealimiz Hakkında, 4 Yorum »

Yayına hazırladığımız;

İniş Sırasına Göre Yayına Hazırlanmış Kur'an'ın Türkçe Çevirisi (Meal)

“İNİŞ SIRASINA GÖRE KUR’AN; Kâinat/Sünnet ve Akıl/Bilim Bilim Işığında Türkçe Çeviri (Meal)” Adlı Eser; Tüm DÜNYA DEVLETLERİ tarafından kendi ülkelerinde Ders Kitabı olarak okutulmalı!.. Neden mi? Çünkü bu Meal hiçbir din, dil, ırk, mezhep, meşrep, parti, ülke ve devlet gözetilmeksizin Doğaya/Kâinata ve Evrensel Yasalara Uygun, yani; MÜMKÜN MERTEBE ZİHİNLERDE ÇELİŞKİ OLUŞTURMAYACAK ŞEKİLDE; “Güzel Türkçemizin Konuşma Diline Uygun Kelimeler” çok titiz bir şekilde seçilerek: Türkçe Konuşan ve Türkçe Anlayan HER YAŞ VE KÜLTÜRDEN İNSANIN anlayacağı şekilde tasarlanmıştır!..

(Hatta ben isterim ki; Kur’an Mealimiz ile birlikte bugünkü Tevrat ve İncil gibi -ki bizim inancımıza göre tahrif edilmiş- kitaplar da ders kitabı olarak tüm dünya ülkelerinde okutulsun ve insanlar hangisinin ya da hangilerinin İLAHİ KAYNAKLI/KORUNAKLI olarak devam ettiğinin bilincine ve farkına varsın!)

 

Prepared for publication;

“Down By Order of the Koran, the Light of the Turkish translation of reason andscience” at work,
Textbook of all world states in their own countries by the oper! ..

(In fact I would like, today, the Torah, according to our beliefs, and falsified the books called the Bible as a text book in all the countries of the world oper.)

 

Çünkü bu Meal’i yayına hazırlayan yalnız Allah’a bağlıdır
|

Çünkü bu Meal;
herhangi bir Cemaatin
veya
herhangi bir Ülkenin Meali değil;
TÜM İNSANLIĞA MÂLEDİLMİŞ EVRENSEL BİR MEAL olarak hazırlanmıştır.

Yayına Hazırlayan ve Editörlüğünü yapan şahıs;
ne bir cemaate,
ne bir ırka,
ne bir mezhebe
ve
ne de bir meşrebe bağlı biri değildir.

O;
Türkiye’de yaşayan
ve
yalnız Allah’a,
Kitabına
ve
Rasûlüne bağlı ‘Bir Dünya Vatandaşı’dır!..

 

Yahudiyim diyenler, Hristiyanım diyenler ve Müslümanım diyenler; ama herkes, bu Mealin ders kitabı olarak okutulması için toplantılar yapmalılar. Halkın önderleri halkı bilinçlendirmeli ve aynı zamanda her ülkenin önderleri Senatoyu bu anlamda bilinçlendirmeli ve yönlendirmelidir.

 

İNSAN BİR MEAL’DE YALNIZ VE HALİS ALLAH’IN İSLÂM’INI BULMALI!

Ey Dünya Halkları ve Devletleri:

Sizin karşı olduğunuz bu Cemaatlerin, bu birkaç insanın anlayageldiği ATALAR DİNİ’ni ben de reddediyor, kabul etmiyorum; velev ki adını “İslâm Dini” koymuş olsunlar. Bu oluşturdukları Allah’ın olmayan İslâm Dinini ben de tanımıyorum.

Gelin BU MEAL’i veya herhangi bir başka MEAL’i okuyun ve Allah’ın İslâm’ını öğrenin. Göreceksiniz; ALLAH’IN DİNİ İSLAM’ı çok sevecek ve sizin için de çok faydalar içerdiğine şahitler olacaksınız. Dolayısıyla Allah’ın İslâm’ına (yani SİZİN ve TÜM DÜNYA İNSANLIĞININ DİNİ olan İslam’a) asla düşmanlık yapmayacak ve o dini yaşam tarzı edinen insanları da KARDEŞİNİZ bileceksiniz.

 

Rabbimizin Bütün İnsanlara Hediyesi;
Tüm Sorunlarımıza Gösterdiği Çözüm Yolu;
Herkesin Aradığı Huzur, Mutluluk, Sağlık Yolu.

Yurtta ve Dünya’da;
Özgürlük, Barış, Güvenlik, Kalkınma ve Adalet İlkeleri.

KUR’AN’IN MEKKİ SURELERİ

 

 İŞTE BU MEAL;

SİZİN İÇİN VE  TÜM DÜNYA İNSANLIĞI İÇİN HAZIRLANDI
ve
GLOBAL DÜNYA DİLLERİNE İNŞAALLAH ÇEVİRİSİ YAPTIRILACAKTIR!..

 

Arapça-Türkçe Kur'an Meali (st)

Kur'an Mealimiz İç Kapak(Meal İç Kapak)

 

(Jenerik)

T.C.

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI

Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü

ISBN :  978-605-88698-2-0

 

Kitabın Orijinal Adı:
“İniş Sırasına Göre; Kâinat/Sünnet ve Akıl/Bilim Işığında Yapılmış Kur’an Meali”

 

Hz. Osman (ra)’ın tertip etmiş olduğu Surelerin İniş Sırası esas alınmıştır. Bu Ese­rin Tüm Ya­yın Hak­la­rı © Ki­ta­bı Ya­yı­na Ha­zır­la­yan SA­DIK TÜRK­MEN’e ait­tir. Ki­ta­bın ta­ma­mı ya da bir bö­lü­mü; “5846 ve 2936 Sa­yı­lı Fi­kir ve Sa­nat Eser­le­ri Ya­sa­sı Hü­küm­le­ri” ge­re­ğin­ce; Ya­yı­na Ha­zır­la­yan’ın ya­zı­lı iz­ni ol­ma­dan Yurtiçi ve Yurtdı­şı Bas­kı­sı ya­pı­la­maz; kıs­men de ol­sa fo­to­ko­pi, film vb. tek­nik­ler­le ço­ğal­tı­la­maz ve elek­tro­nik or­tam­lar­da ya­yın­la­na­maz. Kaynak gösterilerek kısmen alıntı yapılabilir.
SADIK TÜRKMEN’in 01 Nisan 2013 Tarihinde aldığı bir karar ile; YUKARIDA YAZILI HÜKÜM, tarafından şu şekilde değiştirilmiştir:  «Gerek özel ve gerekse Tüzel kişiler; SADIK TÜRKMEN’in Yayına Hazırladığı “İniş Sırasına Göre Kur’an Meali”, “Hukuk Usûlü ve Sünnet” Eserlerini TİCARİ KAYGI, yani PARA KAZANMA AMAÇLI olmamak üzere (Hediye ve Promosyon olarak verilmek üzere) HERKESE TELİF HAKLARINI HELÂL ETMİŞTİR!.. Ticari maksatlı basıp çoğaltan ve satan kişi ya da kurumlar tespit edildiğinde Avukatı aracılığıyla TAZMİNAT davası açılacağını saygılarımızla bilgilerine sunarız.»

 

Dizgi, Görsel Estetik ve Kapak Tasarım:

Sadık TÜRKMEN

Kapak Uygulama:

Hakan ÖZASLAN

Baskı: Pasifik Ofset Ltd. Şti.

Altınca Baskı, İstanbul 2010

 

SADIK TÜRKMEN YAYINLARI

Gsm:  0.532.281 84 07

www.sadikturkmen.com

[email protected]

 

 TEŞEKKÜR


Bu Eserde;

Türkiyemizde Kur’an’ı doğru anlamak, doğru anlatmak,

doğru tatbik etmek isteyen binlerce insanımızın katkıları olduğu gibi:

Kaynakça’da isimleri zikredilen eserlerden de istifâde ederek,
yayınlamaya çalıştım; hepsine şükrânlarımı sunarım.

[Editör]

 

 

HAZIRLIK AŞAMASINDA

GÖZÖNÜNDE TUTULAN ESASLAR

 

AYETLER; sadece ibaresinden anlaşılan manâ değildir. Ayetlerin ibâresi, işâreti, delâleti, iktizasıbirlikte düşünülerek anlamaya çalışılmalı. Yani;

a) İbaresi (cümleden direkt anlaşılan manâsı) ile birlikte;

b) İşâreti (işâret ettiği anlamı),

c) Delâleti (kılavuzluk ettiği, yol gösterdiği anlamı),

d)  İktizası (gereği)gözönünde tutulmalı.

Herhangi bir ibareye verilen manâ (anlam), kitaptaki herhangi bir ibareye zıt olmamalı.

Hz. Muhammed (sav)’in Kur’an’ı tatbik edişi, sahih kaynaklara göre Meal’e yansıtılmalı.

İnsanların yanlış anlama ihtimali olan Türkçe ifadelerden kaçınıl-malı.

İlköğretim-Lise öğrencilerinin seviyesine uygun dil kullanılmalı.

Dinin gayesi (can, mal, nesil, akıl, din emniyeti) dikkate alınarak; insanları birbirine düşürebilecek ifadeler yerine, birbirlerini anlayacak ifadelere yer verilmeli.

Türkçe Çeviri esas alınıp, dünya dillerine çeviri yapılabileceği düşünülerek kelimeler özenle seçilmeli.

MEAL; Kainat Ayetleri’ne yani Bilim’e (Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak metodu gereği sonuç çıkarmaya çalışan dü-zenli bilgiye)aykırı olmamalı.

MEAL; Akıl (düşünme, anlama ve kavrama gücü)

ve

Mantık’a (düşüncenin ve düşüncenin varlık biçimlerinin, ögelerinin, türlerinin, olanaklarının, yasalarının ve düşünce bağlamlarının bilimine) aykırı olmamalı ve imkanlar çerçevesinde uygulaması kolay olmayan ifadelerden uzak olmalı.

 

 

GİRİŞ

MEAL HAKKINDA AÇIKLAMA

 

OKULLARDA DERS KİTABI olarak istifade edilecek bir Meal hazırlama çalışmasına 1979 yılında başladım ve 33 yılda aşağıda maddeler halinde yazdığım aşamalardan geçerek elinizdeki “Kur’an Meali” meydana geldi.

1- Meal’i; okullarda öğretim kitabı olarak istifade edilebilmesi için Sûrelerin İniş Sırasına Göre İki Bölüm şeklinde plânladım. Birinci Bölüm 86 Sûre’den oluşan MEKKİ SÛRELER, İkinci Bölüm 28 Sûre’den oluşan MEDENİ SÛRELER.

2- Sûreler İniş Sırasına Göre, ayetlerin orijinalini kelimelerin arası açılarak yazıldı. Arapça orijinal kelime ve deyimlerin altlarına, Arapça Dil Bilgisi kurallarına göre karşılıkları yazıldı.

3- Kur’an kendi içinde çelişkisiz bir kitap. Bir ayetin Meali; diğer ayetlerin Mealleri ile çelişki arzetmiyorsa yazdım.

4- Kur’an’ı indiren, kâinatı yaratan, aklı veren, duygusal zekâyı lütfeden Allah Tek’tir! Öyleyse bunlar arasında da çelişki olmamalı.

a) Kâinattaki varlıkların özelliklerine ve olaylara; yayına hazırladığım Kur’an Meali uygun olmalı, çelişki taşımamalı. Bunun için şemasını ileride sunduğum 23 Bilim Dalı üzerinde araştırmalar yaptım.

Bilimlerin ispatlanmış hüküm, prensip ve kanunlarına uygun olmasına ve aykırılıklar bulunmamasına özen gösterdim.

b) Ocak 2005 yılına kadar üzerinde çalıştığım ve Yayına Hazırladığım Mavi Kapaklı Kur’an Mealimizi 2006 yılı Ocak Ayı’nda 5.000 Adet bastırıp, akıl sahiplerine incelemeleri için dağıttım. Akıllarına uygun gelen veya gelmeyen anlamları sordum. Aldığım cevaplara göre gerekli düzeltmeleri yaparak 2009 yılında Yeni Baskıyı yaptım.

c) Mesleğinde uzmanlaşmış çok sayıda insanın duygusal zekâlarından istifâde ettim. “Lütfen aklınıza, vicdanınıza, şefkât ve merhamet duygularınıza ters gelen bir anlam varsa, acımaksızın beni eleştiriniz” dedim. Söylediklerini dikkate aldım. İlk baskıdan sonra üç yıl daha uğraştım. Böylece 33 yılda elinizdeki Meal nasip oldu.

 

 

BU MEAL’DEN YARARLANMADA YÖNTEM

Çevirisi/Meali sahih yapılmış olabilir. Lâkin okuyan nasıl okumalı ki, kendi ana dilinde dahi olsa Çeviriden/Mealden gereği gibi istifade etmiş olsun.

 

Kur’an Çevirilerini/Meallerini Okumada Metod

1. Hareket

Sûrelerin iniş sırasına göre ilk Sûreyi (İkra) okumak.

a) Defalarca okumak.

b) Rabbimizin bizden neleri istediğini tefekkür etmek ve gücümüzün yettiği kadar gereklerini fiilen yapmaya çalışmak.

c) Hiçbir ayetin bir başka ayet ile ZIT (çelişkili, tezat, aykırı) olmadığını hiçbir zaman unutmamak. Şayet zihnimizde bir aykırılık oluşmuş ise bu aykırılığın gitmesi için Yüce Alah’a (cc) dua etmek.

d) Anlamadığımız veya bize aykırı gibi gelen bir manâ olursa, bu; “Müteşabih bir manâdır, Allah ne kasdetmiş ise ben ona iman ettim” diyerek hiçbir şekilde bu anlam üzerinde yorum yapmamak.

e) Öğrendiklerimizi başkalarına da anlatmak.

f) Bazı zamanlar arkadaşlarımızla ayetleri topluca okumak.

 

2. Hareket

Bu işlemleri bitirdikten sonra Surelerin iniş sırasına göre ikinci (Kalem) Sûresine geçmek. Ve aynı (a,b,c,d,e,f) işlemleri bu Sure için de yapmak. Ve sonra aynı işlemleri üçüncü Sure için yapmak ve böylece günü yaşamak. Ve size ölüm gelinceye kadar devam etmek.

Bu Çeviri’nin/Meal’in Birinci Bölümünü oluşturan Mekki 86 Sûre’nin okuma metoduna riayet ederek okunması halinde, Medeni 28 Sûrenin de anlaşılması için gerekli alt yapı oluşmuş demektir. Böylece Mekki Sûreler okunup anlaşılmadan Medeni Sûreler gereği gibi anlaşılamaz.

Allah Rasûlü de benzer bir metod ile öğrenmişti. Benzer bir metod ile Allah Rasûlü’nün arkadaşları da öğrenmişlerdi. Bakınız, Kur’an’ın tertibi yapılırken, bizzat Evrensel İslâm Hukuk Medeniyeti tahakkuk etmişti. Böyle bir ortam içinde insanların Medeni Sureleri gereği gibi anlamaları gayet doğaldı. Zira hayatın bütün alanlarında uygulamalar göz ile görünüyordu. (Gözlem Metodu)

 

 

İnen Surelerdeki Hitabı Anlamak,

Bilgilenmek İçin Kolaylıklar

 

Kolaylık: 1- Sure’nin bütün ayetleri parçalanmaz bir bütündür. Hiçbir ayet, başka bir ayete zıt anlaşılmamalıdır.

Kolaylık: 2- Ayetlerin önündeki numaralara takılarak, ayetleri birbirinden kopuk anlamak fevkalâde yanlıştır.

Kolaylık: 3- Orta yerdeki veya herhangi bir yerdeki ayeti anlamak için ilk olarak ayetlerin gelişine (öncesine) bakmalıyız.

Kolaylık: 4- Ondört asır önceki çevre şartlarında Sure’nin nasıl anlaşılabileceğini düşünmeliyiz. Sonra bu anlamı günümüze taşımalıyız.

Kolaylık: 5- Sure’de anlamadığımız bir cümle, kelime olursa anlamak için zihni yormadan (orada boş olan yerlere kurşun kalem ile not düşerek) bir sonraki Sûreler’de bu durumun açıklanacağını bilmeliyiz. (Ve size o an için kapalı gibi görünen ayetleri açıklayıcı, diğer Sûreler’deki ayetleri yakaladığınızda Sûre adı ve ayet no.sunu her iki tarafa da not olarak düşünüz. Böylece zihninize de kaydetmiş olursunuz ki, daha sonra aradığınızda rahatlıkla hatırlayıp bulabilesiniz).

Kolaylık: 6- Apaçık olarak anlamadığımız bir hitabı; “Müteşabihtir” (Kalem Sûresi’nin başındaki; “Nûn” kelimesi gibi) diyerek bir sonraki hitaba geçmeliyiz.

 


KUR’AN ÇEVİRİSİ/MEALİ İÇİN;

ÜZERİNDE ARAŞTIRMA YAPILAN BİLİMLER

Bilimler (Meal)

 

BİLİM: Konusu, metodu, teorileri, malûmatları olan bilgi disiplinleridir.

BİLİMLER:  Allah’ın yarattığı kâinatın çeşitli konulara ayrılarak gözlenmesi, araştırılması, incelenmesi ve bilgi disiplinleri oluşturulmasıdır.

BİLİMİN TEORİLERİ: Bir oluşumu, bir olayı öğrenebilmek için varsayımlar, şüpheler ortaya atılır. Bilimin metoduna göre araştırmalar, deneyler yapılır. Ortaya atılan varsayım veya şüphe doğrula-nabilirse, ispatlanabilirse bilimin malûmatı arasına girer. ORTAYA ATILAN TEORİ DOĞRULANAMAZSA, İSPAT EDİLEMEZSE GERÇEK BİLGİ SAYILMAZ. Teori (varsayım, şüphe) düzeyinde kalır. Çeviri teorilere aykırı olabilir. Bu durumda çeviriyi düzeltmeye sakın kalkışmayınız. Çeviriler kâinattaki ispatlanmış gerçeklere aykırı olamaz. Çeviri yapılırken bun aazami dikkat gösterilmelidir.

BİLİMİN MALÛMATLARI: Malûmat; “Bilinenler” anlamına gelir. Bilimlerdeki prensipler, hükümler, kanunlar sürekli gelişir. Meal bunlara aykırılık taşımıyor. Herhangi bir insan bir Meal’in bilimin malûmatlarına aykırılık taşıdığını görürse, evindeki Meal’i düzeltmesinde herhangi bir sakınca yoktur.

Bir Arap için de aynı çağrı geçerlidir. Kendi dilinde Kur’an’ı okurken, aklına gelen anlam (meal);

1- Kur’an’ın kendi içindeki dil kurallarına göre çelişmezliğine,

2- Kâinattaki varlıklar ve olaylar hakkındaki bilgilere uygunluğuna,

3- Aklına, mantığına ters gelmemesine,

4- Kalbinde (duygusal zekâsında) yaşayabildiği ayetlerdeki iç huzuruna dikkat etmelidir.

Bir Arap da bunlara dikkat etmediği takdirde Kur’an’dan istifâde etmesi söz konusu değildir.

Kur’an yeryüzünde onlarca dile çevrilmiş olup bu çağrı, çeviri okuyan herkes için geçerlidir.

TEŞEKKÜR: Bilimlerin gelişmesinde ilk insanlardan bugüne kadar bütün kavimlerin katkısı olmuştur. Bilimler hiçbir kavmin özel mülkiyetinde değildir. Herkese teşekkürler.

HİKMET:

1- Kur’an’ın veya Çevirisi’nin kendi içindeki çelişmezliği,

2- Kâinattaki ayetlere (varlıklara ve olaylara) uygunluğu,

3- Akla, mantığa ters gelmemesi,

4- Kalbe (duygusal zekâya) yaşanılan ayetlerin huzur vermesi,

Bu dört işlem bir insanda mevcut ise hikmete ulaşmış demektir.

Rasûllere hikmet Allah tarafından verilmiştir. İnsanlar ise kendi çabalarıyla hikmete ulaşabilirler.

 


BİLİMİN FELSEFESİ

 

KUR’AN ÇEVİRİSİ okunurken, bilimin konusu ile ilgili ifadelere rastlandığında not alınır ve notlar birleştirilir. Bu notlar ilk hareket noktası alınarak bilimin metodu istikâmetinde düşünce üretilir, çalışmalar yapılır. Her Kur’an okuyucusu bilimsel veri üretebilen bir zihin yapısına ulaşabilir.

Konuyla ilgili teoriler ve isbat edilmiş şeyler birbirine karıştırılmamalıdır. Bir teori, bilimin kanunları, hükümleri sayılmaz. Bir teori; bilimin kanunları, hükümleri sayılmaz. Örneğin, Darwin teorisi gibi. Bu teori isbat edilmediği için teori düzeyinde kalmıştır. Biyoloji biliminin bir verisi, bir kanunu, bir hükmü değildir.

Kur’an ile bilimlerin verileri, kanun ve hükümleri çelişki arzetmez. Bilim; kâinatın içindeki varlıkların özelliklerini tanıma ve yararlanma çalışmalarıdır. Âlemler sözcüğü, uzaylar ve içinde bulunanlar anlamına gelir. Kozmolojinin (uzay bilim) konusu insanın araç ve gereçleriyle ulaşabildiği bütün uzay sahasıdır. Araç ve gereçlerimizle ışık hızına yakın bir hızda ilerlesek ötede kara delikler ile karşılaşıyoruz. Kara delikler yıldızları yutuyor ve bir daha o yıldız görülemiyor. Kara deliklerden sonra ne var acaba? Kara deliklerden sonra bir şey yok demek bilimin metoduna aykırıdır. Çünkü yok diyebilmek için kara deliklerden geçip ilerisini araştırmak lâzım. Kara deliklerin ötesini şu anda gözlemleme imkanımız mevcut değil. (Yıl 2013) Kur’an-ı Kerim gözlemleme imkanımızın mevcut olmadığı şeylere GAYB ALEMİ demektedir. Gayb aleminde bir şey yok demek bilime aykırıdır. Gayb aleminde nelerin bulunduğunu ise yine Kutsal Kitap Kur’an haber vermektedir. (Sekar, Hutame, Arş vb.)

Gözlemleme imkanımız olan aleme Kur’an, ŞEHADET ALEMİ demektedir. Bilimlerin konularının tamamı şehadet alemi ile ilgilidir. Metodları; şehadet aleminde var olan varlıkları tanımak, özelliklerini keşfetmek, insan hayatında kullanılabilir hale getirmek için sağlıklı bilgiler elde etmek üzere geliştirilmiştir. Kur’an okurlarını şehadet alemi-ni tanımaya, özelliklerini keşfetmeye ve yararlanmaya çağırmaktadır.

Kur’an kendisinin bildirdiği gayb alemine iman etmeye (düşünerek kabul), şehadet aleminde ise bilim adamı olmaya davet etmektedir. Gayb aleminde var olduğunu haber verdiği şeylere iman edenlere veya etmeyenlere DÜNYADA herhangi bir baskı uygulamasını “red” etmektedir. Şehadet alemi ile ilgili çalışmalar yapan bilim adamları olmaları için de okuyucusunu teşvik etmektedir.

 

 

ŞEHADET ALEMİ’NİN

KONULARA AYRILARAK ARAŞTIRILMASI

 

A) ALET BİLİMLERİ

1- MATEMATİK : Araç ve gereçlerimizi kullanmakta, alışverişle-rimizi yapabilmekte zamanın, günlerin, ayların, yılların hesabını bilmekte ortak kabullerimiz.

2- MANTIK : İsbatına gerek duymaksızın akıl tarafından doğru kabul edilen ilkeler/prensipler ve akıl yürütme ile ulaşılan sonuçlar.

 

B) İNSAN BİLİMLERİ

3- FELSEFE : Herhangi bir konuda; “Ne, Niçin, Nasıl, Ne kadar, Ne zaman, Nerede” sorgulanmasını yaparak olayların oluş sebeplerini, şartlarını, engellerini düşünmek.

4- PSİKOLOJİ : Kendini başka birinin yerine koyarak, onun şartlarını, ortamını, yetişme biçimini düşünerek, kişinin düşünce, duygu ve eylemlerini analiz etmek, organizmanın davranışlarını incelemek.

5- PEDOGOJİ : Doğumdan ölüme kadar insanın öğrenim ve eğitiminin daha iyi nasıl yapılabileceğini tespit etmeye çalışmaktadır.

6- FİLOLOJİ : İnsanın isteklerini dili ile ifade edebilmek için, varlıklara isimler takması, özlemlerini çeşitli sözcüklerle ifade etmesi.

7- AHLAK : Kişinin kendisine ve başkalarına zarar vermekten azami derecede kaçınarak kendisine ve başkalarına yararlı olacak işlerin peşinde ilerleyerek yaşaması. Kişinin iyi ya da kötü işlevini tanıması. Başkalarına somut zarar verilmesi halinde bu tür davranışlar karşısında ne yapılması gerektiği HUKUK BİLİMİ çerçevesine alınmıştır. Ahlâk Bilimi çerçevesinde olan davranışlara Dünyada herhangi bir ceza verilmesi sözkonusu olmadığından AHLÂK BİLİMİ kavramı ile neyin kastedildiği bu açıklamadan daha iyi anlaşılabilir.

Örneğin, Din seçmek ahlaki bir olaydır. Herhangi bir dini seçen kişiye bu seçiminden dolayı bir başkasına zarar verdiği iddia edilerek, Dünyada herhangi bir ceza verilemez.

İşlenmesi halinde Dünyada ceza verilmesi teklif edilen ve cezası açıkça belirtilen fiiller dışında kalan tüm fiiller Ahlâk Bilimi kapsamına girer.

8- SAN’AT : Doğru, iyi, faydalı, güzel olanı aramak; yanlış, kötü, zararlı, çirkin olandan uzak durmak.

9- TARİH : İlk insandan günümüze kadar yaşanılanların tesbiti.

 

C) TOPLUM BİLİMLERİ

10- HUKUK : İnsanın kendisine ve başkalarına verdiği somut zararların karşılıklarının Dünyada ne olacağı, insan hak ve vecibelerinin belirlenmesi.

11- SİYASET : Toplumun ortak işlerinin, toplumdan yetki alınarak yapılması. Siyaset Bilimi, toplumun ortak işlerini ve nasıl yürütüleceğini, toplumdan nasıl yetki alınacağını araştırarak geliştirmeye çalışır.

12- SOSYOLOJİ : Toplumun oluşumunu, toplumların özelliklerini ve değişimlerini inceler. Yeni bir toplum nasıl oluşur? Bir insanın yeni bir toplum oluşumu için harekete geçtiğini düşünelim.

Akıl, vicdan ve kalp hiçbir şekilde baskıya boyun eğmez. Baskı karşısında o an için değişmiş görünse bile, bir müddet sonra tekrar eski haline döner. Bundan dolayı zorlama, baskı, şiddet, terör ile yeni bir toplum oluşmaz. Zorlama ile yapılan ibadetler de aynı kapsama girer. Bu nedenle ibadet yapanlara veya yapmayanlara Dünyada herhangi bir ceza verilmez.

Din konusunda çatışmalar, kavgalar böylece ancak son bulabilir. Kavgalar kesinlikle yanlış anlayışlardan, algılamalardan çıkmaktadır. İnsanımızın dini eğitim ve öğrenim kaynakları çeşit çeşit ve değişik rant gruplarının liderlerinin öğrettikleri ile yetindikleri için yanlış anlamalardan dolayı kavgalar çıkmaktadır. Ayrılıklar çıkmaktadır. Mezhep ve meşrep kavgalarının yegane sebebi budur. Başka bir şey değildir!..

13- İKTİSAT : Mal ve hizmetlerin değişim aracı (para) ile ifade edilmesi. Planlama + Üretim + Dağıtım + Tüketim başlıca iktisadi faaliyetleri oluşturur.

14- EDEBİYAT : Her dilin edebiyatı var. Macar dili ve edebiyatı gibi. İlgili dilin kurallarına göre yazılmış eserlerin incelenmesi konularını kapsar.

15- ANTROPOLOJİ : Kavimlerin oluşumlarını konu edinir.

 

D) FEN BİLİMLERİ

16- FİZİK : Madde ve enerjinin çeşitli durumlarını ve özelliklerini konu edinir.

17- KİMYA : Çeşitli maddelerin ve enerjinin bileşimi ile oluşan karışımları konu edinir.

18- BİYOLOJİ : Canlıların özelliklerini konu edinir. Biyolojinin bi-rinci kanunu: Cansız maddelerden canlı oluşum isbat edilemediği için, CANLIYA GEÇİŞ YOKTUR.

Öyleyse canlıyı kim oluşturdu? Cevap: ALLAH. Biyolojinin ikinci kanunu: Türler arasında geçiş ispatlanamadığı için; türler arası geçiş yoktur. Örneğin; köpekten tavuk türüne geçiş sözkonusu değildir. Öyleyse her değişik türü ALLAH yaratmıştır.

19- KOZMOLOJİ : İnsan imkanları ile ulaşabilme veya araç ve gereçlerimizle gözlemleme imkanımız olabilen uzayın derinliklerini ve içindekileri inceler.

 

E) PRATİK BİLİMLER

20- MÜHENDİSLİK BİLİMLERİ : Hendese: Hesap; Mühendis: Hesap yapan anlamına gelir. İmal edilecek makinaların hesabını yapanlara makine mühendisi,  inşa edilecek yapıların hesabını yapanlara inşaat mühendisi denildiği gibi hayatın her alanında hesabı gerektiren her konuda mühendislik dalları oluşur.

21- MİMARLIK BİLİMLERİ : Mimar; imar eden anlamına gelir. “Yeryüzünü imar edin!” ayet anlamı, yeryüzünün imar edilmesi konusunda insana teklif sunuyor.

Yeryüzünün imar edilmesi ile ilgili her konuda mimarlık dalları oluşur.

22- TIP BİLİMLERİ : Canlıların sağlığını korumak ve tedavi etmek ile ilgili tüm konular Tıp Bilimlerinin sahasına girer.

23- GÜVENLİK BİLİMLERİ : İnsanların canlarını, ırzlarını, akıllarını, mallarını, doğru bilgi alma haklarını, emniyette, güvende hissetmeleri ile ilgili tüm konular Güvenlik Bilimlerinin sahasına girer.

Müslüman; başkalarının canına, ırzına, aklına, malına, doğru bilgi alma hakkına göz diken, kasteden, zarar vermeye çalışan kişi olamaz. Tam tersine bütün insanların can, ırz, akıl, mal, doğru bilgi alma emniyetini arzu eden, karşılığını Allah’tan bekleyerek seve seve canlarıyla, mallarıyla hizmete koşan kişidir; yani hizmetkâr bir insandır…

Medeniyet Başkanı tarafından kendisine verilen resmi bir görev olmadan fırkaların, cemaatlerin, hiziplerin, tarikatların, örgütlerin verdiği talimatlarla güvenlik sağlanamaz.

Hz. Muhammed (sav) yaklaşık üç sene Alak (İkra/Oku), Kalem, Müzzemmil Surelerini okudu, özümledi, anlattı, gereklerini yerine getirdi. Sonra yaklaşık on sene, Mekke’de gelen ayetleri okudu, özümledi, anlattı, gereklerini yerine getirdi. Daha sonra yaklaşık on yıl içinde Medeni Ayetleri İniş Sırasına Göre okudu, özümledi, anlattı ve gereklerini yerine getirdi. Ve ülkesinin güvenliği böylece sağlandı.

 

 

BİLİMLERİN OLUŞMASINDA YÖNTEM (METOD)

 

1. Hareket: Kur’an Sureleri veya Çevirileri; İniş Sırasına veya Tertip Sırasına Göre okunur. BİLİM KONUSU İLE İLGİLİ AYETLERDEKİ TEKLİFLER İLK HAREKET NOKTALARI olarak ele alınır. Üzerinde düşünülür.

2. Hareket: Terimlerin tanımları yapılır.

3. Hareket: Bilimin Hedefleri/Gayesi belirtilir.

4. Hareket: Bilimin konusu ile ilgili bir teklif ele alınır veya bir teori, bir hipotez atılır.

5. Hareket: Teklif uygulanır. Teori veya hipotez ispatlanmaya çalışılır. Suç, yasak olmayan konularda gözlem ve deneyler yapılır.

6. Hareket: Uygulamalar, deneyler kontrol edilir.

7. Hareket: Hatalı uygulamalar, deneyler düzeltilir. İstişareler yapılır.

8. Hareket: Sonuçlar ortaya konulur.

 

 

ÖRNEKLER

 

FİZİK

1) Matematik bilimi ile ilgili ayetlerin çevirileri.

2) Matematik bilimi ile ilgili terimlerin tanımları.

3) Matematik biliminin gayesi/hedefleri.

4) Matematik ile ilgili bir teklif, bir teorinin ele alınması.

5) Teklifin uygulanması, teorinin deneylenmesi, gözlem yapılması.

6) Uygulama, deney, gözlem sonuçlarının kontrol edilmesi.

7) Kontrol sonucu hataları düzeltilmesi, istişare yapılması.

8) Sonucunun ortaya konulması. Hikmete ulaşılması.

 

MATEMATİK

1) Matematik bilimi ile ilgili ayetlerin çevirileri.

2) Matematik bilimi ile ilgili terimlerin tanımları.

3) Matematik biliminin gayesi/hedefleri.

4) Matematik ile ilgili bir teklif, bir teorinin ele alınması.

5) Teklifin uygulanması, teorinin deneylenmesi, gözlem yapılması.

6) Uygulama, deney, gözlem sonuçlarının kontrol edilmesi.

7) Kontrol sonucu hataları düzeltilmesi, istişare yapılması.

8) Sonucunun ortaya konulması. Hikmete ulaşılması.

 

TARİH

1) Tarih bilimi ile ilgili ayetlerin çevirileri.

2) Tarih bilimi ile ilgili terimlerin tanımları.

3) Tarih biliminin gayesi/hedefleri.

4) Tarih ile ilgili bir teklif, bir teorinin ele alınması.

5) Teklifin uygulanması, teorinin deneylenmesi, gözlem yapılması.

6) Uygulama, deney, gözlem sonuçlarının kontrol edilmesi.

7) Kontrol sonucu hataları düzeltilmesi, istişare yapılması.

8) Sonucunun ortaya konulması. Hikmete ulaşılması.

 

SOSYOLOJİ

1) Sosyoloji bilimi ile ilgili ayetlerin çevirileri.

2) Sosyoloji bilimi ile ilgili terimlerin tanımları.

3) Sosyoloji biliminin gayesi/hedefleri.

4) Sosyoloji ile ilgili bir teklif, bir teorinin ele alınması.

5) Teklifin uygulanması, teorinin deneylenmesi, gözlem yapılması.

6) Uygulama, deney, gözlem sonuçlarının kontrol edilmesi.

7) Kontrol sonucu hataları düzeltilmesi, istişare yapılması.

8) Sonucunun ortaya konulması. Hikmete ulaşılması.

 

PRATİK BİLİMLER

1) Pratik Bilimler bilimi ile ilgili ayetlerin çevirileri.

2) Pratik Bilimler bilimi ile ilgili terimlerin tanımları.

3) Pratik Bilimler biliminin gayesi/hedefleri.

4) Pratik Bilimler ile ilgili bir teklif, bir teorinin ele alınması.

5) Teklifin uygulanması, teorinin deneylenmesi, gözlem yapılması.

6) Uygulama, deney, gözlem sonuçlarının kontrol edilmesi.

7) Kontrol sonucu hataları düzeltilmesi, istişare yapılması.

8) Sonucunun ortaya konulması. Hikmete ulaşılması.

 

 

OKULLARDA

ÖĞRETİM PLÂNI TAVSİYESİ

 

İlkokul 1. Sınıf: Alak (İkra/Oku) Suresi 1, 2, 3, 4, 5. Ayetler.

İlkokul 2. Sınıf: Alak Suresi 6, 7, 8. Ayetler.

İlkokul 3. Sınıf: Fatiha Suresi.

İlkokul 4. Sınıf: İhlâs Suresi.

 

Ortaokul 1. Sınıf: Alak (İkra/Oku) Suresi.

Ortaokul 2. Sınıf: Kalem Suresi.

Ortaokul 3. Sınıf: Müzzemmil Suresi.

Ortaokul 4. Sınıf: Müddessir Suresi.

 

Lise 1. Sınıf: İniş Sırasına Göre 1-29. Sureler.

Lise 2. Sınıf: İniş Sırasına Göre 30-49. Sureler.

Lise 3. Sınıf: İniş Sırasına Göre 50-69 Sureler.

Lise 4. Sınıf: İniş Sırasına Göre 70-86. Sureler

 

Üniversite Hazırlık ve 1. Sınıf: Bakara Suresi.

Üniversite 2. Sınıf: İniş Sırasına Göre 89-99. Sureler.

Üniversite 3. Sınıf: İniş Sırasına Göre 100-112. Sureler.

Üniversite 4. Sınıf: İniş Sırasına Göre 113-114. Sureler.

 

 

HEPİMİZİN/BÜTÜN İNSANLARIN

KUR’AN’A NEDEN İHTİYACI VAR?!..

Problemlere çözüm önerisi

İkinci Dünya Savaşında yaklaşık 50 milyon kişi birbirini boğaz-lamıştır. Unutmak mümkün değil. Süregelen ‘savaşlar ve problemler’ dikkatimi çekiyor, çözüm arıyordum. Araştırmalarım sonunda; Hz. Ömer’in vefatından bugüne kadar, Kur’an-ı Kerim’in birçok yerinin yanlış anlaşıldığını, yanlış anlatıldığını ve yanlış tatbik edildiğini keşfettim. Gerçekte Allah; ‘İnsana ne anlatıyordu’ bunu öğrenmek için, içimde büyük bir istek duydum. Bu araştırmalarım tam 30 yıl sürdü (1979-2009). Nihayet yayına hazırladığım bu eserin; okunması, anlatılması ve tatbik edilmesi sonucunda, dünyadaki tüm problemlerin minumum masrafla çözülebileceğini herkesle paylaşmak istedim. Dünya dillerine çevirisinin yapılması ve 2010 yılı itibariyle nüfus olarak yaklaşık 7 Milyarı bulan dünya insanına bir ve-sile ile ulaşması/ulaştırılması arzusu içerisindeyim. Çalışanlarına, yakınlarına, dostlarına ve sevdiklerine armağan ederek; hayırsever iş adamları ve iş kadınlarımız bu projeye destek verebilirler.

İlk meal ve tefsir, Hz. Peygamber tarafından yapıldı

Kur’an-ı Kerim’in bugün elimizde bulunan manâlandırma çalışması 14 asırlık bir süreç takip etmiştir. Hicri birinci asırdan bugüne kadar her asırda tefsirler yapılmıştır. Hicri birinci asır müfessirleri, Peygamberimizin ayetleri tatbikatları (Sünnet’i) istikâmetinde kelimelere manâ vermişlerdir. Bugünkü Kur’an mealleri de Peygamberi-mizin Kur’an’ı uygulama biçimi olan Sünnet’ine dayanmıştır. Bu durumda şöyle denebilir: “İlk Meal ve Tefsir Hz. Peygamber tarafından yapılmıştır.” Peygamberimize dayanmayan meal ve tefsirlere itibar edilmez. Örnek: “Ya eyyühel müddessir, kum fe enzir” (Müddessir: 1-2) bu cümlenin manâsı ve uygulaması Peygamberimizin yaşadığı dönemde oluşmuştur. Sıra ile nesilden nesile geçerek bugüne gelmiştir.

 

Kur’an arapça metindir

Zihnin en büyük zorluğu çelişkiler içinde bocalamasıdır. Çelişkiler içinde bocalayan zihin çelişkili kararlar verecek, çelişkili davranışlar ortaya çıkaracaktır. Bu nedenle zihne, asıl yol göstermesi gereken bir kitap olması gerekir. Bu yol gösterici, rehber; ancak ve ancak içerisinde çelişki bulunmayan bir kitap olabilir. İçerisinde çelişki bulunmayan kitap hangisidir? Araştırmacılar yeryüzünde mevcut bütün kitapları inceleyerek, içinde çelişki bulunmayan bir kitap bulmaya çalışsınlar. Yaptığımız araştırmaların sonucunda içinde çelişki bulunmayan bir tek kitap bulabildik. Bu kitap ise: “Orijinal Arapça Kur’an” ismindeki kitaptır. Kur’an çevirileri/mealleri akla ve bilimsel kanunlara aykırı değilse ve içinde çelişki yoksa istifâde edilecek kitaplardır. Bize göre; Meallerde de çelişki olmamalıdır. Çelişkili bir Meal, insanların zihnini olumsuz yönde etkiler.

 

Meal-Çeviri arasında fark ya da hangi meal doğru

Tefsir ilmi gibi Meal de başlı başına bir ilimdir, uzmanlık ister. Ve benim için Mealcilik ‘otuz yıllık’ meslek haline gelmiştir. İnsanlar soruyor; onlarca meal var, hepsi birbirinden neden farklı ve hangisi doğru? Bu durum; meal sahiplerinin Türk diline hakimiyeti, kelime zenginliği veya fakirliği ile ilgili bir şeydir diye düşünüyorum. Burada aslolan; insanların konuşma, yazma, anlama diline hitabedebilmek ve çevirinin/mealin dilini, halkın genel kültürü ve anlayışı ile uyumlu hale getirebilmektir. Onun için ‘bu meal’ doğru ‘diğer mealler’ yanlıştır görüşüne  katılmıyorum.  Kişi  hangi  Meal  kendisine  hitabediyorsa -çelişkisiz olmak koşuluyla- onu okumalıdır. Önemli olan kişinin Meallerde kullanılan dili anlıyor olmasıdır. Mealleri karşılaştırarak okusun. Zaten çelişkiler bu şekilde kendiliğinden ortaya çıkar. Kişinin kendisi de bu çelişkiyi açıkça görür. Arapça bilmese de kalbi o çelişkiyi onaylamaz. “Kur’an tercüme edilemez” diyenler; insanlar bir kişinin tercümesine kapılmasınlar diye bunu söylemiş olabilirler. Ama oku-yucu bilirse ki: Çeviri demek yüzde yüz doğru demek değildir, sorun olmaz. “Mealler eksiktir/yanlıştır” iddiasının sakıncaları Çevirilere ‘Meal’ deme anlayışını getirmiştir. İnsan, Allah’ın hitabından dünyadaki imkanlar ölçüsünde ve kendi gücünü kullanarak azami derecede istifade etmeye ve anlamaya çalışır. Kur’an-ı Kerim’in geldiği zamanda da insanlar bu çerçevede anlayabiliyordu. Bazı alimler Çeviri kelimesiyle Allah’ın hitabının yüzde yüz anlaşılmasını düşünmüşler, ancak; insan imkanları buna elverişli olmadığı için, Çeviri yerine Meal demişlerdir. Bana göre Çeviri de insanın imkanı kadar anlayabildiği şeylerdir. Çeviriyi böyle tanımlarsak; Çeviri veya Meal denmesinde herhangi bir sakınca yoktur. Onların Meal diye kastettiği şeye ben de Çeviri diyorum. Dolayısıyla elinizdeki bu Çeviri aynı zamanda bir Meal’dir. Allah’ın hitabı olan Kur’an-ı Kerim’den dünyadaki imkanlar ve gücümüzün yettiği kadar anladığımız şeylerdir.

 

Kur’an ve çevirilerini her insan anlar

Herkes Kur’an’ı, Hz. Peygamberin anladığı gibi anlamaya çalışmak için gücü nispetinde gayret gösterirse iyi olur. Hz. Muhammed Kur’an’ı anlamaya ne zaman başladı, bu sırada nasıl bir durumda bulunuyordu. Çevre şartları neydi? Kur’an’ı birden bire mi anladı, uzun bir süreç içerisinde mi anladı? Dilleri Arapça olan bazı kişiler, niçin Hz. Muhammed’e karşı çıktılar. Kur’an’ı anladıkları için mi karşı çıktılar, anlamadıkları için mi? Kur’an’ı herkes anlar. Ancak herkes iman etmez. Her iman eden de gereklerini titizlikle yerine getirmez. Titizlikle yerine getiren olur, getirmeyen olur. Kur’an; “Ağrı dağının zirvesine çık” diye yazmış olsa, bu sözü Arap rahatlıkla anlar, Arap olmayan da çevirisini rahatlıkla anlar. Lakin Ağrı dağına çıkılabileceğine kim iman eder, kim iman etmez. Bu belli olmaz. Kim çıkmaya çalışır, kim çalışmaz bu belli olmaz. Kur’an’ı zeka düzeyi en alt seviyede olan bir insan dahi anlar. Çeviriden/Mealden de olsa anlar. Çevirilere Kur’an denilemez. Lâkin Çevirilerden de Kur’an anlaşılabilir.

 

Kur’an’ı kimler anlamaz

İnanç demek; insanların kesin olarak var ve gerçek kabul ettiği hakikatlerdir. İnancın zıddı ise gerçekte var olmayan batıl şeylerdir. Bir insan bir şeye bu kadar bağlanırsa, gerçek sanırsa elbetteki bu bağlanış her türlü düşünce ve davranışına etki edecektir. Zira bu kişi, Kur’an okurken dahi, batıl inancı istikametinde yorumlar üretecektir. Kur’an batıl inançların karşısında olan bir kitaptır. Tüm batıl inançların atılması için zihnin tamamen boşaltılmasını (bkz. Müzzemmil Suresi: 1-9), zihinde inanç adına hiçbir şeyin kalmamasını Kur’an istiyor. Dolayısıyla kişi kendini böylece Kur’an’a açmış oluyor. Kendini Kur’an’a açan kişiye aynı ölçüde KUR’AN açılıyor. Eğer buna rağmen hala anlamıyorum/anlayamıyorum diyorsa, batıl inançtan bir kalıntı olup olmadığına dair kendini sorgulamasında fayda var.

 

Meallerde dikkat edilmesi gerekenler

[1] Bilim; varlıkları ve olayları inceler. Bilimin ispatlanmış hükümlerine (yani varlıkların ve olayların bilinen özelliklerine) çevi-ride/mealde bir zıtlık görürseniz; elinizdeki Çevirinin/Mealin ilgili satırlarını çizerek, Çeviriyi/Meali kabul etmeyiniz. Gönderilmiş Kitap Kur’an ile Yaratılmış Kitap Kainat (Bilim) asla çelişmez.

[2] Aklınıza, Mantığınıza, Vicdanınıza ters gelen çeviriyi reddetmeniz en doğal hakkınızdır. Hür iradenizi, hiçbir sınır tanımaksızın, özgürce kullanınız. Hür iradenize ters gelen bir ifadeyi reddetmeniz sizi dinden imandan çıkarmaz. Akıl, Allah’ın ayetidir. Kur’an da Allah’ın ayetidir. Akıl ile Ayet çelişmez.

[3] Mesleğinde uzmanlaşmış kişilere (Bilim Adamlarına) sorunuz. Çeşitli (iyi veya kötü) olayları yaşamış kişilerin tecrübelerini dinleyiniz. Çevirinin bütünlüğü içerisinde birbirini tutmayan, çelişkili anlatımlar tespit ederseniz, çelişkileri çiziniz ve kabul etmeyiniz. Kur’an’da çelişki olmaz. (Bkz. Zümer: 27-28). Dolayısıyla Meallerde de çelişki olmamalıdır.

[4] Bu Çeviri; büyük oranda (%60-70) her satırın üzerine orijinal metinden ilgili kısmı yazılabilecek şekilde düzenlenmiştir. Arapça bilenler, Çevirinin bu özelliğini hemen görebilirler. Bundan dolayı, yer yer devrik cümleler oluşmuştur. Devrik cümlelerin kullanılması hızlıca okumaya engel olmaktadır. Bu durum Çevirinin (okuyanın lehine) ağır ağır, yavaş yavaş, düşüne düşüne, anlaya anlaya okunmasını bir zorunluluk haline getirmektedir. Ayrıca, Allah kendisine atfen söylediği: “Ben, Biz, O” gibi hitabı; gerek kulların gerekse Peygamberlerin hitabet olarak: “Sen, Sana, Sen’den” kelimelerinin baş harflerini büyük yaparak özelleştirmiş olduk. Başka bir özellik de: Arapça orijinali aynı olan kelimelere, Türkçe karşılık olarak birden fazla anlam vermeyi tercih ettik. İstedik ki; okuyucu Türkçe anlam zenginliğini de yaşasın ve Meal, her kültürden insanımızı bu farklı kelimelerden biriyle kuşatsın.

 

Parantezler hakkında kısa bilgilendirme

Parantezleri (parantez içi açıklamaları), cümle içerisinde anlam karmaşasına sebebiyet vermemek için koyma zorunluluğu hissedildi. Daha önce; bir Meal okuyucusu olarak, benim de görüşüm parantezsiz bir Meal yönünde olmasına rağmen, Meal hazırlık aşamasında bu görüşümden vazgeçtim. Neden diye sorabilirsiniz. Çünkü Meal yapmaya başladığım sıralarda, yani cümle kurarken yaşadığım zorlukları görünce: “Parantez içi ilâveler, birçok yazarın ve okuyucunun inandığının tersine, mütercimin veya müfessirin ilâhi kelâma bir müdahalesi değil, tam tersine Kur’an Dilinin temel özelliklerinden biri olan eksik ve yanlış anlaşılabilecek ifadenin ara bağlantılarının gereği” anlamında Merhum Muhammed ESED’in dillendirdiği bu cümlesi beni ikna etti. Ancak biz bu çalışmamızda güzel ve farklı bir yöntem geliştirdik. Okumaya başladığınızda dikkatinizi mutlaka çekecektir. Bazı cümle içinde parantez içleri düz karakterlidir. Aşağıdaki; “Meal’de uygulanan teknik hakkında” başlıklı açıklamada görüleceği üzere, parantez içi verdiğimiz kelimeler; ya bir önceki satırda geçmiştir veya bir önceki ayette veya aynı Sure içinde veyahutta Kur’an bütünlüğünde konuyla ilintili/bağıntılıdır.

 

Surelerin diziliş sıralaması

Hz. Osman’ın düzenlediği Nüzul/İniş Sıralaması esas alınmıştır. Bu sıralama bireyin/ferdin düşünce ve duygularının eğitiminde, güzelleştirilmesinde etkili olmuş bir sıralamadır. Çeviri okumaya yeni başlamış bir kişi, Bakara Suresi’nin bazı ayetleri karşısında anlama güçlüğüne düşebilir. Kur’an-ı Kerim’i ilk etapta Mekki ve Medeni olarak İKİ BÖLÜM’de yayınlamayı uygun gördük. Zira, Bakara Suresi’nin bir alt yapısı vardır. Alt yapısı; Surelerin alt katı (yani o konuların Mekki Surelerde anlatılan yaşanmış olayları) Bakara Suresi’nden evvel gelen 86 civarındaki suredir. Bu sureler ve bu surelerdeki doğal gelişim anlaşılmadan insan Bakara Suresi’ni nasıl anlasın?! Şimdi iki cildi birleştirdik. Ancak şu an elinizde olduğu gibi yine İKİ BÖLÜM olarak ama TEK KİTAP halinde yayınladık.

 

Hem yetenek kazanır hem de Kur’an’ı yaşarsınız

“Surelerin İniş Sırasına Göre” yapılan Çeviriyi defalarca okuduğu-nuzda zamanla şu yetenekleri kazanırsınız:

a)  Okuma – Anlama = Sure bütünlüğü, Anlayış bütünlüğü.

b)  Anlama – Tefekkür = İdrak bütünlüğü.

c)  Tefekkür – Hissetme = Kalp bütünlüğü.

d)  Duyuş ve gereklerini yerine getirme = Eylem bütünlüğü.

e)  Hakkı ve sabrı tavsiye = İman bütünlüğü.

 

 

Arapça bilmeseniz dahi Surelerin İniş Sırasına Göre peşine takılınız. Yani Sureleri rehber/önder kabul ediniz. Bir Sureyi şöyle yaşamaya çalışınız:

1- Suredeki emirleri kesinlikle yapınız.

2- Suredeki nehiyleri yapmayınız, yani yasaklardan kesinlikle kaçınınız.

3- Suredeki tavsiyelere gücünüz yettiğince uymaya çalışınız.

4- Suredeki bilgileri öğrenip anlatınız/başkalarıyla paylaşınız.

Bu dört işlemi samimiyetle yaparsanız Kur’an’ı ve İslam’ı yaşamış olursunuz. Alak Suresi’nden başladınız. Sonra Kalem Suresi, daha sonra sıra ile inen Sureler. Bu şekilde Mekki Sureleri okumak, bizi Medeni Sureleri anlamaya hazırlar. Yolculuğunuz hayırlı olsun. Bakalım ‘SURELER’ sizi nereye götürecek?

Mealde uygulanan teknik hakkında birkaç önemli not

1) (düz) olan kelimeler, geçtiği Sure ve Ayet bütünlüğünden alın-tılanmıştır.

2) (italik) eğik olan kelimeler Kur’an bütünlüğünden yararlanılarak, ayetlerin doğru anlaşılmasına, algılanmasına yardımcı olması için verilmiştir. Burada daha çok İlkokul ve Ortaokul’da okuyan yavrularımız gözetildiği gibi; Kur’an ve İslam kültürü ile henüz tanışmamış veya çok az bilgiye sahip olan insanımızın da durumu göz önünde bulundurulmuştur. Kolay anlaşılır olması açısından cümleler bu şekilde düzenlenmiştir.

3) [/] kesme işâreti ile bir kavram/kelime birden fazla anlamlan-dırılmış, örneğin; (alnından/perçeminden), (fitne/açığa çıkarılma) veya cümle içinde birden fazla iki değişik ifade için de kullanılmıştır. Mesela; ayetin siyakı/gelişi geceden bahsederken, yani geceyi gündüze çevirdiğini ifade ederken; (onu aydınlattığı/açığa çıkarttığı) veya bir nefse düzen verdiğini, şekil verdiğini belirttiğinde, iki anlamı yan yana verirken de [/] kesme işâreti kullanılmıştır; (onu düzen-leyene/ona şekil verene) gibi.

4) Konudan konuya geçişlerde; konular daha rahat takip edilebilsin için; Arapça Mushaftakiع = Ayn” durakları gözönünde bulundurularak BÖLÜMLERE ayrıldı. Ayet numaraları bold/siyah ve ilk bir iki kelime de BÜYÜK harflerle verildi. Her BÖLÜM’ün kendi içinde geçen farklı anlatımların/konuların ilk harfi, büyük punto ile gösterildi ve bir iki kelimesi de BÜYÜK harflerle verildi ki; bu şekilde her konu, rahatlıkla gerek evde ailelerce, gerek okullarda ayrı ayrı ders olarak yapılıp işlenebilsin.

ELİNİZDEKİ eseri; bütünlüğünü kavramak için baştan sona bir kez hızlıca okuyup bitirmenizi öneririz. Sonraki okuyuşlarınızda bir veya birden fazla meal ile arzu ettiğiniz ayetleri karşılaştırarak okursanız, daha verimli olur kanaatindeyiz. Arapça bilenler veya Kur’an’ı Arapçasından okuyabilenler, Ayet Meallerini metinle karşılaştırabilirler. Herkes gönül rahatlığıyla eline alıp okuyabilsin diye Arapça metni bi-linçli olarak Kitaba koymadık. Doğrusu dizgi tekniği açısından da mümkünü yoktu. (İleride inşaallah Arapça-Türkçe Büyük Boy Cümle Meali hazırlanacaktır, çalışmalarımız devam ediyor). Dolayısıyla ölüm size gelip çatıncaya kadar, bu veya başka bir meali; yarın sınav olacağınız bir ders kitabı gibi okumanızı tavsiye ederiz. Eğer tamamen okuyup bitirdikten sonra memnun kalır; düşünce ve duygularınızda bazı gelişmeler olduğunu hissederseniz, bu eserden eş ve dostlarınızın da yararlanmasını isteyip onları da haberdar ederseniz, aynı zamanda; “Salih amel/faydalı bir iş” yapmış olur ve böylece; ülkemiz ve dünya insanlığına ulaştırmak için, her eve bu eserin girmesi düşüncemize/projemize katkıda bulunarak bize daha hızlı yol almanın mutluluğunu yaşatmış olursunuz… Bu eserin Türkçe anlaşılırlık açısından her baskıda daha da güzelleşmesi ve zenginleşmesi için çalışmalarımız sürüyor. Sizler de katkıda bulunabilirsiniz.

VE BU KİTABIN düşünce ve duygularınıza; anlayış ve algılamanıza hitabettiğine inanırsanız; ayrıca bu Çeviri’de/Meal’de geçen ve kesme işaretiyle de yanyana verdiğimiz kelimelerden birinin konuşma ve yazma dilinizle de örtüştüğünü görürseniz, işte o zaman:

“Artık sizler de Kur’an’ı anlıyorsunuz” demektir…

Sevgiyle kalın…

 

 

Sadık TÜRKMEN

İstanbul, 2010

 

__________________________________
KAYNAKÇA
01. Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları (Meal)
02. Diyanet Vakfı Yayınları (Meal)
03. Abdulaziz BAYINDIR (Yıllardır Süleymaniye Vakfı ve Ensar Vakfı’nda
Hocamızın vermiş olduğu Tefsir Dersleri takip edilmiş ve Ayetler mânâlandırılırken
bu anlamda kendisinden istifâde edilmiştir.)
04. Süleyman ATEŞ (Meal)
05.  Hace Ahmed DİDİN (Meal)
06. M. Hamdi YAZIR (Meal)
07. Ömer Nasuhi BİLMEN (Meal)
08. İsmail Hakkı BALTACIOĞLU (Meal)
09. Hüseyin ATAY (Meal)
10. Muhammed ESED (Meal)
11. Muhammed HAMİDULLAH (Meal)
12. Salih AKDEMİR (Meal)
13. Ahmed AĞIRAKÇA-Beşir ERYARSOY (Meal)
14. Bekir KARLIĞA (Meal)
15. Şeref Aziz TAHA (Meal)
16. Mustafa HİZMETLİ (Meal)
17. Bekir SADAK (Meal)
18. Ahmet DAVUDOĞLU (Meal)
19. A. Fikri YAVUZ (Meal)
20. Ömer Rıza DOĞRUL (Meal)
21. Ali ARSLAN (Meal)
22. Hasan Basri ÇANTAY (Meal)
23. Osman NEBİOĞLU (Meal)
24. Mustafa SAĞ (Meal)
25. Ali BULAÇ (Meal)
26. Yaşar Nuri ÖZTÜRK (Meal)
27. Ömer DUMLU (Meal)
28. Ali ÖZEK (Meal)
29. Talat KOÇYİĞİT (Meal)
30. Ziya KAZICI-Necip TAYLAN (Meal)
31. Suat YILDIRIM (Meal)
32. Abdullah AYDIN (Meal)
33. Muhammed Nur DOĞAN (Meal)
34. Ahmet TEKİN (Meal)
35. Ali ÜNAL (Meal)
36. Mustafa İslamoğlu (Meal)
37. Hamdi DÖNDÜREN (Meal)
38. Halil UYSAL (Meal)
39. Hasan Tahsin FEYİZLİ (Meal)
40. Bayraktar Bayraklı (Meal)
41. Seyyid KUTUB, Fi-Zilal’il Kur’an. (Tefsir)
42. Fahrettin er-Razi, Tefsir-i Kebir, Akçağ Yayınları (Tefsir),
43. MEVDUDİ, Tefhim’ül-Kur’an. (Tefsir)
44. Mukatil bin SULEYMAN, (v.150 h.) Tefsir-i Kebir, Işâret Yy. (Tefsir)
45. Muhammed Ali Es-SABUNİ, (Safvetu’t-Tefasir) Tefsirlerin Özü, İz Yy., 2003, (Tefsir)
46. İbn KESİR Tefsiri, Çağrı Yayınları (Tefsir)
47. Taberi Tefsiri, İmam Taberi, Ümit Yayıncılık, (Tefsir)
48. İlkMesajlar,M.Ali BALTAŞI, (Meal-Tefsir), Birleşik Yayıncılık, İst., 1993.
49. Kur’an’da Allah ve İnsan; Prof.Dr. Toshihiko IZUTSU, Çeviren: Prof.Dr. Süleyman ATEŞ, Kevser Yayınları, 1964.
50. Riyazü’s-Salihin Tercemesi, en-Nevevi, Arslan Yy, 1-3. Cilt, İst., 1989.
51. Kur’an Mealleri Sempozyumu, 24-26 Nisan 2003, Diy.İşl.Başk. Yayınları, I-II. Cilt, 2007.
52. Kur’an’a Göre Araştırmalar, I-III. IV-V., Prof.Dr. Hüseyin ATAY, 1997.
53. Kur’an-ı Kerim Tarihi ve Türkçe Tefsirler Bibliyografyası, Prof.Dr.Muhammed HAMİDULLAH, Yağmur Yayınları, İstanbul, 1965.
54. İslam Peygamberi, Prof.Dr.Muhammed HAMİDULLAH, I-II. Cilt, İrfan Yy., 1990.
55. Nüzulünden Günümüze Kur’an-ı Kerim Bilgileri, Dr. Osman KESKİOĞLU, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, 1987.
56. Hz. Muhammed ve Hayatı, Ali Himmet BERKİ – Osman KESKİOĞLU, 2. Baskı, 1986.
57. Fıkhu’s-Siyre, Peygamberimizin Uygulamasıyla İslam, Dr. M. Said Ramazan el-BUTİ, Gonya Yayınları, 1987.
58. Kur’an Işığında Doğru Bildiğimiz Yanlışlar, Prof.Dr. Abdulaziz BAYINDIR, İst., 2007.
59. Abdul Fettah El-Kadi, Esbab-ı Nüzul, Fecr Yay. 1986. (İniş Sebepleri).
60. Kitap Sünnet’in Işığında Dört Rukün (Namaz, Zekat, Oruç, Hac) Geçmiş Dinlerle Mukayeseli, en-NEDVİ, İslami Neşriyat, 1969.
61. Müslümanlıkta İbadet Tarihi, Tahir OLGUN, Işık Basımevi, İst., 1946.
62. Asr-ı Saadet, Peygamberimizin Tebligat ve Talimatı, Seyyid Süleyman NEDVİ, Sebilürreşad Neşriyat Bürosu, İstanbul, 1967.
63. Tefsirde İsrailiyyat, Dr. Abdullah AYDEMİR, Diy.İşl.Başk.Yy, Ank.1974.
64. Hadisler, Tefsir Bölümleri: Buhari, Müslim, Ebu Davud, İbn-i Mace, Tirmizi, Nesei.
65. İslam Felsefesinin Kaynakları, Y.Kumayr’den Fahrettin OLGUNER, Dergah Yayınları, İstanbul, 1976.
66. Kur’an’ı Nasıl Okuyalım, Mevdudi, Bir Yayıncılık, İstanbul, 1983.
67. İslam Dünyasında İnanç Sorunları, Hasan el-Hudaybi, İnkilab Yy., İstanbul, 1986.
68. Kur’an’da Edebi Tasvir, Prof. Seyyid KUTUB, Hilal Yy, Ankara, 1969.
69. Kur’an Araştırmaları,Mekki veMedeni Ayetler,Muhammed Kutub, Fikir yy., İst., 1981.
70. Kitab-ı Mukaddes, KUR’AN ve Bilim, Maurice BUCAILLE, Çeviri: Doç. Dr. Suat YILDIRIM, 4. Baskı, İzmir, 1984.
71. İslam’da Fert ve Cemiyet, Muhammet KUTUB, Hikmet Yayınları.
72. Rasûlullah’ın İslam’a Davet Metodu, Hibaş Yayınları, Konya, 1983.
73. Kur’an’a Göre Hz. Muhammed’in Hayatı (Mekke-Medine Dönemi), İzzet Derveze, 1989.
74. Kur’an İlimleri, Dr. Subhi es-Salih, Hibaş Yayınları, Konya, 1983.
75. Tarih Boyunca Tevhid Mücadelesi ve Hz. Peygamber, Mevdudi, Cilt I-II, Pınar Yayınları, İstanbul, 1985.
76. Allah Rasûlü Hz. Muhammed, Said HAVVA, Hilal Yy, 2. Baskı, İst. 1981.
77. Son Peygamber Hz. Muhammed, Mevlana Şibli NUMANİ, Cilt 1-2, İz Yy., İstanbul 2002.
78. Mevcut Kaynaklara Göre Hristiyanlık, Doç.Dr. Suat YILDIRIM, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara, 1998.
79. TÜBİTAK ve diğer yayınevlerimizin yayın hayatına kazandırdığı ve ayetleri anlamada yararlandığımız çok sayıda Bilimsel dergi ve kitap.
80. BEYNİMİZ, Gözardı Edilen Tıbbi Gerçekler; Dr. Güçlü ILDIZ, Doğan Kitap, İstanbul 2009.
81. TÜBA: TÜRKİYE BİLİMLER AKADEMİSİ Yayınları.
82. The Holy Qur’an, Abdullah Yusuf Ali (Doğum 1872-Ölüm 1953), U.S.A., 1946; 1989 ve 1996 U.S.A baskıları.
83. Mukatil b. Süleyman, Kur’an Terimleri Sözlüğü, (v. 150 h.), Işâret Yayınları, (Sözlük)
84. Beşyüz Ayet Tefsiri, Mukatil b. Süleyman (v. 150 h.), Işâret Yayınları.
85. Ahkam Ayetleri Tefsiri,Mukabil b. Süleyman (v. 150 h.), Işâret Yayınları.
86. El-Akl ve Fehmü’l-Kur’an, Aklın Mahiyeti ve Kur’an’ın Anlaşılması, Haris el-Muhasibi, Işâret Yayınları.
87. Müfredat, Ragıp el-İsfahani, Kur’an Istılahları Sözlüğü, Pınar Yy., (Sözlük)
88. Kur’an-ı Kerim Lugatı, TİMAŞ Yayınları 1994. (Lügat)
89. Dini Kavramlar Sözlüğü, Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı Yy., (Sözlük)
90. Kur’an Fihristi, Recep AYKAN, Pınar Yayınları, 2. Basım, 2000 (Fihrist)
91. http://tr.wikipedia.org (İnternet Ansiklopedisi)
92. Türkçe Yazım ve Anlatım Kılavuzu, Dr. Hamza ZÜLFİKAR, 3. Baskı, Ankara 1983.
93. Türkçe Sözlük, Türk Dil Kurumu 10. Baskı, Ankara 2005. (Sözlük)
94. Yazım Kılavuzu, Türk Dil Kurumu 24. Baskı, Ankara 2005. (Sözlük)

“Tüm Dünya Devletleri bu Meal’i; “Ders Kitabı” olarak okutmalı.” için 4 cevap

  1. Halis Koru dedi ki:

    Sadik Türkmen Kardes .. Yüce ALLAH emeginize zayi vermesin. ve ilminizi artirsin Bu Ceviri ciktiginda Ins. Alip yararlanacagim. Basarilar dierim.

    • Allah razı olsun Halis kardeşim bu güzel niyetiniz ve duanız için. Allahım sizlerin de ilmini ve imanını arttırsın; çalışmalarınızın karşılığını hem bu dünyada, hem ahirette kat kat alasınız.

      Mealimizin ilk baskısı 2006 yılında yapıldı. Daha sonraki baskılar 2009, 2010 yıllarında yapıldı.

      Sitemizden PDF olarak ÜCRETSİZ gerek Bilgisayarınıza ve gerekse Cep Telefonunuza indirebilirsiniz…

      Gösterdiğiniz ilgiye teşekkür ederim.

  2. Mehmet Öner dedi ki:

    Slm Sadık bey,
    şimdiye kadar 8-9 meal okudum, ancak buda okunacak bir meal galiba. Almayada ikamet ediyorum.
    Söylediğiniz adresten ulaşabilirim inşallah.
    Yalnız, bir kaç ayetin mealini gördükten sonra almaya karar vermek istiyorum.
    Bu mümkünmü efendim.
    Saygılarımla
    Mehmet Öner 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir