Şefaat

15 Haziran 2011, Kur'anî Bazı Terimler, Yorum Yok »

ŞEFAAT[*]

 

Şefaat: Kelime anlamı itibariyle “aracı olmak”tır. Ancak bugün ve geçmişte insanlar, kendilerinin günahkar olduklarını kabul ederek, Allah’tan direk af ve mağfiret dileyemeyeceklerini, onun için onlara göre temiz, salih ve iyi kullardan gördükleri; melekleri veya salih/iyi kulları aracı edinmişlerdir. Oysa sizler de Kur’an genelinde gördüğünüz gibi, böyle bir şefaat anlayışını Allah Teala reddetmektedir: “Allah’a vesile edindikleri, aracı kabul ettikleri varlıklar/kullar dahi O’na yakınlaşmak için vesile/yol ararlar” buyurmaktadır. (Bkz. 51/İsra: 57) Başka bir ayette, müşriklerin anlayışı gibi bir anlayış olan o anlamdaki şefaati: “De ki: Bütün şefaat Allah’ındır!” diyerek te topyekün reddetmektedir.

 

Ayrıca araştırmanızda fayda var: Riyazü’s-Salihin Tercemesi, Cilt: 1, Arslan Yayınları, sh: 225’de İmam NEVEVİ: ŞEFAAT başlığında konuyu işlemiş ve orada “DÜNYADAKİ ŞEFAATİ” ayet ve hadislerle ne güzel dile getirmiş, delillendirmiştir.

 

Şefaat: Dünyada iyi ve güzel bir işe aracı olmaktır. Bu anlayışı müşrik olanlar, ahiret için de almışlardır ve güya Allah’ın yanında edindikleri, tanıdıkları ortaklara da şefaat hakkı tanımışlardır. Yani geçmiş ve bugünün müşrikleri, o edindikleri şefaatçileri; ‘melekleri, peygamberleri, kutsal saydıkları kişileri, evliya olarak tanımladıkları bazı şahsiyetleri’ aracılar olarak benimsemişler.

 

İmam Nevevî şu ayeti almıştır:

“Kim iyi yolda şefaat ederse ondan kendisinin de payı olur.” (Nisa: 85)

 

Ve iki adet bu ayeti izah eden Hadis almış:

Ebu Musa el-Eşari (ra) der ki: Peygamberimize bir ihtiyaç sahibi başvurunca yanında oturanlara dönerek “aracı olun/şefaat edin, sevap kazanın; Allah, Peygamberinin dili ile istediğini -başka bir rivayete göre, dilediğini- yerine getirir” buyurdu. (Buhari-Müslim)

Berire ve kocası konusunda İbni Abbas der ki: Peygamberimiz (sav) Berire’ye: “Kocana dönsen olmaz mı?” diye buyurdu. Kadın “Ya Rasulallah, bunu bana emir mi ediyorsunuz” diye sordu. Peygamberimiz: “Hayır, sadece aracılık/şefaat ediyorum” buyurdu. Bunun üzerine kadın “Benim ona bir ihtiyacım yok” diye cevap verdi.

 

Onun için bugün/şimdi dünyada:

“Şefaat ya Rasulallah!” diye talepte bulunmak, Peygamberimizi Allah’a hükümde ortak koşmaktır. Şefaat/yardım, günahların bağışlanması direk ve yalnız Allah’tan istenir. Peygamber bile bu konuda yetki sahibi değildir.

 

____________________________________
[*] Bu konu; “İniş Sırasına Göre Kur’an, Akıl ve Bilim Işığında Türkçe Çeviri” adlı eserin Mavi Kapaklı kitabın 2006 yılındaki baskısının; “Çeviride Geçen Bazı Terimlerin Anlamları” bölümden alıntılanmıştır. Sh. 461-474. Kırmızı Kapaklı kitaplarda bu bölüm çıkartılmıştır. Ancak yeni baskılarda yine Meal’den sonra Son Kısma konulması plânlanmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir