Prof.Dr. Abdulaziz Bayındır; Meallerin para ile satılmasına cevap veriyor!..

07 Mart 2012, Haber ve Duyurular, Videolar (Kur'an ile ilgili), Yorum Yok »

 

Kur’an ve Kur’an Ayetleri’nin: AZ BİR DEĞERE DEĞİŞİLMESİ veya SATILMASI olarak verilen mealleri bazı insanlar yanlış anlıyor ve bize de bu anlamda çok hakaretengiz (bir Meal sahibi olarak) sözler sarfediyorlardı.

Oysa BİZİM ORTAYA KOYDUĞUMUZ diğer ürünler gibi BİR ÜRÜNDÜ!.. O kadar!.. Yani: Dizgi işçiliği olan, hammeddesi bilmem ne iken Kağıt haline getirilen ve üzerine mürekkep ile baskı yapılan, sonra derlenip toplanıp Cilt haline getirilen, Kapak baskısı olan, ortasına nerede kalındığı rahat hatırlanılsın diye BİR ŞERİT konulan, Resmi makamlardan TELİF HAKLARI SATIN ALINAN ve BİR BEDEL ÖDENEN, Barkod Etiketi üzerine yapıştırılan ve bunların da bir bedeli olan: ORTAYA ÇIKARTILMIŞ BİR ÜRÜNDÜ!..

Kimse içindeki AYETLERİN ANLAMINI 1 MİLYAR DOLAR KARŞILIĞINDA ZIT MANÂLAR VERMİŞ DEĞİLDİ?!.. En azından BEN SADIK TÜRKMEN OLARAK ÖYLE BİRİSİ DEĞİLİM… Varsa verdiğimiz ZIT BİR MANÂ BUYURSUN GELSİNLER, İSPAT ETSİNLER; HATAMIZI HEMEN KABUL EDİP DÖNELİM ve MANÂYI DÜZELTELİM… Allah Namaz kılın dediği halde, biz: Namaz kılma mı demişiz?! Zekat verin, dediği halde Zekat verme mi demişiz: BUNUN GİBİ YANİ AÇIK VE NET BİR ZITLIK VARSA BUYURSUNLAR GELSİNLER…

Bu konuda Abdulaziz BAYINDIR Hocamızın da görüşünü almak üzere (ki olabilir biz yanlış anlamışız diye ayrıca) Derste iken bir soru yönelttim.

Tarih: 06 Mart 2012 tarihinde yapılan Kur’an Sohbetleri’nde sorduğum bir soruyu Prof.Dr. Abdulaziz Bayındır Hocamız cevaplıyor.

|

KONUYLA İLGİLİ AYETLERİ BİRLİKTE OKUYALIM

«95. ÖYLEYSE,
Allah ile yaptığınız sözleşmeyi/O’na verdiğiniz sözü,
geçici bir şey olan (dünyalık) karşılığında değişmeyin!..»

|

Allah’ın adıyla

|

«90. GERÇEK ŞU Kİ Allah;
adaleti,
ihsanı/iyiliği
ve
akrabaya vermeyi emrediyor!
Fuhşu/iğrenç işleri, kötülüğü ve azgınlığı yasaklıyor!
Düşünüp de tutasınız diye, size öğüt veriyor.

91. (Allah’ı şahit tutarak) sözleşme yaptığınız zaman,
Allah ile olan sözleşmenizi yerine getirin,
pekiştirdikten sonra yeminleri bozmayın!
Çünkü üzerinize Allah’ı kefil tutmuştunuz.
Muhakkak ki Allah yaptıklarınızı biliyor.

92. İpliğini kuvvetlice büktükten sonra,
bozarak çözen bir kadın gibi olmayın!
Yeminlerinizi aranızda bir aldatma aracı yapmayın,
bir topluluk diğerinden daha gelişmiştir/kabiliyetlidir diye!
Allah bununla sizi(n ne olduğunuz gerçeğini) açığa çıkarıyor.
Kıyamet günü size,
hakkında ihtilâf ettiğiniz şeyleri mutlaka açıklayacaktır.

93. Eğer Allah dileseydi (özgür iradenizi elinizden alır),
hepinizi bir tek toplum hâline getirirdi.
Böylece Biz; (bozgunculuğu) dileyeni sapıklıkta bırakır,
(tevhidi, güvenliği, adaleti) dileyeni de doğru yola iletiriz.
Yapmış olduğunuz şeylerden mutlaka sorumlu tutulacaksınız.

94. Yeminlerinizi aranızda bir aldatma aracı yapmayın!
Yoksa sağlam bastıktan sonra ayak kayar!
Allah’ın yolundan alıkoymanız yüzünden kötülüğü tadarsınız
ve
size büyük bir azap dokunur.
95. ÖYLEYSE,
Allah ile yaptığınız sözleşmeyi/O’na verdiğiniz sözü,
geçici bir şey olan (dünyalık) karşılığında değişmeyin!..
Şüphesiz Allah katında olan sizin için daha hayırlıdır.
Eğer bilirseniz!

96. Sizin yanınızda bulunan tükenir,
Allah’ın katında bulunan ise kalıcıdır.
Sabredenlerin mükâfatlarını,
mutlaka yapmış olduklarının daha güzeli ile vereceğiz.

97. Erkek ve kadın,
her kim inanmış olarak iyi bir iş/yaptığı işin en iyisini yaparsa,
onu hoş bir hayatta yaşatırız.
Ve elbette onlara mükâfatlarını,
yapmış olduklarının daha güzeli ile veririz.
98. ÖYLEYSE Kur’an okuduğun/okuyacağın zaman,
kovulmuş şeytandan hemen Allah’a sığın (Kur’an’ı düşün!)

99. Gerçek şu ki; onun/şeytanın,
inanan ve Rablerine güvenip dayananlar üzerinde,
hiçbir gücü yoktur.

100.Onun gücü/hakimiyeti sadece kendisini veli/dost edinenleredir.
O kimseler ki; (şeytanı), O’na ortak koşarlar!» [NAHL SURESİ’nden]

«

«72. HANİ (ey İsrailoğulları), siz bir kimseyi öldürmüştünüz de,
suçu birbirinizin üstüne atmıştınız.
Halbuki Allah gizlemekte olduğunuzu ortaya çıkaracaktı.
73. Biz dedik ki: “Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun”.
(Denileni yaptılar ve ölü dirildi). İşte Allah ölüleri böyle diriltir.
Düşünesiniz diye mucizelerini/ayetlerini size böyle gösterir.

74. AMA bütün bunlardan sonra kalpleriniz yine katılaştı,
taş gibi hatta daha da katı oldu.
Çünkü öylesi taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır.
Yine öylesi taş vardır ki, yarılır da içinden sular çıkar.
Taş ta vardır ki, Allah korkusuyla (yerinden kopup) düşer.
Allah yaptıklarınızdan hiçbir zaman habersiz değildir.

75. ŞİMDİ, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz?
Oysa içlerinden birtakımı,
Allah’ın kelamını dinler, iyice anladıktan sonra,
onu bile bile tahrif ederlerdi/çarpıtırlardı.
76. Onlar/o münafıklar inananlarla karşılaşınca;
“İnandık” derler
ve birbirleriyle baş başa kaldıklarında da şöyle derler:
“Rabbinizin katında/huzurunda
size karşı delil olarak kullanıp sizi sustursunlar diye mi,
Allah’ın size bildirdiğini onlara söylüyorsunuz?
Bunu aklınız almıyor mu?”
77. Onlar bilmiyorlar mı ki,
Allah onların gizli tuttuklarını da bilir, açığa vurduklarını da!..
78. Bunların bir de ümmi takımı vardır, kitabı bilmezler.
Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır.
Onlar sadece zan ile hareket ederler.
79. Yazıklar olsun o kimselere ki, kitabı elleriyle yazarlar,
sonra da onu az bir değere/karşılığa değişmek için;
“Bu, Allah’ın katındandır” derler.
Vay ellerinin yazdıklarından ötürü, onların haline!
Vay kazandıklarından dolayı, onların haline!

80. BİR DE dediler ki:
“Bize ateş sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır”.
Sen onlara de ki:
“Siz bunun için Allah’tan söz mü aldınız?
-Eğer böyle ise, Allah verdiği sözden dönmez-.
Yoksa siz,
Allah’a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?”
81. Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış
(ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya,
işte onlar ateş halkıdırlar.
Onlar orada ölmeden sürekli kalacaklardır.
82. İman edip faydalı bir işi en iyi şekilde yapanlar ise,
işte onlar cennet halkıdırlar.
Onlar orada ölmeden sürekli kalacaklardır.» [BAKARA SURESİ’nden]

 

 

YAHUDİLER (İÇİNDE ALLAH’IN HÜKÜMLERİ BULUNAN) TEVRAT’I;
AZ BİR KARŞILIĞA DEĞİŞTİLER: YANİ DÜNYA HAYATI MENFAATİ KARŞILIĞINDA!..


Allah’ın adıyla

«44. ŞÜPHESİZ Tevrat’ı Biz indirdik.
İçinde bir hidayet, bir nur vardır.
(Allah’a) teslim olmuş Peygamberler,
onunla İsrailoğullarına hüküm veriyorlardı.
Kendilerini Rabb’e adamış kimseler ile,
âlimler de öylece hükmederlerdi.
Çünkü bunlar,
Allah’ın kitabını korumakla görevlendirilmişlerdi.
Onlar Tevrat’ın hak olduğuna da şahit idiler.
Şu halde siz de insanlardan korkmayın,
Ben’den korkun ve âyetlerimi az bir karşılığa değişmeyin.
Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir.» [MAİDE SURESİ’nden]

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Son Yorumlar