Mesele: “Allah ile/Allah adına aldatmak ise; aldatan/uyulan kadar, aldanan/uyan da suçludur.” Dolayısıyla bu durumda aldanan da sütten çıkmış ak kaşıktan sanmamalı kendisini!..

04 Haziran 2012, Çeşitli Görüşlerimiz, Yorum Yok »

ALDATAN (UYULAN) KADAR,

ALDANAN (UYAN) DA SUÇLUDUR!..

Hani bir söz vardır:
“Allah ile aldatılmak, yani; Allah’ın adı kullanılarak aldatılmak.”

|

Dolayısıyla bu durumda aldanan da sütten çıkmış ak kaşıktan sanmamalı kendisini!..

Aldatanın da ALDANANIN da hesaptan kurtuluşu yoktur. Aldanan; ben bilmiyordum, beni Allah diyen biri (ya Rabbi beni seninle/senin adını kullanarak) aldattı diye bir mazeret ortaya atamayacak. Atsa bile kabul görmeyecek: AKLINI KULLANARAK OKUMAN İÇİN KİTABIMI GÖNDERDİM, diye cevabını alacak çünkü…

Onun için herkes; Allah ile aldatma girişiminde bulunanların çabalarını boşa çıkarmak için anladığı dilde Kur’an Meali okumalıdır.

Ve ALDANMA cehaletini göstermekten yine kendisini alıkoymanın yegâne yolu da: ANLADIĞI DİLDE KUR’AN MEALİ OKUMAKTIR…

En azından KUR’AN SİZİ UYANIK TUTAR; kişinin söylediklerinin Kur’an ile doğrulamasını ya da söylediklerinin yalan olduğunu anlarsınız.

Ya Kur’an’dan bihaberseniz?!

Bunun nasıl yapabilirsiniz?

İşte o zaman işiniz zor!..

.
Allah’ın adıyla

«164. ŞÜPHESİZ göklerin ve yerin yaratılışında;
gece ile gündüzün birbirini takip edişinde,
insanlara menfaat veren şeyle akıp giden gemilerde,
Allah’ın gökten indirip de onunla ölü toprağı diriltip
orada her türlü/her çeşit mahlukatı/canlıyı yaymasında,
rüzgarları evirip çevirmesinde
ve
gökle yer arasında emre hazır bekleyen bulutta,
akıllarını çalıştıran bir toplum için deliller vardır.

165. İnsanlardan kimileri vardır ki,
(Allah’a ulaşmak için Allah’tan başka aracılar edinerek)
Allah’a ortaklar koşarlar ve onları,
Allah’ı sever gibi (hatta daha çok) severler.
İman edenler ise, en çok Allah’ı severler.
Eğer zulmedenler azabı gördükleri zaman,
bütün kuvvetin Allah’a ait olduğunu görmüş olsalardı!
Şüphesiz ki, Allah’ın azabı çok şiddetlidir.

166. O zaman, kendilerine uyulanlar o gün azabı görünce,
kendilerine uyanlardan uzaklaşacaklar,
aralarındaki bütün bağlar kopacaktır.

167. Uyanlar şöyle derler:
“Bizim için,
bir dönüş olsa da bizden uzaklaştıkları gibi,
biz de onlardan uzaklaşsaydık!”
Böylece Allah;
onlara, bütün yaptıklarını pişmanlıklar olarak gösterir.
Ve onlar cehennemden çıkacak da değillerdir.» [BAKARA SURESİ’nden]

.
«55. İŞTE BÖYLE/bunlar gerçeklere inanan müminler içindir!..
Azgınlar için de elbette kötü bir dönüş yeri vardır.

56. Cehennem!..
Onlar, işte oraya yaslanırlar.
Ne kötü bir döşek!

57. İşte böyle/inkârcılar artık tatsınlar onu; kaynar su ve irin!

58. O türden başka, çeşit çeşit (azap) daha vardır.

59. (Azdıranlara): “İşte şunlar da;
körü körüne size uyan bu topluluk da,
sizinle beraber cehenneme girecek” (denir).
(Uyulanlar, uyanlara): “Onlar rahat yüzü görmesin,
onlar mutlaka cehenneme atılacaklardır” (diyerek;
onları yanlarında görmek istemeyeceklerdir).

60. (Uyanlar, uyulanlara) derler ki:
“Hayır, aksine sizler; asıl siz rahat yüzü görmeyin!
Bu azabı bize siz sundunuz.
Bu ne kötü bir duraktır!”

61. “Rabbimiz!” diye yalvaracaklar;
“Bizim buraya girmemize kim sebep olduysa,
onun ateşteki azabını kat kat arttır.”

62. Ve ekleyecekler: “Bize ne oldu böyle?
Kendilerini (dünyada) kötü saydığımız o adamları görmüyoruz.

63. Onlar, alay konusu ettiklerimiz değil miydi?
Yoksa şimdi, onları gözden mi kaçırdık?”

64. Şu cehennem ehlinin böyle birbiriyle çekişip tartışması,
gerçeğin ta kendisidir.» [SAD SURESİ’nden]

|
_________________________________
Meal Kaynak: http://kitap-ekitap.com/product.php?id_product=42

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Son Yorumlar