Kur’an ve Kur’an’ın Uygulaması olan Sünnet’te; “Kadın olsun, Erkek olsun; Hırsızlık yapan kişinin hükmü.”

26 Ocak 2012, SÜNNET Kitabımız Hakkında, Yorum Yok »

Kur’an ve Kur’an’ın Uygulaması olan Sünnet’te “Hırsızlığın Hükmü”.
(SÜNNET’i şöyle anlayalım ve hiç aklımızdan çıkarmayalım: Hz. Peygamber’in (sav) Kur’an ve Kur’an Ayetleri’ni Uygulaması). 

 

Maide 38-39. Ayetlerin Nüzul (İndiriliş) Sebebi:

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

 

“38. YAPTIKLARINA bir karşılık

ve

Allah’tan caydırıcı bir ceza olmak üzere,

(karşılıksız para basan) hırsız erkekler ile hırsız kadınların,

ellerini kesin.

Allah mutlak güç sahibidir, doğru hüküm/karar verendir.

 

39. Her kim de işlediği zulmünün (hırsızlığın) arkasından,

tövbe edip durumunu düzeltirse;

kuşkusuz Allah, onun tövbesini kabul eder.

Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”

 

Bu ayetlerin nüzûl sebebi: Bir kadın hırsızlık yapmıştı. Kadının kabilesi 500 dinar fidye vererek kadını cezadan kurtarmak istedi. Rasûl kabul etmedi. Sağ elini kestirdi. Kadın; “Allah beni ahirette affeder mi?” diye sordu. Rasûlullah ta: “Sen bugün, anandan doğduğun günkü temizliğin gibi tertemizsin” buyurdu. (Taberi Cami’ul-Beyan, VI, 230)

Yani; “Sen bugün, anandan doğduğun günkü temizliğin gibi tertemizsin” hükmünün anlamı: Dünyada, yukarıda verilen örnekte olduğu gibi Had Cezası’na razı olanlar; Ahiret’te bu suçlarının cezasını görmeyecekler.

 

________________________________
“ve SÜNNET” adlı eserimizden alıntılanmıştır; Sh. 315-316).

 

Not: Tabi her hırsızlık olayında eli kesilecek diye bir kaide yoktur. Savcılar tarafından kişinin durumu araştırılıp soruşturulur. Erkek olsun, kadın olsun kişi ya da kişilerin ihtiyaçtan dolayı bu işi yaptıkları tespit edilirse; onların ihtiyaçları giderilir ve kendilerine ceza-i müeyyide uygulanmaz.

Özellikle yiyecek maddeleri ile ilgili yapılan bu eylemlerden sebep kişinin durumu incelenir ve ihtiyaçları karşılanır ki, böyle bir işe bir daha tevessül etmesin. Açıkta bulunan yiyecek, içecek veya başka şeylerin çalınması hırsızlıktan sayılmaz. Yani İSLÂM HUKUKU, Beşerin kendi yanından çıkardığı/ürettiği tüm hukukların üstündedir. Hakimler, Savcılar, Yargıçlar en ince detayına kadar bugün olayı inceliyorlarsa; Allah Kur’an’da bir kişi hemen bir şeyi çaldı diye HEMEN ELİNİ KESİN der mi?! İşte bugün dünya insanlığını bu şekilde yönlendirmektedirler ve Allah’a büyük iftira atmaktadırlar. Dünya’da, hayatta/uygulanmakta olan bugünün hukuk sisteminin ASLI: KUR’AN’DAN ALINMADIR; bu böyle biline!.. YERYÜZÜNDE HUKUK; ALLAH TARAFINDAN PEYGAMBERLERİ ELİYLE SAĞLANMIŞTIR!.. Ancak Allah’ın bazı hükümleri işlerine gelmediği için hayatlarına almıyorlar. Neden?! Çünkü kendileri de o hükmün içine giriyor olabilir bir şekilde: Allah’ın yasakladığı işleri onlar da işliyor oldukları için… Ya rüşvet alarak, ya hırsızlık yaparak, ya iftira atarak bir şekilde Allah’ın yasak hükmünü uyguluyor oldukları içindir, karşı çıkışları…

Ama bu işi bir alışkanlık haline getirmişse; kişiliğinin, karakterinin iyileştirilmesi için tedavi (müşahade/gözlem) altına alınır ve topluma yeniden kazandırılmak için çalışmalar yürütülür.

Özellikle biz bu ayetlerde geçen hırsızlığı “Karşılıksız para basmak” olarak değerlendiriyoruz. Bugün karşılıksız para basmak çok büyük bir hırsızlık suçudur. İnsanların ürettiği herhangi bir ürünü/malı sahte paralarla satın almak, bu büyük bir suçtur. Resmen kişinin emeği çalışmaktadır yani insanların mallarını resmen gasba girmektedir. Onun için cezası kesindir ve dünyada affedilemez ve fidye de kabul edilemez. (Peygamber sav’de bu hükmü uygulamıştır).

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Son Yorumlar