Kadın boşamanın ve: “Boş ol” meselesinin İslâm’da yeri nedir? Yanlış anlayışlara ancak Kur’an okuyarak, Kur’an’a tabi olunarak son verilebilinir…

24 Ocak 2012, Çeşitli Görüşlerimiz, SÜNNET Kitabımız Hakkında, 2 Yorum »

 Yanlış anlayışlara ancak Kur’an okuyarak,

Kur’an’a tabi olunarak son verilebilinir…

|

Allah; yarattığı kadından kullarının hak ve hukuklarının korunmasını, yine yarattığı ve: “O çok nankör, çok zalim ve çok haindir” dediği insanın iki dudağı arasına emânet edecek/bırakacak öyle mi?!

Var mı böyle bir şey?!

O erkek kullarının iki dudağı arasından ancak, en küçük bir olayda: BOŞ OL, BOŞ OL, BOŞ OL çıkmaktadır…

Kusura bakmayın; LAF İLE BOŞAMA, bırakın İslâm Dini’ni; yeryüzünde din olarak oluşmuş/oluşturulmuş olan HİÇBİR ANLAYIŞTA YOKTUR. Beşeri düzenlerde bile böyle birşey sözkonusu edilemez. Bugün nasıl Resmi Nikâh denilen olay ile kadının hak ve hukuku güvence altına alınıyorsa/alınmışsa; aynı şekilde boşanma sözkonusu olduğunda da ancak HUKUK’UN ÖNÜNDE BOŞANMALAR GERÇEKLEŞEBİLİR…

Bu söz ile; yani, boş ol, boş ol, boş ol meselesi ancak İSLÂM’A YAPILMIŞ BİR İFTİRADAN İBARETTİR.

Bununla da MÜNAFIKLAR çok büyük bir başarı elde etmişlerdir: YÜZYILLARDIR İSLÂM AİLE HAYATINI PERİŞAN ETMİŞLER ve ETMEKTEDİRLER…

Artık buna bir son verilmeli…

Din, İslâm: Erkeği Halife olarak görmez; sadece diğer kullardan kul olan insan olarak görür.

İnsanı; özellikle erkekleri HALİFE olarak algılayan MUTASAVVIFLARIN İslâm Dini’ne vurduğu en büyük darbelerden birisi de bu anlayıştır: Erkeğin dediği dedik bir din anlayışı. Dolayısıyla bu anlayışlarını gerek Kur’an Meallerine ve gerekse Kur’an Tefsir Kitaplarına sokarak; Kur’ani kavramları anlam itibariyle tahrif etmişlerdir. Tabi biz de geçmişte bu yorumlardan çok etkilendik.

Allah bizi affetsin, bu anlamda kadınlarımıza çok zulmettik… Bu müşrik ve münafıkların; Müslümanların arasına soktukları büyük bir fitnedir: Bu sebepten dolayı insanlık adına zulüm gören tüm kadınlardan özrü bir borç bilirim…

Artık bu anlayışa tüm insanlar Kur’an okuyarak ve yalnız Kur’an’a tabi olarak son vermeli…

DOKSANDOKUZUNCU İNEN SÛRE:

TALÂK SÛRESİ

(HİCRİ 5. YIL)

 

Bazı insanlarda şöyle bir kanâat vardır. Erkek birkaç defa kadına: “Boş ol” dediğinde kadın sokağa atılır. Bu son derece tehlikeli bir anlayıştır. Lütfen Talâk Sûresi’ni okuyunuz. Göreceksiniz ki, boşanma bir hukuki iştir. Onlarca hukuki vecibesi vardır.

1-  Evlilik öncesinde Evlenme ve Aile Hukuku Sözleşmesi taraflar arasında yapılır. Bu sözleşmede kadın da boşanma hakkını kullanmak isterse yazılır. Bu sözleşme noter huzurunda imzalanarak, nikah işlemi tamamlanır. (Noter huzurunda evlilik sözleşmelerinin düzenlenmesi bizim görüş ve önerimizdir. Aynı zamanda bu yeni Anayasa hazırlık çalışmalarına yaptığımız bir önerimizdir; Komisyona sunduğumuz teklifimiz arasında vardır. Evlenmeler ve boşamalar kolaylaştırılmalı. -Bu parantez içindeki kısım kitapta yoktur; buraya not olarak düşülmüştür.)

2-  Boşanmaya yol açacak olaylar olmuş ise, bu takdirde evvelâ kadın ve erkek tarafının akrabaları biraraya gelerek uzlaşma zemini aramaları gereklidir. Herhangi bir uzlaşma zemini bulunamamış ise, boşanma kararı verilir. Bu karardan sonra, kadın kocasının bulunduğu evde üç hayız miktarı yaşar. İddet müddeti bitince, ya tekrar nikah tazelerler ya da kesin boşanma kararı verilir. İki tane şahitle notere gidilerek boşanma kararı bildirilir. Güzellikle boşanmış olunur. Sözleşmede yazılı boşanma tazminatları ödenir.

3-  Hayzdan kesilmiş kadınların iddet müddeti üç aydır. Eğer kadın hamile ise, hamileliği bitinceye kadar iddet müddeti devam eder.

4-  Boşanmış kadına, evin bir odasında yer vermek mecburiyeti vardır (6. ayetten). Kadının evi yoksa, bu kadına bir ev almak fevkalâde sevap bir olaydır. Hamile iseler, doğum yapıncaya kadar gerekli tüm masrafları karşılanır. Çocuğun tüm bakım masrafları babaya ait olduğu için, anne çocuğu terk edip gitmez ise, erkeğin mali gücüne göre çocuğun bakım sistemi içinde, anne de yer alacaktır. Bu konuda annenin nafakası ödenecektir.

5-  Belediyeler ailenin devamı için, boşanmış kadınların perişan olmaması için gerekli ne kadar tedbir var ise almak, sosyal yardım yapmak zorundadır. Belediyelerin işlemlerinde noterden onaylanmış Evlilik ve Aile cüzdanındaki kayıtlar esas alınacaktır. Noter sözleşme uyarınca, irade beyanlarını aynen onaylayan bir şahit durumundadır. Noter yasaları bildiği için, dikkat edeceği yasaya aykırı sözleşmeleri onaylamamaktır. Yani haram sözleşmeler onaylanmaz.

6- Örnek; Evlilik ve Aile sözleşmesinin alt tarafında, yasak olmayan özel şartlar da sözleşmeye konulabilir. Boşanmadan sonra bu sözleşme uyarınca, taraflardan biri mahkemeye başvurursa, bu sözleşme uyarınca gerekli haklar yargı teminatı ile alınır. Talâk Sûresi 7. ayetinden anlıyoruz ki, Yargıç taraflara mali güçleri üstünde yük yükleyemez. Gerekli haklar tarafların güçleri oranında karara bağlanır. Eğer sözleşmede yazılı teminatlar gücünün altında kalıyorsa, aynen hükmedilir. Gücünün üzerinde kalıyorsa tazminat düşürülür.

Üstelik tazminat ödeyen taraf bunu seve seve yapmalıdır. Böyle yaparsa bu takdirde Allah’tan kendisine kolaylıklar lütfedilir.

 

TALÂK – NÜZÛL SEBEBLERİ

Talak 10-11:

«10. Allah ahirette onlara şiddetli bir azap hazırlamıştır.
O halde;
ey iman etmiş olan akıl sahipleri,
Allah’a karşı gelmekten sakının!
Allah size bir zikir (Kur’an) indirdi.
11. İman edip faydalı bir işi en iyi şekilde yapanları,
karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için
size Allah’ın apaçık âyetlerini okuyan,
bir peygamber gönderdi.
Kim Allah’a inanır
ve
salih amel/faydalı işleri en iyi şekilde yaparsa,
Allah onu,
içinden ırmaklar akan ebedi kalacakları cennetlere koyar.
Allah gerçekten ona güzel bir rızık vermiş olur.»

|

Bu ayetin nüzûl/indiriliş sebebi: Bir adam Rasûl’e gelerek: “Oğlum düşmana esir olmuş. Annesi üzüntüye gark oldu. Ne yapmamı emredersin” diye sordu.

– Allah’tan sakın, sabırlı ol! Ayrıca sana da eşine de: “Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhi” lafzı celilesini sık sık tekrar etmenizi emrediyorum, buyurdu. Yaptılar. Bu sırada düşmanın gafletinden yararlanan oğulları, 4 bin koyunu da önüne katıp kaçıp geldi. [Esbab-ı Nüzul, Fecr Yayınları, 1986 Ankara.]

 

____________________________
“ve SÜNNET” adlı eserimizden alıntılanmıştır; Sh. 272.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Yorumlar