rulet sayi tahmini bahis siteleri

İlk Hedef: Bâtıl İnançların (Yalanların) Yıkılmasıdır!..

15 Haziran 2012, Çeşitli Görüşlerimiz, SÜNNET Kitabımız Hakkında, Yorum Yok »

İLK HEDEF: Bâtıl İnançların (Yalanların) Yıkılması

|

|
«23 yıllık bir süreç içinde; “İniş Sırasına Göre Kur’an”
Allah Rasûlüne nasıl yol göstermiş ise bugün de insanlara
yol gösterecektir. Yeter ki samimiyetle, ihlâsla okunsun.
Şüphesiz ki en yüce öğretmen Allah’tır. En iyi öğretim
metodunu gösteren de Allah’tır. Zira insanın öğrenme
yeteneklerini mutlak olarak bilen yalnız kendisidir. Ve insanın
öğrenme yeteneklerine göre iniş sırası metodunu
veren de yine Allah’tır.»

 

Bütün güçleri etkileyen bir faktör vardır. Bu hak veya bâtıl da olsa inanç faktörüdür.

Bâtıl inanç demek; aslında olmayan, uydurma, reel bulunmayan,
yalan, hurafe, hiçbir gücü bulunmayan şeylerin
gücü varmış gibi sanılan konulardır. Bâtıl inanç konu
olarak çürüktür. Lâkin inanç olarak zekâya, kalbe girdiği
zaman ferde tesir eder. Fert topluma tesir eder ve zincirleme
bağlarla tesir sürer.

Yeryüzündeki bütün kötülüklerin ana kaynağı bâtıl
inançların insanlarda hak inanç gibi sanılmasındandır.
İnsanlar sadece hak inançları bilmekle, bâtıl inançlardan
kurtulamazlar. Bâtıl inançlar zararlı olan mikroplar
gibidir; zihnin içinde, kalbin içinde gizlidir. Uzman bir doktor,
hastanın dış görünüşüne aldanmaz. Mikrobu bulmaya
çalışır. Hastayı konuşturur, testler yapar. Mikrobu bulursa,
reçetesini yazar.

Bir bilim adamının bir sözü vardır; “Bana bir kaldıraç
verebilecek olsanız, dünyayı yerinden oynatırım”. Bu söz
kaldıracın gücü için söylenmiştir. Tıpkı bunun gibi bir söz;
“Dünyadaki yalanları, bâtıl inançları insanların zihin ve
kalplerinden söküp atabilseniz, dünya güllük ve gülistanlık
olur”.

Bâtıl inançlar; zihin ve kalplerden kovulmadıkça, ne
Hukukçu olunur ve ne de Evrensel Medeniyet oluşur. İnsanlar
kıyâmete kadar birbirleri ile çatışır.

Kur’an’ın en büyük düşmanı bâtıl inançlardır, yalanlardır.
Kur’an binlerce ayetini bâtıl inançları yıkmak için
seferber etmiştir. Özellikle Mekki Sûreler bâtıl inançların,
yalanların yıkılması için yoğun bilgiler ihtiva etmektedir.
Kur’an’da 6000’den fazla, bir sayıma göre 6666 ayet
vardır. Bir sayıma göre 6236 ayet vardır. Ayet numaraları
Kur’an’ın aslından olmadığı için bazıları birkaç ayeti bir
ayet saymıştır. Kur’an’ın bütün kelimeleri aynen eksik ve
fazlası olmadan günümüze gelmiştir. Kur’an’da 2 bin
civarında ayet bâtıl inançları, yalanları yıkmak üzere Allah’ın
verdiği bilgileri ihtiva etmektedir.

Ayet; işâret, delil, ölçü, gösterge, pusula gibi anlamlara
gelir. İnsan ayetleri düşünecek ve nelerin bâtıl inançlar
(yalanlar) olduğunu anlayacaktır.

Allah’tan daha iyi öğretmen kim vardır?.. Allah’tan daha
iyi öğretme metodunu bilen kim vardır?.. Öyle ise ne oluyor
da Allah’ın öğretim metodunu alıp uygulamıyoruz. Allah,
Rasûlüne Kur’an’ı nasıl öğretmiştir? Bunu bilmiyor
muyuz? Bu muazzam gerçeği bilip duruyor iken neden
başka yollar arayıp durulur?

Hayatta en hakiki mürşid ilimdir (Kur’an ve Kâinat Ayetleri’dir).
İnsandan hiç mürşit mi olur? İnsandan hiç
mürşid-i kâmil mi olur? Bkz. Duha Sûresine. Son Rasûlün
mürşidi kimdir? Son Rasül arayış içinde bulunarak, hidayet
yoluna nasıl sevkedilmiştir. Mürşid Allah’tır. Allah ile
Kitabı’nın arasını ayırmak isteyenler. Kitabı ile Rasûlünün
arasını ayırmak isteyenler araya kendileri mi girmek istiyor?
Utanmadan kendilerine mürşit denilmesini nasıl
hazmedebiliyorlar. Hiç edep yok mudur?
Mürşit (irşad eden) Allah’tır. Allah’ın kitabıdır. Allah’ın
Rasûlünü dahi irşad eden Allah’ın kitabıdır. Allah ile
kitabının arasını ayırmak isteyenler şeytanın uşaklarıdır.
Öyle ise herkese, Kur’an’ı ve Sahih Çevirileri’ni iniş sırasına
göre okumaları tavsiyesinde bulunmak en acil bir hedeftir.
İnsanlar çevirileri okuyarak, araştırarak öğüt alsınlar.
Sonra anlamadıkları bir yer için soracak adam arasınlar.
Ve sen alimsen (bilen biriysen), işte o zaman sorulara cevap
vermekle mükellefsin. Senin yerin işte orasıdır. Sorulara
cevap verme makamıdır. Ancak “İkra” teklifini herkes yerine
getirecektir. Zakir (mukaddes kitapları okuyanlar),
Rasih (bilim sahibi), Fakih (hukukçu) olabilirsin. Ve bütün
bu oluşumlar insanları Kur’an’a yönlendirmek için ve işlerin
disiplinli yapılması, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye
etmeleri içindir. Yoksa senin ondan ne üstünlüğün var.
İmkân bulamamış bir kişinin hesabı az, imkân bulmuş bir
kişinin hesabı çoktur. Adalet terazileri kurulduğunda insanlar
neyin ne olduğunun farkına varacaklar, lâkin o gün
öğüt almak istemenin, insana hiçbir faydası olmayacaktır.
“Bilenlerle, bilmeyenler bir olur mu?” ifadesinden,
neden hep kendini üstün görenlerden oluyorsun?! Elbette
bilenlerin hesabı da bilmeye imkân bulamayanların
hesabından çok daha fazla olacaktır.

23 yıllık bir süreç içinde; “İniş Sırasına Göre Kur’an”
Allah Rasûlüne nasıl yol göstermiş ise bugün de insanlara
yol gösterecektir. Yeter ki samimiyetle, ihlâsla okunsun.
Şüphesiz ki en yüce öğretmen Allah’tır. En iyi öğretim
metodunu gösteren de Allah’tır. Zira insanın öğrenme
yeteneklerini mutlak olarak bilen yalnız kendisidir. Ve insanın
öğrenme yeteneklerine göre iniş sırası metodunu
veren de yine Allah’tır.

|

________________________________
Kaynak: 
“Hukuk Usûlü ve Sünnet”, Sh. 105-107, Birinci Baskı Nisan 2012, İstanbul.
http://kitap-ekitap.com/product.php?id_product=10
http://kitap-ekitap.com/product.php?id_product=14

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Son Yorumlar