“Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın”, ayetinin nüzûl/indiriliş sebebi.

20 Ocak 2012, SÜNNET Kitabımız Hakkında, Yorum Yok »

 

Al-i İmran 103-105 Nüzûl (indiriliş) Sebebi:

 

«103. Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın.

Parçalanıp bölünmeyin.

Allah’ın size olan nimetini hatırlayın.

Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de,

O, kalplerinizi birleştirmişti.

İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz.

Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de

O sizi oradan kurtarmıştı.

İşte Allah size ayetlerini böyle apaçık bildiriyor ki,

doğru yola eresiniz.

104. Sizden hayra çağıran, iyiliği emreden

ve

kötülükten men eden bir topluluk bulunsun.

İşte kurtuluşa erenler onlardır.

105. Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra,

parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın.

İşte onlar için büyük bir azap vardır.»

 

Nüzûl (indiriliş) Sebebi: Azılı bir kindar olan yaşlı Musevi Şaş bin Kays, Evs ve Hazrec’ten oluşan bir topluluğa rastladı. Tatlı tatlı konuşuyorlardı: “Allah’a yemin ederim ki, onlar böyle toplândıkça bizim burada kalmamız mümkün olmaz” dedi. Bir Musevi gencine: “Haydi onların yanına git, Buas günü hatırlat, şiirler oku. Genç o işi yaptı. Topluluk galeyana geldi: “Haydi silahlarımızı alalım. Harre meydanında buluşalım” dediler. Meydanda saf saf oldular. Rasûl duymuştu. Koşarak geldi: “Allah Allah! Bu ne demek oluyor, ben aranızda bulunurken de mi cahiliyye davasını güdeceksiniz?” dedi, nasihat etti. Hepsi de silahını bıraktı. Ağlayarak birbirlerinin boynuna sarıldılar. Henüz Rasûl yerini terketmemişti ki, bu ayetler nazil oldu. Komplo sonuçsuz kaldı.

 

____________________________________
“ve SÜNNET” adlı eserimizden alıntılanmıştır; Sh. 244-245. 

 

Kitap’ta olmayan bir yorumum:
«Maalesef bu ve benzeri komplolar; 14 asırdır Müslümanlar üzerinde birileri tarafından hep oynanagelmiştir.

Daha, Peygamber (sav) aralarında iken böyle bir oyuna gelen Müslümanları düşündükçe; bugünün Müslümanım diyen insanımızın, böyle bir oyuna gelmelerinin kaçınılmazlığını düşünmek bile istemiyorum…»

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir