Erkeğin İslâm’da boşama (boş ol, boş ol diyerek laf ile boşama) yetkisi yoktur: Ancak; “Boşanma Davası” açma hürriyeti vardır!

09 Mart 2012, Çeşitli Görüşlerimiz, Yorum Yok »

Erkeğin İslâm’da boşama yetkisi yoktur:

Ancak; “Boşanma Davası” açma hürriyeti vardır!

 

3 (Üç) kez boşama meselesi ve erkek ile kadının sonraki durumları hakkında:

Bir kadın veya erkeğin eski eşine yeniden dönme, yeniden evlenmesi konusu.

.

  Bize göre meseleyi Bakara Suresi 224 ‘ten itibaren ele almak lazım. 229’u doğru değerlendirmek için 228’i de görmek lazım. (Bizim Meal’den alıntılıyorum).

.

Allah’ın adıyla

«224. (AKRABAYA ve de hiçkimseye) iyilik etmemek,
takvaya sarılmamak
(Allah’ın sınırlarına saygı göstermemek),
insanların arasını düzeltmemek yolundaki yeminlerinize
Allah’ı engel yapmayın.
Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

225.Allah sizi kasıtsız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz,
fakat sizi kalplerinizin kazandığı/onayından geçen,
(bilinçli yaptığınız) yeminlerden sorumlu tutar.
Allah çok bağışlayandır,
halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verendir).

226. Eşlerine yaklaşmayacağına dair yemin edenler için
dört ay bekleme süresi vardır.
Eğer (bu süre içinde) dönerlerse (sorun yok),
şüphesiz Allah; çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

227. Eğer, (yemin edenler yeminlerinden dönmeyip kadınlarını)
boşamaya karar verirlerse (ayrılırlar).
Biliniz ki; Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

.
~ 232’ye kadar olan kısmın temeli aslında 226’da atılır. Yemin sonucunda 4 ay bekleme süresinin olduğu vurgulanır. Bu dört ay süre içerisinde eşlerine dönmelerinde problem yok.

~ 227’de Yeminlerinden dönmeyip boşarsarla ayrılabilecekleri vurgulanır.

.
Allah’ın adıyla

«228. BOŞANMIŞ kadınlar kendi kendilerine üç ay hali
(hayız veya temizlik müddeti) beklerler.
Eğer Allah’a ve ahiret gününe inanıyorlarsa,
Allah’ın kendi rahimlerinde yarattığını gizlemeleri,
onlara helal olmaz.
(Bu kadınlar) eşleri ile bu süre içinde barışmak isterlerse,
bu durumda onları geri almaya (eşleri) öncelik sahibidir.
Kadınların yükümlülükleri kadar meşrû hakları vardır.
Yalnız erkeklerin kadınlar üzerinde bir derece,
sorumluluk farkı vardır.
Allah mutlak güç sahibidir, doğru hüküm/karar verendir.»

.
~ Aslında bu ayetleri baştan sona ZİHİNDE tutarak okur ve düşünürsek; hiçte sıkıntı olmadığı görülür, açık ve nettir.

Bana göre AKILDA TUTAMAMAKTAN KAYNAKLANIR problem…

Bir de AYETLERARASI BAĞLARI da zihinde iyi tutmak gerekiyor. Zaten ZİHİNDE BAĞLARI KOPARMADAN TUTANLAR ANCAK HAKİMLERDİR…

Çünkü DOĞRU KARAR VERMEK durumunda olanlardan oldukları için bunu ancak onlar başarabilirler. Halktan her insan bunu yapacak olsa; BİR HUKUKİ MEVZUATTAN OLAN BOŞAMA KONUSU, Hukuk ve Hakimlerin konusu olmazdı… Yani çok ince meseleler… Bazen ayetler çok açıktır, ancak kişinin karar vermesi kolay bir iş değlidir: Buna ancak EHİL İNSANLAR ulaşabilir ve bu konuda görevlendirilebilirler.

.
~ 228. ayette; bir kadın boşanmıştır. 3 ay beklerler. Bu kadınlar, bu süreç (3 ay) içerisinde eşleriyle (erkekleriyle) barışmak isterlerse ve erkekleri de bunu isterlerse; bu durumda erkekleri kendilerini geri almaya önceliklidirler. Ki bugün günümüzde bir süre ayrı kaldıkları halde (resmen boşandıktan sonra bile) tekrar, yeniden birbirlerine dönen, yeniden evlenen eşler vardır. (Ben hem etrafımda çok tanık oldum ve hem de BOŞAMA DAVALARINA ÇOK KATILDIM, gözlemledim.

 

İNANINIZ,
BİZ BU AYETLERİ ANLAMLANDIRIRKEN GÜNLERCE DÜŞÜNDÜK!..

YÜZLERCE MEAL’DE AYETLERARASI ÇOK SIKINTILAR VARDI,
YANİ; OKUYUCUYU BUNALIMA SOKAN, NETLİK ARZETMEYEN!..

SİZ; 232’Yİ BİZİM MEAL’DEN DE ANLAYAMADIM DEYİNCE,
AYETLERİ DEFALARCA OKUDUM ve BİR PROBLEM GÖREMEDİM!..

BİR KEZ DAHA LÜTFEN OKUMANI RİCA EDECEĞİM…
.

Allah’ın adıyla

«229. (DÖNÜŞ yapılabilecek) boşama iki defadır.
Sonrası ya iyilikle geçinmek ya da güzellikle bırakmaktır.
(Evlilikte) tarafların,
Allah’ın belirlediği ölçüleri koruyamama endişeleri dışında
kadınlara verdiklerinizden,
(boşanma esnasında) bir şeyi geri almanız, sizin için helâl olmaz.
Eğer onlar,
Allah’ın belirlediği ölçüleri gözetmeyecekler diye
endişe ederseniz,
o zaman kadının (boşanmak için) bedel vermesinde
ikisine de günah yoktur/serbestlik vardır.
Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır.
Sakın bunları/bu sınırları aşmayın.
Allah’ın koyduğu sınırları kim aşarsa,
onlar zalimlerin ta kendileridir.

230. Eğer erkek karısını (üçüncü kez boşama davası açarak)
bir daha boşarsa;
bundan sonra artık,
bir başka kocayla nikâhlanmadıkça,
ona helâl/serbest olmaz.
(Son nikâhlandığı kocasıyla da anlaşamayıp),
boşandığı takdirde onlar (kadın ile önceki kocası),
Allah’ın koyduğu ölçüleri gözetebileceklerine inanıyorlarsa
tekrar birbirlerine dönüp evlenmelerinde bir günah yoktur.
İşte bunlar, Allah’ın bilen/anlayan bir toplum için,
açıkladığı ölçüleridir/sınırlarıdır.

231. Kadınları boşadığınız
ve
onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman,
ya onları iyilikle tutun
yahut
iyilikle bırakın.
Haklarına tecavüz edip zarar vermek için onları tutmayın.
Bunu kim yaparsa kendine zulmetmiş olur.
Sakın Allah’ın ayetlerini eğlenceye almayın.
Allah’ın üzerinizdeki nimetini,
size öğüt vermek için indirdiği Kitabı
ve
Hikmeti (Kitap’tan çıkarılan problem çözme bilimini) hatırlayın.
Allah’a karşı gelmekten sakının
ve
unutmayın ki Allah herşeyi hakkıyla bilendir.»

«232. KADINLARI boşadığınız
ve
onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman
kendi aralarında örfe uygun olarak
güzellikle anlaştıkları takdirde,
(eski) eşleriyle (yeniden) evlenmelerine engel çıkarmayın.
Bununla içinizden Allah’a
ve
ahiret gününe iman edenlere öğüt verilmektedir.
Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir.
Allah bilir, siz bilmezsiniz.»

.
~ 229: Sonra bu ayette Allah konuyu daha bir detaylı ele alır. Dönüş yapılabilecek boşama iki defadır diye üstüne basa basa vurgular.

Bakınız, bu şu demektir: Resmi olarak BAYAN ve ERKEK, 2 kez boşama davası açarlar ve resmen iki kez ayrılırlar.

Sonrası ya güzellikle artık bu evlilik işini sürdürürler, daha boşanmayı akıllarına getirmezler.

Veya güzellikle ayrılırlar.

~ 230: Üçüncü kez boşanmaya giderlerse ve boşama gerçekleşirse; artık bundan sonra birbirlerine dönmeleri yasaktır.

İslam Medeni Hukukuna göre; bu kadın veya erkeğin SAHTE BİR BİRLİKTELİK İLE DEĞİL, gayet normal bir yol ile birbaşkası ile evlilik yapmaları gerekir. Bir gecelik birisiyle Osmanlı’da ortaya çıkan HULLE meselesi değil. BU ZİNADIR!.. Kadın veya Erkek; gerçekten birisiyle RESMİ EVLİLİK yapar. Daha sonra evlendiği kişiyle yapamayacağını anlayıp süreç ne kadar olursa olsun; 3 ay, 6 ay, 1 yıl veya 5 yıl da olabilir sorun yok. Diğer eşlerden biri EVLENMEMİŞ OLMASI KOŞULUYLA, o evlenmiş olan eş; sonradan evlendiği kişiyle resmen ayrıldıktan sonra ve ESKİ (ilk) EŞİNE dönmeyi ister ve o eşi de onunla Resmen evlenmeyi yeniden isterlerse YİNE BU EVLİLİK/NİKAH SAHİH BİR EVLİLİK/NİKAH OLUR…

Bu konuya yukarıda bazı arkadaşlar işaret etmişlerdir.

Bu acı bir olaydır; ancak EVLİLİKLER, BOŞANMALAR öyle basite (alaya) alınmasın diye ALLAH; BÖYLE AĞIR BİR ŞART KOYMUŞTUR, TEKRAR BİRLEŞMEK İÇİN…

Değerli kardeşim Sarai; eğer 230. Ayeti anladığını söylüyorsan, 232. Ayeti anlamadığını sanıyorsan: Burada bir sıkıntı var, çünkü 232. Ayet; 230. Ayetin teyididir, yani sonucudur: Anlam itibariyle bir yanlışa sebebiyet verilmesin için HAKİMLERE net kararlar vermeleri için; hani YAZIM KURALLARINDA OLAN; Giriş, Gelişme/Açıklamalar ve Sonuç meselesinde olduğu gibi: 232 SÜNUÇTUR… Yani 230’un teyididir.

Toplumda, gelenekte; daha önce ayrılmış olanların ve daha sonra başka birileriyle evlenmiş ve tekrar boşanmış olanların; TEKRAR, YENİDEN İLK EŞLERİYLE EVLENMELERİNDE DİNEN HİÇBİR SAKINCA/GÜNAH/SORUMLULUK YOKTUR, demektir. Böyle insanları engellemeyin diye 232. Ayet ile SON KEZ Müslümanlar uyarılmaktadırlar.

Tabi yalnız Kadın için değil yalnızca; Erkek için de aynı şey geçerli…

Kadın ilk eşinden ayrılmıştır, O EVİNDE OTURUYORDUR…

Erkek başka bir kadınla evlenmiştir.

Aradan belirli bir zaman geçer, ikinci yaptığı evliliği de yürümez ve resmen boşanırlar.

Sonra düşünür taşınır, eski eşine karşı YENİDEN BİR SEVGİ BAŞLAR…

Ve ona EVLİLİK teklif edebilir.

Eğer kadın da (çünkü o evlenmemiştir, evdedir) ESKİ EŞİNE (erkeğe) DÖNMEK İSTERSE, evlenmelerinde hiçbir sakınca yoktur, denilmektedir.

Meselenin detaylandırılmasına sebep olduğundan dolayı biz teşekkür ederiz.

Ben bu konuyla ilgili BÜYÜK BİR AİLE FACİASINI önledim.

96 yılında BİR AİLE beni HAKEM seçti ve bu ayetleri DETAYLICA aynen böyle açıkladım ve AİLE SULH içinde evlerine gittiler.

Bu olayı Radyo programımda anlatmıştım; örnek olsun diye.

Yukarıda dile getirdiğim bu AİLE; gitmedik hacı, hoca bırakmamışlar. En son Fatih Çarşamba’da bir caminin İmamı olan, KADININ (o, boşama konusuyla muhatap olan Ablamızın büyük) ABİSİNE gidiyorlar.
O da; bu ayetleri anlayamadığından dolayı: Bir başka erkekle ile nikahlanıp, bir gece onunla kaldıktan sonra, o kişi boşayacak ve ertesi gün yine SENİNLE (eniştesiyle) NİKAHLANACAK, diye hüküm vermiş…

Ablanın (o kadının) büyük oğlu; 30 küsur yaşındaydı: ÇILGINA DÖNÜYOR ve BU NASIL BİR DİN, diye Dayısının üzerine yürüyor ve resmen dayısını öldürmeye kalkıyor…

7-8 kişi bana gelmişlerdi. Benim Sefaköy’deki ofisime…

Bizim Radyo Programını dinleyen bir komşuları demiş ki; bir Radyo var, orada bir Hoca (geldiklerinde bana Hocam Mocam falan deyince, ben; valla hoca moca değilim dedim) Sadece gücüm nispetinde Kur’an’ı anlamaya çalışan ve dilim döndüğünde Radyo’da Kur’an’ın anlaşılması için: “Kur’an’ın Gölgesinde Örnek Bir Kur’an Nesline!” adı altında bir program yapıyorum dedim, o kadar.

Onları dinledim: Abimiz, eşine demiş ki, bir tartışma, kavga esnasında; ÜÇTEN DOKUZA ŞARTOLSUN SENİ BOŞADIM!..

Bütün mesele de bu cümle biliyor musunuz?!..

Allah muhafaza…

Tabi ayetleri aynen yukarıdaki gibi izah ettikten sonra; kesinlikle sizin EVLİLİĞİNİZE HALEL GELMEMİŞ…

Sonra abimize soruldu: Bu sözü sarfettiğinde nasıl bir durumdaydın?

Çok sinirlenmiştim, kızgındım… Aklım başıma gelince, özür diledim, Allah’tan af diledim, yalvardım yakardım… Yok illa biz artık birbirimize haramız dedi, ona buna sordu… Abisi de böyle deyince oğlum deliye döndü (o gencin dini bilgisi zayıftı, sanırım pek yaşamı da yoktu; dayısının bu sözü üzerine iyice çılgına dönmüş haklı olarak).

Önce onu yatıştırdım; ben olsam senin yerinde ben de kafayı yerdim kardeşim dedim. Din Adamları adına ve BU DİNİN SAHİBİ adına senden özür dilerim, lütfen hakkını helal et, dedim. Biraz sakinleştirdim, sonra yukarıdaki meseleyi aynen dile getirdim.

Daha sonra, zaten kızgınlıkla eşi boşama yoktur, der Hz. Peygamberimiz dedim.

Sonra da kıymetli abim dedim; sizin boşama yetkiniz yok ki?!

Çok şaşırdılar…

Yahu İSLAM öyle basit bir din mi?!

Bir erkeğin iki dudağı arasına bıracak KADINLARIMIZI BOŞAMA İŞLERİNİ, dedim.

Peygamberin döneminde: KADIN VE ERKEĞİ NİKAHLAYAN, EVLENDİREN HZ. PEYGAMBERDİ, dedim. Aynı zamanda BOŞAYAN DA OYDU…

Bugün sizi kim, hangi kurum EVLENDİRDİ, NİKAHINIZI KIYDI, diye sordum…

İşte Falan Evlendirme Memurluğu dediler. İşte BOŞANMAK için de; yani sizin karı-kocalık akdinizin iptali için: BOŞANMA DAVASI AÇACAKSINIZ, boşanmanıza hükmedilecek ve siz ancak boşanabileceksiniz…

Sonra NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜNDEN kaydınız düşülecek…

Öyle KOLAY EVLENMEDİĞİNİZE göre, KOLAY BOŞANMA DA YOKTUR, dedim…

Allah razı olsun diyerek gittiler…

Bu örnekleri anlattım, çünkü ben bugüne kadar; abartısız söylüyorum, boşanmak üzere olan onlarca ailenin evliliklerinin devam etmesine katkıda bulundum. Bundan dolayı çok mutluyum, Rabbime sonsuz şükürler olsun…

Herkese araştırma ve çalışmalarında başarılar dilerim.

.
___________________________________
[*] Meal Kaynak:
http://www.sadikturkmen.com/kitap-siparis/

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Son Yorumlar