rulet sayi tahmini bahis siteleri

Bugün geçmişte yapılanların aynısı yapılıyor, fark yok!

14 Eylül 2011, Ayetlerle Düşünmek, Yorum Yok »

Kelimelerin orijinal mânâsını yerlerinden değiştirip tahrif edenler gibi olmayın!

 

Bir kardeşimiz bana mailden soru sormuş. İsmini zikretmeden affına sığınarak kendisinin ve nokta nokta geçen yerdeki arkadaşının ismini vermiyorum ki; bu vesileyle mesajımızdan herkes faydalansın:

//- geçen gün …………………. ile sohbet ettim…

melek bizim bildiğimiz melek değilmiş… “melek vardır, hava, güneş,rüzgar giibi şeylerdir diyor… melik hükümran gibi manalar ile açıklıyor.

nisa 82 metodolijisine destek olarak konuyu açıkladı. yani bakara 102 deki harut-marut ile….. isra 95 in birbiriyle çeliştiğini söylüyor, eğer melek normal bizim anladığımız melek olsaydı…

ben “melek” kelimesinin geçtiği ayetlere baktım, anladığım toplumda öğrendiğim melek… peygamberimize vahiy getiren… ademe selam eden… ve diğer ayetler…

ya ben melek diye bildiğim şeye zihnimi zorluyorum… ya da ………………’nın atladığı bişey var zira isra 95 i ve bakara 102 yi peşpeşe okuyunca ölçü olarak nisa 82 yi alınca doğru söylüyor 

arapça bilmediğim için sizin fikrinizi almak istedim

saygılar

not: valla melek kelimesinin içi benim hayatıma hiç etki edecek bişey değil keşke bunu farketmeseydim… ama şimdi öğrenme gerekliliği farz oldu üstüme… gel de çık işin içinden sadık abi… keşke kuran dışında herşeyden ve herkesten sıyrılabilip yaşayabilseydim şu dünya da… ne anladıysam onun hesabını verirdim. bu tip konulara dair o kadar çok fikir ve tespit geliyor ki kulağıma kur’an-ı şöyle kafama göre okumaya neredeyse zaman kalmayacak. işte burada yaşasın hazırcılık 🙂 -//

 

Aslında bu kardeşimiz; hem soru soruyor ve hem de cevabını da bizzat kendisi veriyor. O zaman bana ne diye soruyor?! Bilmiyorum. Sahip olduğu görüşü onaylamam için mi? Reddetmem için mi? Ama biliyorum ki; onaylasam da onu tatmin etmeyecek, reddetsem de!.. Bu kez de başka birisiyle karşılacak; o da iki tokat çakacak bu kez onun gibi inanmaya/düşünmeye başlayacak. Kendisinin imanı bizzat KUR’AN ile oluşmadığı sürece bu hep böyle olacak: ÇÜNKÜ BUNU EN İYİ YAŞAYAN BİZZAT BENİM. Şükürler olsun ki Yüce Allah beni bu durumdan kurtardı. Onun için herkese hep şunu söylerim: ONA BUNA SORU SORMAYI BIRAKIN; DİNİNİZİ KUR’AN’DAN ÖĞRENMEYE ÖZEN GÖSTERİN. O ALLAH Kİ; SİZE MUTLAKA EN DOĞRUSUNU ÖĞRETECEKTİR..

 

BUGÜN DE ŞEYTAN AYNI ŞEKİLDE İNSANLARA VAHYEDİYOR.
O GÖREVİNİ YAPIYOR ZİHİNLERİ KARIŞTIRARAK.
YA BİZ?!
ZİHNİMİZİ İYİLEŞTİRMEK İÇİN KUR’AN OKUYOR MUYUZ?

 

İyiliği sonsuz, İkrâmı bol Allah’ın adıyla;

«59. Derken onların içindeki zalimler/kötülük yapanlar,
sözü kendilerine söylenenden başka bir şekle soktular.
Biz de fasık olmaları/yoldan çıkmaları sebebiyle,
o zalimlere gökten bir azap indirdik.» [BAKARA SURESİ’nden]

 

BUGÜN AYNI ŞEKİLDE KUR’AN’IN ÜMMİLERİ VAR
KUR’AN’IN KELİMELERİNİN ANLAMINI DEĞİŞTİRİYORLAR
İŞTE YUKARIDA BANA GELEN MAİL’Kİ GİBİ

«75. ŞİMDİ, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz?
Oysa içlerinden birtakımı,
Allah’ın kelamını dinler, iyice anladıktan sonra,
onu bile bile tahrif ederlerdi/çarpıtırlardı.
76. Onlar/o münafıklar inananlarla karşılaşınca;
“İnandık” derler
ve
birbirleriyle baş başa kaldıklarında da şöyle derler:
“Rabbinizin katında/huzurunda
size karşı delil olarak kullanıp sizi sustursunlar diye mi,
Allah’ın (Tevrat’ta) size bildirdiğini onlara söylüyorsunuz?
Bunu aklınız almıyor mu?”
77. Onlar bilmiyorlar mı ki,
Allah onların gizli tuttuklarını da bilir, açığa vurduklarını da!..
78. Bunların bir de ümmi takımı vardır, kitabı (Tevrat’ı) bilmezler.
Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır.
Onlar sadece zan ile hareket ederler.
79. Yazıklar olsun o kimselere ki, kitabı elleriyle yazarlar,
sonra da onu az bir değere/karşılığa değişmek için;
“Bu, Allah’ın katındandır” derler.
Vay ellerinin yazdıklarından ötürü, onların haline!
Vay kazandıklarından dolayı, onların haline!» [BAKARA SURESİ’nden]

«44. KENDİLERİNE Kitap’tan bir nasip verilmiş olanları
görmüyor musun?
Onlar sapıklığı satın alıyorlar ve
sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar.
45. Allah size düşmanlık yapanları çok daha iyi bilir.
Allah dost olarak yeter. Allah yardımcı olarak da yeter.
46. (Kur’an nazil olurken) Yahudilerden öyleleri var ki,
(kelimeleri yerlerinden kaydırıp) tahrif ederek
onları anlamlarından uzaklaştırırlar.
Dillerini eğip bükerek ve fanatiklik yaparak;
“İşittik, karşı geldik”,
“İşit, işitmez olası!”
“Ra’ina” derler. Halbuki onlar;
“İşittik ve itaat ettik; dinle ve bize bak” deselerdi,
bu kendileri için daha hayırlı olurdu.
Fakat Allah; gerçeği anlayıp gizlemeleri yüzünden,
kendilerini lânetlemiştir (azarlamıştır).
Gerçekleri gizlemeleri yüzünden birçokları iman etmiyorlar.» [NİSA SURESİ’nden]

 

ALLAH’A VERDİĞİNİZ SÖZDE DURUN
YOKSA
ASLA BUNALIMDAN KURTULAMAZSINIZ,
KAFANIZ DA NETLEŞMEZ;
KARMAKARIŞIK DÜŞÜNCEYE SAHİP OLURSUNUZ!..

«13. İŞTE, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki,
onları lânetledik (azarladık, rahmetin dışına çıkardık),
kalplerini de huzursuz/stresli/bunalımlı kıldık.
Kelimeleri yerlerinden kaydırarak (tahrif edip) değiştiriyorlardı.
Akıllarından çıkarmamaları istenen şeylerden
önemli bir kısmını da unuttular.
(Ey Muhammed!) İçlerinden pek azı hariç onların,
bir hainliğini (sözleşmelere uymadığını) görüyorsun.
Yine de sen onları affet ve aldırış etme!
Çünkü Allah iyilik yapanları sever.» [MAİDE SURESİ’nden]

 

«40. AYETLERİMİZİ;
anlam olarak saptıran/tahrife yeltenen kimseler,
Bize gizli kalmazlar.
Ateşin içine atılan kimse mi daha hayırlıdır?
Yoksa kıyamet günü, emniyet içinde gelen kimse mi?
Yapmayı düşündüğünüz şeyleri yapın.
Şüphesiz O, yaptıklarınızı görmektedir.» [FUSSİLET SURESİ’nden]

 

MAALESEF BUGÜN DE KUR’AN’IN;
EHL-İ KİTAP’TAN (KUR’AN EHLİ) İNSANLAR OLUŞMUŞTUR
VE
AŞAĞIDAKİ AYETLERDE ANLATILAN KONUMDADIRLAR

«78. Onlardan (Kitap ehlinden) bir grup var ki,
Kitap’tan olmadığı halde Kitap’tan sanasınız diye
(okudukları) Kitap’tanmış gibi dillerini eğip bükerler
ve; “Bu, Allah katındandır” derler.
Halbuki o Allah katından değildir.
Bile bile Allah’a karşı yalan söylerler.
79. Allah’ın kendisine Kitabı, Hükmü (hükmetme yetkisini)
ve
peygamberliği verdiği hiçbir insanın;
“Allah’ı bırakıp bana kullar olun” demesi düşünülemez.
Fakat (şöyle öğüt verir:) “Öğrenmekte
ve
derinlemesine incelemekte olduğunuz Kitap uyarınca
rabbaniler (Allah’ın istediği örnek kullar) olun!”
80. Onun size;
“Melekleri ve peygamberleri ilahlar edinin” diye
emretmesi de düşünülemez.
Siz müslüman olduktan sonra, o size hiç inkârı öğütler mi?» [AL-İ İMRAN SURESİ’nden]

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Son Yorumlar