Anlamak ve anlamlandırmak için

07 Ocak 2012, Haber ve Duyurular, Kur'an Mealimiz Hakkında, Yorum Yok »

 Anlamak ve anlamlandırmak için

(Yeni Şafak Köşe Yazarı: Teodora Doni)

 

İnternette bir paylaşım sitesinde Kur’an’ın Türkçe çevirilerinden birine ilişkin bir paylaşıma, gazetemizin köşe yazarlarından birinin yaptığı yorum çok dikkatimi çekti. “Hakkını helal et, hak ettiğin değeri vermedik sana” diyordu ve ben bir süre hafızamı yokladıktan sonra hatırladım Sadık Türkmen’in kim olduğunu. Ertuğrul Özkök’ün 2009 Haziran’ında yayınlanan “Artık Kur’an’ı anlıyorum” başlıklı yazısında adı geçiyordu.

Yazan Ertuğrul Özkök olunca o yazıya ister istemez temkinli yaklaşmıştım ama gazetemizin köşe yazarlarından birinin araştırmacı yazar Sadık Türkmen için “hak ettiğin değeri veremedik sana” demesi beni gerçekten meraklandırmıştı.

Ertuğrul Özkök’ün “Artık Kur’an’ı anlıyorum” derken ne kadar anladığını bilemem lakin bu konuda yazı yazması sevindirici çünkü sonuçta bu bir hizmet. Belki ben fazla takıntılı biriyim, kelimelere, cümlelere ama yazısından anladığım kadarıyla Ertuğrul Özkök en az iki veya üç meal okumuş.

Kısa bir süre önce Said Nursi’nin vefatının ellinci yıldönümü nedeniyle Yeni Asya gazetesinin hazırladığı özel dosyaya cevap verenlerden biri de Ertuğrul Özkök’tü. Cevabında gelecek yıl veya bir sonraki yıl hayatta olacağını biliyor gibi “Said Nursi hakkında şimdilik bu kadarını söyleyebilirim, gelecek yıl veya sonraki yıllarda düzenlenecek kongreler için sorarsanız daha çok şey söyleyebilirim” demişti. Rabbim hayırlı ömürler versin lakin bu kadar uzun vadeli hesaplar yapmamak gerektiğini okuduğu meallerden de anlaması lazımdı.

O meallerden biri şu an elimde. Sadık Türkmen’in editörlüğünü yapıp yayına hazırladığı “Akıl ve bilim ışığında “KUR’AN’IN TÜRKÇE ÇEVİRİSİ” İniş sırasına göre KUR’AN” adlı kitabı Turksad21 Yayıncılık yayınlamış. 4. baskısı yapılan bu kitap birinci bölüm olarak hazırlanmış ve Mekki surelerin çevirisinden oluşuyor. Medeni surelerin çevirisinin yer alacağı ikinci bölümün kitap olarak yayınlanması ise anladığım kadarıyla hazırlık aşamasında. Kitabın kaynakça bölümünden de anlaşılıyor ki oldukça geniş bir tarama yapılmış. Prof. Dr. Süleyman Ateş’in Kur’an mealinden Ali Bulaç’ın Kur’an mealine kadar birçok çalışmadan yararlanılmış.

Bu çalışmaların her birinin ayrı ayrı değerli olduğunu düşünüyorum. Ben şimdiye kadar üç ayrı meali tamamen ve severek okuyabildim. Diğerleri için aynı şeyi söyleyemeyeceğim, okumayı denedim ama sonuna kadar sürdüremedim. Elimde bir de Çağrı Yayınlarından çıkan Rumence Kur’an meali var: “Coranul”. Rumence’ye çeviriyi Dr. George Grigore yapmış, ama çeviride bir sorun var, Fatiha ve iki üç sureden başka hiçbir surenin orijinal isimleri verilmemiş.

Şimdiye kadar çevremde Kur’an mealleriyle yakından ilgilenenlerin hepsinden duyduğum ortak eleştiri, çevirilerin Türkçe sorunu. Çevirileri yapanların Arapçaya hâkim oldukları kadar Türkçe’ye hâkim olmadıkları düşünülüyor ve özellikle edebiyat camiasında şair, mütefekkir, Üstad Sezai Karakoç’un bir Kur’an meali çalışmasının çok güzel ve son derece faydalı olacağı beklentisi var. Yanlış hatırlamıyorsam Rasim Özdenören ağabey de bir söyleşisinde bu konunun önemine değinmiş ve Üstad Sezai Karakoç’un bunu en iyi ve en güzel şekilde yapabileceğini söylemişti.

Sadık Türkmen’in çalışmasının özellikle iyi Türkçe açısından alınmış yeni bir mesafe olarak değerlendirileceğini umuyorum ve kendilerine teşekkür etmek istiyorum bu kitabı bana da gönderdiği için. Gerçeği söylemek gerekirse ben ilk defa surelerin iniş sırasına göre bir çeviri okudum. İlk defa böyle bir çeviri okuduğum için zorlanacağımı sanmıştım ama yanılmışım, zorlanmadan, anlayarak, severek okudum.

Kitap bana Pınar Yayınları’ndan çıkan bir başka çalışmayı hatırlattı. Celaleddin Vatandaş’ın “Hz Muhammed’in ( s.a.v ) Hayatı ve İslam Daveti (Mekke Dönemi ve Medine Dönemi)” isimli kitaplarını.

Resulullah’ın hayatını, Mekke ve Medine dönemi olarak ayrı ayrı inceleyen sürekli ayetlere atıfta bulunan Celaleddin Vatandaş’ın bu çok iyi hazırlanmış değerli çalışmasının Kur’an’ın anlaşılmasına önemli bir katkı olduğunu düşünüyorum.

Kur’an’ı anlamıyorum diyen insanlar çoğu zaman dar bir çerçeveden değerlendiriyor okudukları mealleri. Örnek vermek gerekirse günümüzde ciddi boyutlara varmış olan bir sorun, nefse ve günaha esir olma sorunu Muddessir Suresi’nin 4. ve 5. ayetleriyle bizlere bildirilmiş:

” Elbiseni temizle / Pislikten uzaklaş ”

Bu ayetler çok açık ve anlaşılır olmasına rağmen ne yazık ki insanlar tefsirleri okumadan bu ayetleri anlayamıyor. Dümdüz okuyorlar bu ayetleri, sadece bildiğimiz elbise temizliğinden söz edildiğini sanıyorlar.

Oysa biraz çaba göstererek, gerçekten anlamak isteyerek duru bir zihin ve gönülle yeniden Kur’an’a yönelmek, Resulullah’ı örnek alarak, hayatımızı Kur’an’la anlamlandırmak zorundayız.

Yaşadığımız hayatı, dünyadaki varoluş nedenimizi anlamak, sınavda olduğumuzu hatırlamak ve sınavı hakkıyla verebilmek için öncelikle Kur’an’ı anlamak, anlamak için de okumak zorundayız.

İlk vahyi, Alak Suresinin ilk ayetini hatırlayalım:

“Yaratan Rabbinin adıyla oku!”

 

Yeni Şafak web sitesindeki bu yazının linki:
http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?t=12.04.2010&y=Teodora_Doni

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Yorumlar