Sünnetullah gereği Allah’ın her canlı için koyduğu bir kanunu vardır.

18 Temmuz 2012, Çeşitli Görüşlerimiz, Kur'an Çalışmalarımız, Kur'an Mealimiz Hakkında, 3 Yorum »

Sünnetullah gereği Allah’ın her canlı için koyduğu bir kanunu vardır.

|

Çoğu meallerde bazı ayetlere:

Allah’ın bazı insanları maymunlara veya domuzlara çevirdiği, şeklinde meal verilir.

Bu BİYOLOJİNİN KANUNLARINI bilmemekten kaynaklanır.

Biz Mealimizi Taibat Kanunlarına,

Sünnete

ve

Akıl Bilim Işığında anlamlandırmaya büyük özen gösterdik…

|

ALLAH’IN SÜNNETİNDE/YASASINDA BİR DEĞİŞİKLİK BULAMAZSIN!..

«18- BİYOLOJİ : Canlıların özelliklerini konu edinir. Biyolojinin Birinci Kanunu: Cansız maddelerden canlı oluşum isbat edilemediği için; CANLIYA GEÇİŞ YOKTUR.

Öyleyse canlıyı kim oluşturdu? Cevap: ALLAH. Biyolojinin İkinci Kanunu: Türler arasında geçiş ispatlanamadığı için; türler arası geçiş yoktur. Örneğin; köpekten tavuk türüne geçiş sözkonusu değildir. Öyleyse her değişik türü ALLAH yaratmıştır. (Yani şimdiye kadar bilinen şeyler TEORİ niteliğindedir. Bizim bu söylediğimiz ise ispatlanmış BİR KANUNDUR!.. Bkz. Lise-2 BİYOLOJİ kitapları).» [Kur’an Mealimizin 2013 yılı baskısı SUNUŞ yazısından alıntılanmıştır.]

|

Biz ise bu ve benzeri ayetlere; domuzların ve maymunların fıtrattan/yaratılışlarından kaynaklanan özellikleri (alışkanlıkları) ile cezalandırıldıklarını düşünerek aşağıdaki gibi anlamlandırdık.

|
 Allah’ın adıyla

|
«60. DE Kİ: “Allah katında cezası bundan daha kötü olanları
size haber vereyim mi?
Onlar, Allah’ın lânetlediği (azarladığı, rahmetinin dışına bıraktığı)
ve
gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar
ve
domuzlar gibi oldunuz dediği, şeytanlara tapan kimselerdir.
İşte bunların yeri daha kötüdür
ve
onlar doğru yoldan daha çok sapmışlardır.”» [MAİDE SURESİ’nden]

«166. ”Yapmayın” denilen kötü işi kibirlenerek yaptıklarında,
onlara dedik ki: “Hor ve aşağılık maymunlar gibisiniz.”» [ARAF SURESİ’nden]

«65. Şüphesiz içinizden,
Cumartesi/tatil günü yasağını çiğneyenleri bilirsiniz.
Biz onlara; “Aşağılık maymunlar (gibi) oldunuz” demiştik.» [BAKARA SURESİ’nden]

|

____________________________________
Meal Kaynak: http://kitap-ekitap.com/product.php?id_product=10
http://kitap-ekitap.com/product.php?id_product=14

|

|

LÜTFEN BAŞKA MEALLER İLE KIYASLAYINIZ

MAİDE 60

Allah’ın adıyla

İmam İskender Ali Mihr : De ki; “Bundan daha şerli olup, Allah’ın katında kesinleşmiş olan cezayı, size haber vereyim mi? Onlar, Allah’ın lanetlediği ve gadap duyduğu ve onlardan maymunlar, domuzlar yaptığı ve tâguta kul ettiği kimselerdir. İşte onlar, mekânı en kötü olanlar ve sevvâ edilmiş yoldan en çok sapanlardır.
Diyanet İşleri : De ki: “Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar, Allah’ın lânetlediği ve gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar ve domuzlar çıkardığı kimseler ile şeytanlara tapan kimselerdir. İşte bunların yeri daha kötüdür ve onlar doğru yoldan daha çok sapmışlardır.”
Abdulbaki Gölpınarlı : De ki: Bundan daha fena olanları, Allah’ın cezasına uğramış bulunanları haber vereyim mi size? Allah’ın lânet ettiği, gazabına uğrattığı, içlerinden bir kısmını maymun ve domuz şekline soktuğu kişiler ve Şeytan’a tapanlar. İşte bunlardır yeri daha kötü olanlar, doğru yoldan daha fazla sapmış bulunanlar.
Adem Uğur : De ki: Allah katında yeri bundan daha kötü olanı size haber vereyim mi? Allah’ın lânetlediği ve gazap ettiği, aralarından maymunlar, domuzlar ve tâğuta tapanlar çıkardığı kimseler. İşte bunlar, yeri (durumu) daha kötü olan ve doğru yoldan daha ziyade sapmış bulunanlardır.
Ahmed Hulusi : De ki: “Allâh indînde, yapageldiklerinin karşılığı ne kadar kötüdür, bu konuda size haber vereyim mi? Allâh’ın lânetlediği ve gazap ettiğidir o kimse! (Allâh) onları maymunlar (düşünmeden taklitle yaşayanlar), domuzlar (şehevî zevkleri için yaşayanlar) ve tağuta (şeytana – vehmine – dürtülerine) tâbi olarak yaşayanlar hâline dönüştürmüştür! İşte bunlardır mekânı en kötü olanlar ve yolun ortasından sapanlar!
Ahmet Tekin : ‘Allah katında, bundan daha ağır cezaya uğrayacak olanı size haber vereyim mi? Allah’ın lânetlediği ve gazap ettiği, aralarından bazılarını maymunlar, domuzlar ve putlaştırılmış, zalim, azgın diktatörlere, idarelere, şeytanî güçlere, tağuta boyun eğip uşaklık edenler haline getirdiği kimseler, işte onlar yeri en kötü olanlar, doğru, dengeli bir yoldan, İslâmî hayat tarzından en uzak başlarına buyruk yaşayarak, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih edenlerdir.’ de.
Ahmet Varol : De ki: ‘Allah katında, ceza yönünden bundan daha kötü olanı size bildireyim mi? Alah’ın kendilerine lanet ettiği, gazaplandığı, kendilerini domuzlar ve maymunlar haline döndürdüğü kimseler ve Tağut’a tapanlar! İşte bunlar çok daha kötü bir konumdadırlar ve orta yoldan daha fazla sapmışlardır.
Ali Bulaç : De ki: “Allah katında, ‘kesinleşmiş bir ceza olarak’ bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Allah’ın kendisine lanet ettiği, ona karşı gazablandığı ve onlardan maymunlar ve domuzlar kıldığı ile tağuta tapanlar; işte bunlar, yerleri daha kötü ve dümdüz yoldan daha çok sapmışlardır.”
Ali Fikri Yavuz : De ki: Allah katında ceza bakımından bundan daha kötüsünü size haber vereyim mi? O kimseler ki, Allah kendilerine lânet etmiş, gazabına uğratmış, onlardan maymunlar, hınzırlar ve putlara (şeytanlara) tapanlar yapmış, işte onlar mevki bakımından daha fena ve dosdoğru yoldan daha sapkındırlar.
Bekir Sadak : «Allah katinda bundan daha kotu bir karsiligin bulundugunu size haber vereyim mi?» de, Allah kime lanet ve gazabederse, kimlerden maymunlar, domuzlar ve seytana kullar kilarsa, iste onlar yeri en kotu ve dogru yoldan en cok sapmis olanlardir.
Celal Yıldırım : De ki: Allah yanında ceza olarak bundan daha kötüsünü size haber vereyim mi ? Allah’ın lanetlediği, gazab ettiği ve kendilerinden maymun ve domuz yaptığı ve Tâğût’a tapan kimseler (var ya), işte onlar yer ve makam itibariyle daha şer ve düz yoldan daha çok sapmışlardır.
Diyanet İşleri (eski) : ‘Allah katında bundan daha kötü bir karşılığın bulunduğunu size haber vereyim mi?’ de, Allah kime lanet ve gazab ederse, kimlerden maymunlar, domuzlar ve şeytana kullar kılarsa, işte onlar yeri en kötü ve doğru yoldan en çok sapmış olanlardır.
Diyanet Vakfi : De ki: Allah katında yeri bundan daha kötü olanı size haber vereyim mi? Allah’ın lânetlediği ve gazap ettiği, aralarından maymunlar, domuzlar ve tâğuta tapanlar çıkardığı kimseler. İşte bunlar, yeri (durumu) daha kötü olan ve doğru yoldan daha ziyade sapmış bulunanlardır.
Edip Yüksel : De: ‘ALLAH katında bundan daha kötü bir durumu size bildireyim mi? ALLAH kime lanet ve gazap ederek maymunlar, domuzlar, putperestler haline sokmuşsa, işte o kimseler yer bakımından daha kötü ve doğru yoldan en çok sapmış olanlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır : Deki: Size Allah yanında cezaca ondan daha fenasını haber vereyim mi? O kimseler ki Allah kendilerine lâ’net etmiş, gadabına uğratmış, onlardan maymunlar, hınzirler ve taguta tapanlar yapmış, işte bunlar mevkı’ce daha fena ve düz yoldan daha sapgındırlar
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : De ki: «Allah yanında cezaca bundan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah’ın la’net ettiği, gazabına uğrattığı, kendilerini maymunlara ve domuzlara dönüştürdüğü kimselerle Tağut’a tapanlar, işte bunlar, yerleri en kötü yer olan ve doğru yoldan en çok sapanlardır.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş – 2) : De ki: «Allah katında cezaya çarptırılma bakımından bunlardan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah, kimlere lanet etmiş ve gazabına uğratmışsa; kimlerden maymunlar, domuzlar ve şeytana tapanlar yapmışsa, işte bunların makamı daha kötüdür ve onlar düz yoldan daha çok sapmışlardır».
Fizilal-il Kuran : De ki; «Allah katında bundan daha kötü konumda olanları size bildireyim mi? Allah’ın lanet ettiği, gazabına uğrattığı, aralarından bir bölümünü çarpıtarak maymuna ve domuza dönüştürdüğü kimseler ile tağuta (şeytan) tapan kimselerdir. Bunlar konumları en kötü ve doğru yoldan en sapmış olanlardır.
Gültekin Onan : De ki: “Tanrı katında ‘kesinleşmiş bir ceza olarak’ bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Tanrı’nın kendisine lanet ettiği, ona karşı gazaplandığı ve onlardan maymunlar ve domuzlar kıldığı ile tağuta tapanlar; İşte bunlar, yerleri daha kötü ve dümdüz yoldan daha çok sapmışlardır.”
Hasan Basri Çantay : De ki: «Allah katında bir ceza olmak bakımından bundan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allahın lâ’net ve aleyhinde gazab etdiği, içlerinden maymunlar, domuzlar yaptığı kimselerle şeytana tapanlardır ki işte bunların mevkii daha kötü ve dümdüz yoldan daha sapıkdır».
Hayrat Neşriyat : De ki: ‘Allah katında cezâ cihetiyle bundan daha kötü olanı size haber vereyim mi? O kimse(ler) ki, Allah on(lar)a (küfür ve azgınlıkları sebebiyle) lâ’net etmiş, üzer(ler)ine gazab etmiş, (aslında birer insan iken, sûretlerini değiştirerek) içlerindenmaymunlar ve domuzlar ve tâğûta (Allah’ın yerine tuttukları başka şeylere) tapanlaryapmıştır.’ İşte onlar, (âhirette) mevki’ce daha kötü ve düz yolun ortasından (sapanların içinde) en çok sapmış olan kimselerdir.
İbni Kesir : De ki: Allah katında bundan daha kötü bir cezanın bulunduğunu size haber vereyim mi? O kimse ki; Allah ona la’net etmiş, aleyhine gazab etmiş ve onlardan maymunlar, domuzlar ve Tağut’a kullar kılmıştır. İşte onlar; yer bakımından en kötü ve doğru yoldan en çok sapmış olanlardır.
Muhammed Esed : De ki: “Allah katında bunlardan daha şiddetli bir cezayı hak edenleri size söyleyeyim mi? Onlar, Allahın lanetledikleridir; onlar Allahın gazap ettikleridir ve şeytani güçlere taptıkları için Allahın maymuna ve domuza çevirdikleridir: Bunlar durumu en kötü olanlar ve doğru yoldan (alaya alıcılardan) daha fazla sapanlardır”.
Ömer Nasuhi Bilmen : De ki: «Allah Teâlâ’nın indinde cezaca kendisinden daha şerlisini size haber vereyim mi? O kimse ki, Allah Teâlâ ona lânet etti ve üzerine gazabta bulundu ve onlardan maymunlar ve hınzırlar ve Cenâb-ı Hak’tan başkasına tapanlar yaptı. İşte bunlar mevkice daha şerli, düz yoldan daha sapık kimselerdir.»
Ömer Öngüt : De ki: “Allah katında bundan daha kötü bir cezanın bulunduğunu size haber vereyim mi? Onlar Allah’ın lânetlediği, gazap ettiği, içlerinden maymunlar ve domuzlar yaptığı kimselerle Tağut’a tapanlardır. İşte onlar mevki bakımından daha kötü olanlar ve doğru yoldan daha çok sapmış bulunanlardır. ”
Şaban Piriş : Allah katında bundan daha kötü bir musibet bulunduğunu size haber vereyim mi? de, -Allah kime lanet eder, ve ona gazap ederse, kimlerden maymunlar, domuzlar ve tağuta tapanlar kılarsa, işte onlar yeri en kötü ve doğru yoldan en sapık olanlardır.
Suat Yıldırım : De ki: “Allah katında bir ceza olarak bundan daha beterini bildireyim mi?O kimseler ki Allah onlara lânet etmiş, gazabına uğratmış, içlerinden bir kısmını maymun, domuz ve tâgut’a tapan kimseler yapmıştır. Yerleri en fena olanlar, doğru yoldan büsbütün sapanlar, işte onlardır.”
Süleyman Ateş : De ki: “Allâh katında yeri bundan daha kötü olanı size söyleyeyim mi? Allâh kim(ler)e la’net ve gazab etmiş, kimlerden maymunlar, domuzlar ve şeytâna tapanlar yapmışsa, işte onların yeri daha kötüdür ve onlar düz yoldan daha çok sapmışlardır.
Tefhim-ul Kuran : De ki: «Allah katında, ‘kesinleşmiş bir ceza olarak’ bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Allah’ın kendisine lanet ettiği, ona karşı gazablandığı ve onlardan maymunlar ve domuzlar kıldığı ile tağuta tapanlar; işte bunlar, yerleri daha kötü ve dümdüz yoldan da daha çok sapmışlardır.»
Ümit Şimşek : ‘Allah’tan bir ceza olarak bundan daha kötüsünü size haber vereyim mi?’ de. ‘Allah’ın lânet ettiği, gazabına uğrattığı, kimini de maymuna ve hınzıra çevirdiği, tâğuta kulluk edenler en kötü bir mevkidedirler; onlar dosdoğru yoldan sapmışlardır.’
Yaşar Nuri Öztürk : De ki: “Allah katında ceza olarak bundan daha kötüsünü size bildireyim mi? Allah’ın lanetlediği, üzerine gazap indirdiğidir o. Allah böylelerinden maymunlar, domuzlar ve tağut uşakları yapmıştır. İşte bunlardır yer bakımından daha kötü, yolun denge noktasını kaybetme bakımından daha şaşkın olanlar.”

|

|

ARAF 166

Allah’ın adıyla

İmam İskender Ali Mihr : Böylece onlar, ondan nehyedildikleri şeyde haddi aşınca, onlara: “Aşağılık maymunlar olun!” dedik.
Diyanet İşleri : Yasaklandıkları şeylerden vazgeçmeye yanaşmayınca da onlara “aşağılık maymunlar olun” dedik.
Abdulbaki Gölpınarlı : Nehyedildikleri şeyleri yapmakta ısrâr edince onlara aşağılık maymun olun dedik.
Adem Uğur : Kibirlenip de kendilerine yasak edilen şeylerden vazgeçmeyince onlara: Aşağılık maymunlar olun! dedik.
Ahmed Hulusi : Ne zaman ki kibirlenip yasaklandıkları şeylerden dolayı kızıp hadlerini aştılar, kendilerine: “Aşağılık maymunlar (birbirini taklitle yaşayan, aklını kullanamayan mahlûklar) olun” dedik.
Ahmet Tekin : Onlar, yasaklandıkları kötülüklerde, bunların sözcülüğünde, savunuculuğunda daha da ileri gitmeye serkeşlikte bulunmaya başladıklarında onlara:
‘Aşağılık maymunlar olun’ dedik.
Ahmet Varol : Büyüklük taslayarak kendilerine yasak edilenleri bırakmamaları üzerine onlara: ‘Aşağılık maymunlar olun’ dedik.
Ali Bulaç : Onlar, kendisinden sakındırıldıkları ‘şeyi yapmada ısrar edip başkaldırınca’ onlara: “Aşağılık maymunlar olunuz” dedik.
Ali Fikri Yavuz : Böylece onlar, kibirlenerek yasak edildikleri şeyi yapınca kendilerine: “- Hor ve zelîl maymunlar olun.” dedik.
Bekir Sadak : Kendilerine edilen yasaklari asinca, onlara: «Asagilik birer maymun olun» dedik.
Celal Yıldırım : Onlar, men’edildlkleri şeyleri dikbaşlık ve inatla yapmaya devam edince ; onlara : «Rahmetten kovulup uzaklaştırılmış aşağılık maymunlar olun!» dedik.
Diyanet İşleri (eski) : Kendilerine edilen yasakları aşınca, onlara: ‘Aşağılık birer maymun olun’ dedik.
Diyanet Vakfi : Kibirlenip de kendilerine yasak edilen şeylerden vazgeçmeyince onlara: Aşağılık maymunlar olun! dedik.
Edip Yüksel : Kendilerine yasaklananlara uymayınca da onlara, ‘Aşağılık maymunlar olun!,’ dedik.
Elmalılı Hamdi Yazır : Vaktâki artık o nehy edildikleri şeylerden dolayı kızıb tecavüz etmeğe de başladılar, biz de onlara maymun olun keratalar dedik
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Artık o yasaklandıkları şeylerden dolayı kızıp haddi aşmaya başladıkları zaman Biz de onlara: «Aşağılık maymun olun keratalar!» dedik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş – 2) : Böylece onlar kibre kapılıp yasak kılınan şeylerden vazgeçmeyince, biz de onlara, hor ve zelil maymunlar olun, dedik.
Fizilal-il Kuran : Sakındırıldıkları kötülüğü ısrarla ve küstahça işlemeye devam edince kendilerine «birer aşağılık maymun olunuz» dedik.
Gültekin Onan : Onlar, kendisinden sakındırıldıkları şeyi ‘yapmada israr edip başkaldırınca’ onlara: “Aşağılık maymunlar olun” dedik.
Hasan Basri Çantay : Bu suretle onlar serkeşlik ederek yasak edileni yapmakda ısraar edince kendilerine: «Hor ve zelil maymunlar olun» dedik.
Hayrat Neşriyat : Buna rağmen (onlar), kendisinden yasaklandıkları şeylerde (ısrâr ile) isyân ettiklerinde, (biz de) onlara: ‘Aşağılık kimseler olarak, maymunlar olun!’ dedik.
İbni Kesir : Böylece onlar, serkeşlik ederek yasak edileni yapmakta ısrar edince; aşağılık maymunlar olun, dedik.
Muhammed Esed : ve sonra da, kendilerine yasak edilen şeyleri yapmakta küstahça direttikleri zaman onlara: “Aşağılık maymunlar gibi olun!” dedik.
Ömer Nasuhi Bilmen : Vaktâ ki, nehyolundukları şeylerden dolayı serkeşlikte bulundular, onlara, «Zelil maymunlar olunuz!» deyiverdik.
Ömer Öngüt : Böylece onlar kibirlerinden dolayı kendilerine yasak edilen şeylerden vazgeçmeyince kendilerine: “Aşağılık birer maymun olunuz!” demiştik.
Şaban Piriş : Yasaklandıkları şeye başkaldırdıkları zaman, onlara: -Alçak maymunlar olun! dedik.
Suat Yıldırım : (165-166) Kendilerine verilen öğütleri ve uyarıları kulak ardı edip onları bir tarafa bırakınca, içlerinden kötülükleri önlemeye çalışanları kurtarıp o zalimleri fâsıklıkları yüzünden şiddetli bir azaba uğrattık. Şöyle ki: Onlar serkeşlik edip yasakları çiğnemekte ısrar edince onlara: “Hor ve hakir maymunlar haline gelin!” diye emrettik.
Süleyman Ateş : Kibirlerinden dolayı kendilerine yasak kılınan şeylerden vazgeçmeyince onlara: “Aşağılık maymunlar olun!” dedik.
Tefhim-ul Kuran : Onlar, kendisinden sakındırıldıkları ‘şeyi yapmada ısrar edip başkaldırınca’ onlara: «Aşağılık maymunlar olunuz» dedik.
Ümit Şimşek : Onlar isyan edip de kendilerine yasaklanan şeyi işlemeye devam edince, Biz de onlara ‘Aşağılık maymunlar olun’ dedik.
Yaşar Nuri Öztürk : Ne zaman ki, yasaklandıkları şeylerden ötürü öfkelenip başka aşırılıklar yapmaya başladılar, onlara şöyle dedik: “Aşağılık, maskara maymunlar olun!”

|

|

BAKARA 65

Allah’ın adıyla

İmam İskender Ali Mihr : Ve andolsun ki siz, içinizden cumartesi günündeki (avlanma yasağını) çiğneyenleri biliyordunuz. O zaman onlara: “Hakir (aşağılık) maymunlar olun.” dedik.
Diyanet İşleri : Şüphesiz siz, içinizden Cumartesi yasağını çiğneyenleri bilirsiniz. Biz onlara, “Aşağılık maymunlar olun” demiştik.
Abdulbaki Gölpınarlı : Bilirsiniz elbet, içinizde cumartesi gününe hürmet etmeyip emirden çıkanlara aşağılık maymun olun demiştik.
Adem Uğur : İçinizden cumartesi günü azgınlık edip de, bu yüzden kendilerine: Aşağılık maymunlar olun! dediklerimizi elbette bilmektesiniz.
Ahmed Hulusi : Yemin olsun ki sizden Sebt’te (Cumartesi’ye hürmet etmeyip) haddini aşanları siz bilirsiniz. Onlara şöyle dedik: “Aşağılık maymunlar (hakikatinin getirisini yaşamayı terk edip taklitle yaşayanlar) olun!”
Ahmet Tekin : İçinizden Cumartesi yasağını çiğneyenleri elbette bilirsiniz. İşte bundan dolayı onlara:
‘Sefil maymunlar olun’ dedik.
Ahmet Varol : Şüphesiz siz, içinizden cumartesi günü haddi aşanları bilmişsinizdir. Biz onlara ‘aşağılık maymunlar olun’ demiştik. [10]
Ali Bulaç : Andolsun, sizden cumartesi (günü) yasağı çiğneyenleri elbette biliyorsunuz. İşte biz, onlara: “Aşağılık maymunlar olun” dedik.
Ali Fikri Yavuz : Gerçekten siz bilirsiniz ki, Dâvûd (Aleyhisselâm) zamanında kavminiz, cumartesi günü, balık avından men edilmişken, içinizden bu emri çiğneyip geçenlere: “- zelil ve hakir maymunlar olun.” dedik. (üç gün sonra da helâk oldular.)
Bekir Sadak : (65-66) Icinizden cumartesi gunu azginlik edenleri elbette biliyorsunuz. Onlara «Asagilik birer maymun olunuz» dedik”; bunu, cagdaslarina ve sonradan geleceklere bir ceza ornegi ve Allah’a karsi gelmekten sakinanlara ogut olsun diye yaptik.
Celal Yıldırım : İçinizden Cumartesi gününde (ilâhî buyrukları ve o güne olan hürmeti çiğneyip) tecavüz edenleri elbette bilirsiniz. Biz onlara : «Rahmetten uzak hor ve hakir maymunlar olun!» demiştik.
Diyanet İşleri (eski) : (65-66) İçinizden cumartesi günü azgınlık edenleri elbette biliyorsunuz. Onlara ‘Aşağılık birer maymun olunuz’ dedik; bunu, çağdaşlarına ve sonradan geleceklere bir ceza örneği ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlara öğüt olsun diye yaptık.
Diyanet Vakfi : İçinizden cumartesi günü azgınlık edip de, bu yüzden kendilerine: Aşağılık maymunlar olun! dediklerimizi elbette bilmektesiniz.
Edip Yüksel : Sizden Cumartesi yasağını çiğneyenleri elbette biliyorsunuz. Onlara ‘Aşağılık maymunlar olun,’ dedik.
Elmalılı Hamdi Yazır : içinizden sebt -istirahat- günü tecavüz edenleri elbette bilirsiniz biz onlara sefil maymunlar olun dedik
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : İçinizden cumartesi istirahat günü yasağını çiğneyenleri elbette bilirsiniz. Biz onlara: «Sefil maymunlar olun!» dedik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş – 2) : İçinizden cumartesi günü yasağını çiğneyenleri elbette bilirsiniz. İşte bundan dolayı onlara «sefil maymunlar olun!» dedik.
Fizilal-il Kuran : İçinizden Cumartesi yasağını çiğneyenleri bilmiş olmaktasınız. Onlara ‘Aşağılık maymunlara dönün» dedik.
Gültekin Onan : Sizden Cumartesi yasağını çiğneyenleri elbette biliyorsunuz. İşte biz onlara “Aşağılık maymunlar olun” dedik.
Hasan Basri Çantay : Andolsun, içinizden Cumartesi günü (ne saygı göstermek) hakkında (ki dînî hududu balık avlamak suretiyle) çiğneyib geçen («eyle» li) ler (in hallerini, başlarına gelenler) i de her halde bil (ib öğren) mişsinizdir. İşte biz onlara (Dâvud lisâniyle) : «Hor ve zelîl maymunlar olun» dedik, (üç gün sonra hepsi helak oldu).
Hayrat Neşriyat : İçinizden Cumartesi gününde haddi aşanları da elbette bilirsiniz. Bu yüzden onlara: ‘Aşağılık maymunlar olun!’ demiştik.
İbni Kesir : Andolsun ki, içinizden cumartesi günü haddi aşanları elbette bilirsiniz. İşte biz onlara: Aşağılık maymunlar olun, dedik.
Muhammed Esed : Nitekim, içinizde Sebt Günü’nün kutsallığını ihlal edenleri biliyoruz; bu davranışlarınızdan ötürü onlara: “Aşağılık maymunlar gibi olun!” dedik.
Ömer Nasuhi Bilmen : Andolsun ki, sizler içinizden cumartesi gününde haddi tecavüz edenleri elbette bilmişsinizdir. Biz de onlara «Sefil, hakîr maymunlar olunuz» demiştik.
Ömer Öngüt : İçinizden cumartesi günü azgınlık edip haddi aşanları elbette biliyorsunuz. Biz onlara: “Aşağılık maymunlar olunuz!” demiştik.
Şaban Piriş : İçinizden cumartesi gününde yasağı çiğneyenleri de elbette biliyorsunuz. İşte biz onlara: -Hor ve aşağılık maymunlar olun, dedik.
Suat Yıldırım : İçinizden cumartesi günü haddi aşanları elbette bilirsiniz. Biz böyle yapanlara «Aşağılık maymun olun!» dedik.
Süleyman Ateş : İçinizden, Cumartesi günü (avlanma yasağı)nı çiğneyenleri elbette bilmişsinizdir; işte onlara: “Aşağılık maymunlar olun!” dedik.
Tefhim-ul Kuran : Andolsun, sizden Cumartesi (günü) haddi aşanları elbette biliyorsunuz. İşte biz, onlara: «Aşağılık maymunlar olunuz» dedik.
Ümit Şimşek : İçinizden Cumartesi günü haddi aşanları siz biliyorsunuz. Biz onlara ‘Aşağılık maymunlar olun’ dedik.
Yaşar Nuri Öztürk : Yemin olsun, içinizden Cumartesi gününde azgınlık yapanları siz bilirsiniz. Onlara şöyle dedik: “Aşağılık maymunlar oluverin.”

Kaynak: http://www.kuranmeali.org

“Sünnetullah gereği Allah’ın her canlı için koyduğu bir kanunu vardır.” için 3 cevap

  1. yusuf dedi ki:

    Sadık bey biyolojinin 2.kanunu derken bunu neye dayandırarak söylüyorsunuz.Kendi gözlemlerinizmi yoksa bir kaynağa dayanarakmı.Çünkü evrimsel sürecde yaşam ilkin bir hücre ile başladı ve zaman içerisinde evrilerek çok hücreli ve daha sonraki evrimsel basamaklarda farklı türlerden evrilerek insan türüne geçdiği şeklindedir. Eğer evrim görüşüne göre söylüyorsanız ki evrimde mutasyonlar sonucunda türler arası bir dönüşüm gercekleşmiştir şeklinde bir genel kabul vardır.Yani evrim ağacına baktığımızda yaşam dallanır fakat en tabanına indiğimizde atasal bir canlıdan türemiştir.Bir de biyolojinin 1.kanunu demişsiniz canlı cansızdan oluşmaz diye tamam doğru bir canlının oluşa bilmesi için illaki başka bir canlı varlığına ihdiyaç vardır.Fakat o canlıyı oluşturan hücrenin temel taşlarına baktığımızda hepsi cansız maddeler.Protein,yağ,karbohidrat vs… aslında bunlar diribiliminin hala kesin bir sonuca ulaşamadığı konular, bilim hala bize ilk canlının nasıl ve ne şekilde oluştuğunu kesin olarak ıspatlayamadı şuana kadar.

    • Sadık TÜRKMEN dedi ki:

      Teşekkür ederim; bizim söylediklerimiz/dile getirdiklerimiz KANUN, sizin dile getirdiğiniz/söylediğiniz ise TEORİ niteliğindedir. Lise-2 Biyoloji kitaplarına bakabilirsiniz; orada bu söylediklerimiz KANUN olarak geçer, yani; ispatlanmış TEORİ’ye kanun denilir biliyorsunuz… Kanun ispatlanmış olan demektir; Teori ise henüz ispatlanamamış olan varsayımlar silsilesi demektir…

      Araştırma ve çalışmalarınızda başarılar dilerim… 

      • yusuf dedi ki:

        Bende teşekkür ederim. Bir şeyin kanun olması demek artık yanlışlanamıyor olması demektir. Yani bilmin konusunun dışına çıkmıştır artık kanun olur. Fakat canlılığın kökenleri konusu tüm varsayımları ile hala teoridir. Zaten bir şeyin bilimin konusu olması için yanlışlana biliyor olması lazım. Lise biyoloji kitablarında geçmesi o şeyi kanun yapmaz. Zaten ders kitapları herzaman ideolojik bir şekilde hazırlanır. Bugün yapılan araştırmalarda hale canlılığın kökeni ile alaklı bir çok araştırma mevcut. Deniz ve okyanus diplerinde farklı farklı canlılar türlerine rastlanmakda. Sürekli mevcut bilgilerin üzerine yeni yeni tezler bulgular eklenmekde o yüzden; ” Biyolojinin İkinci Kanunu: Türler arasında geçiş ispatlanamadığı için; türler arası geçiş yoktur. (Yani şimdiye kadar bilinen şeyler TEORİ niteliğindedir. Bizim bu söylediğimiz ise ispatlanmış BİR KANUNDUR!.. Bkz. Lise-2 BİYOLOJİ kitapları)” bu ifadenize katılmıyorum. Evrimsel sürecde farklı türlerden nasıl türleşme olmamış onuda acıklayı versinlerde bizde inanalım. Ayrıca biyolojide yapılan farklı deneyler vardır onlarıda okumanuzı tavsiye derim. http://tr.wikipedia.org/wiki/Miller-Urey_Deneyi
        Araştırma ve çalışmalarınızda başarılar dilerim…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Yorumlar