rulet sayi tahmini bahis siteleri

Ahlâk ve Hukuk Kavramları Üzerine

12 Ocak 2012, SÜNNET Kitabımız Hakkında, Yorum Yok »

“İnsanlar ne zaman birbirlerini yıkayan eller gibi olurlarsa, kontrol ilkeleri anlaşılmış ve yerine getiriliyor olur.”

 

 Ahlâk ve Hukuk Kavramları Üzerine

 

1) AHLÂK PROBLEMLERİ

Ahlâk kelime manâsı olarak huylar demektir. Bugün ahlâk kelimesi terimleşmiştir. Bir bilim olarak doğuda ve batıda okutulmaktadır.

Bilet almak için sırada bekleyen insanların önüne geçmek ahlâk kuralları açısınan olumsuz bir davranıştır. Ahlâk, hayatın her sahasında geçerli kurallar taşıyan bir bilimdir. Ahlâki davranışlardan bazıları hukukun sahasına alınmıştır. Örneğin hırsızlık, ahlâk açısından olumsuz bir davranıştır. Aynı zamanda hukuki işlem gerektiren bir eylemdir.

Ahlâk ile Hukuk meselesine bir örnek verecek olursak: «İnanmak ayrı şey, iftira atmak ayrı şeydir. İftira: “Yapılmayan bir davranışın, söylenmeyen bir sözün birisine isnad edilmesidir.” Başka bir örnekleme ise şöyle yapılabilir: “Allah’a inanmıyorum” diyene dünyada ceza verilmez, lâkin Allah’a iftira atana iftira cezası uygulanır.

 

2) HUKUK PROBLEMLERİ

Hukuk: Arapça bir kelime olap HAKLAR demektir. Onbinlerce kanun olması ve aralarında çelişki bulunması huzursuzluğa yol açmaktadır. (VE SÜNNET, adlı eserimizden alıntılanmıştır; Sh. 33)

 

3) KENDİMİZİ; HEM KONTROL EDEN VE HEM DE KONTROL ETTİREN OLMALIYIZ!..

Zihin ameli vardır, kalp ameli vardır, beden ameli vardır.

Her amel bir iştir.

Düşüncelerimizi açıklamak ile (dil ile ikrar) düşüncelerimizi kontrol ettirebiliriz.

Duygularımızı açıklamakla kalbimizi kontrol ettirebiliriz, beden ile Allah’a kulluk etmeye çalışmakla beden amellerimizi kontrol ettirebiliriz.

Kontrol, kontrol ettiren kişi için en faydalı işlerden biridir. Kontrol eden ise bir hizmet yapmış sayılır.

Böylece inançlar, duygular ve davranışlar kontrol edilmiş olur. Allah’ın rızasını kazanmak isteyen, kendisini kontrol ettirsin.

Kişinin kendisim kontrol etmesi zaten doğal bir iştir. Malûmu ilân gerekmez. Esas olan kişinin başkalarına kendisini kontrol ettirmesidir. Bu ise yüce bir ahlâktır.

Bir beyinde şirk olduğu nasıl bilinsin. Şirk beyninin içinde gizli bir zararlı mikrop gibidir. Dil, inançlarını söylemeli ki, bunu duyan birisi; “Dikkat, kardeşim bu inancın şirktir” diyebilsin ve bu kişi bundan, araştırdıktan sonra öğüt alabilsin. Bilakis iyi bir şeydir. İnancını, düşüncelerini, fikirlerini açıklaman suç değildir.

Bir insan neye inanırsa inansın, bu inancından dolayı ölüm cezasına çarptırılamaz. O kişi inancını böyle açıklıyorsa, birisi de bunun bâtıl olduğunu söylüyorsa, kavga etmeden konuşmaları, temel bir insanlık görevidir. Kontrol işinin bir çeşididir.

İnsanlar ne zaman birbirlerini yıkayan eller gibi olurlarsa, kontrol ilkeleri anlaşılmış ve yerine getiriliyor olur.

Kur’an’ı en iyi anlayan Peygamberimizi (Hz. Muhammed’i) Allah kontrol ediyor, hatalarını bildiriyordu. Hâl böyle iken Kur’an’ı uyguladıklarını iddia edenler, nasıl olur da kontrolden kaçarlar. Şimdi kimse Vahiy almadığına göre, kıyâmete değin de alamayacağına göre, kontrol işini insanlar birbirleri için yapmaları lâzımdır.

“Ben Kur’an’ı doğru uyguluyorum, kontrole ihtiyacım yok” demek korkunç bir hastalıktır.

İnanmak ayrı şey, iftira atmak ayrı şeydir. İftira: Yapılmayan bir davranışın, söylenmeyen bir sözün birisine isnad edilmesidir.

Örneğin “Allah’a inanmıyorum” diyene dünyada ceza verilmez, lâkin Allah’a iftira atana iftira cezası uygulanır.

Kezâ ölmüşlere ve yaşayanlara da iftira atılması iftira cezasını gerektirir. (VE SÜNNET, adlı eserimizden alıntılanmıştır; Sh. 77-78)

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Son Yorumlar