‎~ «Kur’an’da birbirine zıt ayet olmaz. Müşkil bir ayeti anlamak için; bütüne; yani siyak ve sibaka giderek ayeti anlamaya çalışmalıyız.»

03 Haziran 2012, Çeşitli Görüşlerimiz, Yorum Yok »

‎~ «Kur’an’da birbirine zıt ayet olmaz.

Müşkil bir ayeti anlamak için;

bütüne yani siyak ve sibaka giderek ayeti anlamaya çalışmalıyız.»

 

6- MÜŞKİL[*]

|
[*] Sözlükte “bir iş karışık, problemli olmak, hangi cinsten olduğu bilinmemek” gibi anlamlara gelen müşkil, bir fıkıh usulü terimi olarak, bizzat lafzında bulunan bir sebep veya başka bir nassla karşılaşmasından dolayı manası kapalı olan ifadedir. Müşkil lafız ile kastedilen mana, ancak onu kuşatan karîne ve emâreler üzerinde incelemede bulunma ve derinlemesine düşünme yoluyla anlaşılabilir. Müşkil için birden fazla manaya gelen müşterek (müteradif) kelimeler örnek olarak verilebilir. Meselâ, ayn kelimesi, göz, pınar, casus gibi anlamlara gelmekte, kuru’ kelimesi de kadınların hem temizlik, hem de âdet dönemini ifade etmektedir. Lafızda geçen bu kelimelerin hangi anlama geldiği, bazen sözün gelişinden, akışından; bazen de başka harici bir delil vasıtısıyla anlaşılır.

 

 

Bakara 228:

Allah’ın adıyla

«BOŞANMIŞ kadınlar kendi kendilerine üç kur/ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler.»

Bu ayetteki kur’u lafzı müşkil bir lâfızdır. Tevil, tahsis, ihtimaliyât kabul eder. Kur’u kelimesinin geldiği ihtimal ikidir.

Âdet süresi veya iki âdet arasındaki temizlik süresidir. Hukukçu yapacağı araştırma sonucunda bir kanaate vararak, her iki ihtimalin birini tercih etmekte özgürdür. Ve tercih ettiği ihtimale göre amel (uygulama) yapmak için kararını verir.

|

Enfal 17 meali:

Allah’ın adıyla

«17. Onları siz kendi arzunuz ile öldürmediniz.

(Sizinle savaşı onlar başlattıkları için),

Allah onları öldürmenize izin verdi.

Attığın(oklar)ı arzu ederek atmadın.

Allah atmanıza müsaade etti.

Müminlere yapılanların karşılığını vermek için!

Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.»

Bu müşkil ayeti anlamak için kâidelerimizi kullanalım.

Kur’an’da birbirine zıt ayet olmaz, bütüne siyak ve sibaka

giderek ayeti anlamaya çalışalım.»

|

Bkz. Enfal 50. ayette;

Allah’ın adıyla

«50. MELEKLER,

kâfirlerin yüzlerine

ve

artlarına/sırtlarına vura vura:

“Haydi tadın yangın azabını” diyerek canlarını aldığında

bir görseydin!» derler.

 “Attığın(oklar)ı arzu ederek atmadın.

Allah atmanıza müsaade etti.”» ifadesi neyi kasdetmektedir?

|

Bu konuda neyin kastedildiğini aşağıdaki şıklarla belirtelim. Bazı kişilerin de görüşünü yansıtalım.

A- Bazı Tasavvufçular, insanın da Allah olduğunu veya Allah’ın sıfatlarının tecellisi olduğunu ayetten yorumluyorlar. B- Bedir savaşında, Peygamberimizin attığı oklar ile insanlar öldüğü için, kanlar döküldüğü için Peygamberimizi çok üzmüştü. Keşke onlar bu cahilliği yapmasalardı.

|

Savaşı başlatmasalardı. Rabbimiz, Rasûlünü teselli ediyor. Savaşa sen karar vermedin, Allah emir verdi buyurulmaktadır.

(A) görüşü bâtıldır. Bu görüş Kur’an’a zıttır. Bu görüş şirktir, bu görüşü reddediyoruz. Böyle bir yorumu Kur’an’ın manâsını tahrif olarak görüyoruz.

(B) görüşü ise, Kur’an’ın geneline uygun bir görüştür.

|

Nisa Sûresi 157, 158, 159:

Allah’ın adıyla

«157. ve

“Biz Allah’ın Rasûlü,

Meryem’in oğlu Mesih’i öldürdük” demeleri sebebiyle

lânetlendiler (Allah’ın rahmetinden kovuldular).

Oysa onu ne öldürdüler,

ne de astılar,

sadece (İsa’ya) benzettikleri birini öldürdüler.

Onda ihtilaf edenler, bundan dolayı kuşku içindedirler,

ona dair bir ilimleri yoktur, ancak zanlarının peşinden giderler.

Halbuki onu kesin olarak (onlar) öldürmediler.

 

158. Fakat Allah onu (öldürerek) kendi katına yükseltmiştir.

Allah üstün ve güçlüdür, doğru hüküm/karar verendir.

 

159. (İsa diye birini çarmıha gerdikleri zaman),

Kitap Ehli Museviler’den hiç kimse yoktu ki;

onu (öldürülenin İsa olmadığını) bilip/tanıyıp inanmış olmasın.

Kıyamet günü o (İsa) onların aleyhine şahit olacaktır.»

 

Kur’an’ın tamamına icmalen (toptan) inanırız. İçindeki delâleti kat’i(*) ayetlerin manâlarına da aynen inanırız. Delâlet-i zanni ayetlere gelince; şimdi Nisa 159’dan ne anlıyorsunuz?

Bunu düşününüz. Anlam kapalıdır. Bu nedenle aynen iman edip, geçmekten başka çâre yoktur. Bu ayetten hareket ederek çeşitli yorumlara Müslümanların inanma mecburiyeti yoktur. Yani çıkarılan yorumlara iman etmeyenlere kâfir denemez. Buna benzer ayetlerin yorumları ile meşgul olup, Allah’ın emir ve nehiylerini savsaklamak ise fevkalâde yanlış bir iştir.

(*) Delâlet-i kat’i: Okunulduğunda herkes tarafından aynı anlaşılan, yoruma gerek kalmayacak kadar apaçık olan.

 

Nisa 159’u anlamak müşkil bir iştir. Müşkil bir ayettir. Rabbimiz birgün ne olduğunu gösterecektir. Dünyada veya ahirette bilmiyoruz. Ancak Hz. İsa’nın, o Ehl-i Kitab’ın aleyhinde şahitlik yapacağı kesin bir gerçektir. Önceden iman etmemiş olanlanın ölüm esnasında ve dünya sonrasında imanı kabul edilmez.

 

____________________________________________
KAYNAK: http://kitap-ekitap.com/product.php?id_product=14 (Bu eserden alıntı yapılmıştır).

MEAL KAYNAK İSE: http://kitap-ekitap.com/product.php?id_product=10 (Bu eserden alıntılanmıştır).

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir