“Büyük olmak için kimseye iltifat/dalkavukluk etmeyeceksin!” diye boşuna söylememiş Gazi Mustafa Kemal Paşa…

07 Nisan 2012, İnsan ve Yaşam, Yorum Yok »

“Büyük olmak için;

kimseye iltifat etmeyecek/dalkavukluk yapmayacaksın!” diye,

boşuna söylememiş Gazi Mustafa Kemal Paşa…

 

«Büyük olmak için hiç kimseye iltifat etmeyecek/dalkavukluk yapmayacaksın, hiç kimseyi aldatmayacaksın, memleket için gerçek ülkü ne ise onu görecek, o hedefe yürüyeceksin. Herkes sana karşı çıkacaktır, herkes seni yolundan çevirmeye çalısacaktır, fakat sen buna dayanıklı olacaksın, önüne sonu gelmeyen engeller çıkacaktır. Kendini büyük değil; küçük, zayıf, kimsesiz ve araçsız kabul edecek, kimseden yardım gelmeyecegine inanmış olarak bu engelleri aşacaksın. Bundan sonra da sana “BÜYÜKSÜN” derlerse bunu söyleyenlere güleceksin…»

 

Bu yazıyı 1998 yılında ilk kez gördüğümde çok beğenmiş ve bir de PANO olarak bulmuş onu da alıp evimin girerken GİRİŞ, çıkarken de ÇIKIŞ kısmında sürekli gözümün önünde dursun diye DUVARA ASMIŞTIM!..

İşte bir büyük liderden; NASIL BÜYÜK LİDER OLUNUR/OLUNMUŞ ile ilgili muhteşem bir bilgi, dehşetengiz bir söz demiştim…

Ancak aldığım Kur’an terbiyesi/eğitimi de bana farklı söylüyordu…

Onun için İKİ ARADA BİR DEREDE kalmışımdır her zaman…

Gerek küçüğüm, gerek büyüğüm herkesten insana: Üstadım, Abim, Abiciğim, Kardeşim, Bacım, Ablam, Anacığım diye hitabetmeyi hep düstur edinmişimdir. Ancak döner dolaşır eninde ve sonunda genelde hep böyle hitabettiğim insanlardan da EN İNCİTİCİ SÖZLERİ İŞİTMİŞİMDİR!..

Kardeşim dediğim, Bacım dediğim bu insanları; EN KÜÇÜK BİR HATAMDA, en ağır ve en iğneleyici, en acımacız, incitici LAF SOKMALARDAN da geri durmamışlardır, güya beni uyarmak adına!.. Dolayısıyla bu kardeşlerimden, bacılarımdan işitmek beni hep kahretmiştir. Hani BENİ SEVİYORDUNUZ; Hocam Hocam, Abim Abim diye iki kelimenizin başında bana hitabediyordunuz. (Demek ki burada karşılıklı bir problem vardı: Ben de içten söylemiyordum. Çünkü gerçekten bu kişileri reelden tanımadığım için, olmadıkları şekilde hitabediyordum, muhtemelen onlar da bana beni görmedikleri gibi hitabediyor olabilirlerdi).

Ve anlayamadığım bir söz de; en çok bayan kardeşlerimizden bunu duymak doğrusu içimi çok acıtıyor: “BU GİDİŞLE YALNIZ BAŞINIZA ÖLECEKSİNİZ!..”

Tabi bu sözleri söyleyenler neyi kasdetmiş olabilir diye düşünüyorum; ÖZELİMİ bilen biri belki şöyle demek istiyordur, hani EVLİ değilim ya: “Sana bu yüzden, böyle biri olduğun için; yani önüne geleni kırdığın için seninle kimse evlenmez ve yalnız ölüp gidersin” birinci yorum böyle yapılabilir, ikinci yorum ise: “Etrafında BİR TEK KİŞİ OLMAZ, yalnız başına ölüp gidersin” böyle bir yorum da yapılabilinir.

Benim YANIMDA ve ARKAMDA insandan bir tek kişi yok… Herkesin olduğu gibi arkadaşlarım var elbette… Yani Cemaat vs. anlamında BİR TEK ADAMIM yok… Öyle şeylere hiç mi hiç heves etmedim; çünkü benden CEMAAT LİDERİ vs. olmaz, ben kendimi zaten biliyorum. Adam toplamak gibi de hiç kaygım olmadı. Sanal ortamda oluşturduğumuz Grup ise işte öylesine grup; ne köy ve ne de kasaba olacak cinsten: Sanal ortamdaki insanlarla bir yola çıkılır mı? Siz çıkar mısınız?! Adı üzerinde sana: İşte, bizi sürekli iğneleyici diliyle eleştiren birine; lütfen artık beni eleştirmeyi bırak, gözlerine kendine çevir de kendindeki hatalarını gör, dedik; işitmedik laf kalmadı… Üstelik hocam hocam, abim abim diye güya ölen gibi görünen birinden… Oysa gerçek ortamda BİR ARKADAŞIM gerek ben onun ve gerekse o benim her türlü kahrımızı çekeriz… Çünkü KARDEŞİZ, ARKADAŞIZ… Bir kere KARDEŞİM demişiz, ARKADAŞIM demişiz: Bazen onun psikolojisi iyi olmaz, o bana kahır yapar ben çekerim; bazen benim psikolojim iyi olmaz ben ona kahrederim o beni çeker: Dostluk, kardeşlik, arkadaşlık böyledir. Hepimiz bunu yaşarız…

Ama sonuçta HER HAL-Ü KÂRDA: İnsanoğlu ve insankızı YALNIZ ve TEK BAŞINA ölmeyecek mi?!..

Bana böyle hitabedenler: İKİ KİŞİ, ON KİŞİ, YÜZ KİŞİ, BİN KİŞİ, MİLYON KİŞİ DE OLSA ETRAFINDA; SANKİ ONLARLA MI GİDECEK?!..

 

Ve onlara söyledim: Güzel kardeşim, SANKİ SEN İKİ KİŞİ Mİ ÖLECEKSİN?!..

Facebookta açtığımız BİR GRUP’ta herhangi bir konu ile veya birşeyleri sürekli paylaşan birileri ile ilgili küçük bir uyarı yapsam; vay efendim, ikide birde uyarı yapmak işte insanları kaçırtıyor, gruptan çıkmalarına sebep oluyor vs. gibi söz ile incitmeleri ve hele bunun sevdiğim ve değer verdiğim BİR KIZ KARDEŞİMİZDEN  gelmesi: Acaba ben bu insanlara hak etmedikleri ilgiyi mi veriyorum ve sonra böyle bir tavır görünce ondan mı üzülüyorum, diye sorgular oldum birkaç gündür.

İşte onları teşvik ve onere etmek için; işte sen akıllı, zeki ve kendini yetiştirmiş donanımlı birisin söylesin, böylesin; şöyle güzel bir müslümansın, böyle güzel bir kardeşimizsin falan diyerek kendisinde olmayanları söylemek ile bir günah işleyerek ve bu günahımın karşılığını mı Rabbimden görüyorum diye de kendimi sorgulamıyor değilim…

Evet, doğru; aslında o kişide olmayan şeyleri söylüyordum bazen onu SÖYLEDİĞİM ŞEKİLDE güzelleştirmek adına… Yani O KARDEŞİMİZİ SÖYLEDİĞİM ŞEKİLDE GÖRMEK İSTEDİĞİM için öyle söylüyordum, o hasletler onda olduğu için söylemiyordum aslında… (Muhtemelen onlar da bana, ben onların HOCALARI, ABİLERİ, SEVDİKLERİ, SAYGI DUYDUKLARI biri olmadığım için onlar da bana laf olsun diye öyle hitabediyorlardı). Bu da sanırım Allah katında hoş karşılanmıyordu ve Allah bana yaptığımın karşılığını o kullar tarafından incitilerek, gerçekleri öğrenmem/kavramam ve kendime gelmem için EN GÜZEL ile (incinerek de olsa) ÖĞRETİYORDU!..

 

İŞTE TAM BU SIRADA; GAZİ MUSTAFA KEMAL PAŞA’NIN BU VECİZ SÖZÜ AKLIMA GELDİ VE GİTTİM YENİDEN OKUDUM!..

Sonra başka bir güzel sözü de aklıma geldi, HAKİKATİ BİLMEK ile ilgili:

«Hakikati Bilmek: Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.»

Bazen Üniversiteli gencimizdir diye, bazen Okumuş insanımızdır diye onları kırmamak adına iltifat ediyoruz, aşağıdan alıyoruz ancak gerçekten bizi çok incitiyorlar.

Onun için büyük olmak/kendimiz olmak için kimseye iltifat etmeyecek/dalkavukluk yapmayacaksın, sözünü son bir-iki ay içerisinde çok iyi öğrendiğimi düşünüyorum…

İşimize gücümüze bakacağız. Daha yapacak çok işimiz var. Biz onun bunun bizi incitmesine izin vermeden yolumuza devam edeceğiz. Kimsenin de BİZE LAF SOKMASINA, İNCİTMESİNE İZİN VERMEYEREK (kafamıza takmayarak) YOLUMUZA DEVAME DECEĞİZ inşaallah.

 

YERİ GELMİŞKEN KUR’AN’DA NEBİLER/RASÛLLER DE ÇOK İNCİTİLDİ;
ONLARA DA ÇOK LAF SOKULDU, 
KENDİMİZE ÖĞÜT OLARAK OKUYALIM İNŞ.

|
 Allah’ın adıyla

«9. ONLARDAN ÖNCE Nuh kavmi de (Rasûlleri) yalanlamıştı.
Kulumuzu yalanladılar
ve:
“Bu adam bir mecnundur” dediler.
O çok engellendi/incitildi!» [KAMER SURESİ'nden]

 

Özellikle bizim gibi inanmayan, bizim gibi düşünmeyen ve karşımıza İLİM İLE ÇIKAMAN kişilerin tek sığınağı: Bize hakaret, aşağılayıcı sözler, küfür ile saldırmalar!..

Daha birkaç gün önce vatandaşın birisi: ÇOK BİLMİŞ SADIK BEY, dedi…

Şimdi böyle bir sözü sarfeden kişinin arka plânına gidebilen varsa gitsin ve o kişinin karekterini tahlil etsin artık…

Söylediğimiz de; sarfettiği bir özlü sözün açıklamasını istemek oldu:

Vay efendim; KUR’AN’I KUR’AN MEALLERİNDEN ANLAMAYA ÇALIŞANLAR ANLAYAMAZLARMIŞ!..

Yani BEN ARAPÇA BİLİYORUM, GELİN BENİ DİNLEYİN; EN İYİ BEN ANLARIM vardır bu cümlenin arkasında.

Biz de acaba böyle mi demek istiyor, yoksa başka bir anlam mı yüklüyor bu cümlesine de araştırmak ve öğrenmek için; bu cümleyi sarfetmişsiniz, nasıl anladığınızı izah ederseniz, seviniriz şeklinde bir yorum yazmıştık.

Bunun üzerine, AÇIKLAMAK yerine; bizim sorumuza BİR SORU ile cevap veriyor ve BİZE LAF SOKUYOR: Çok bilmiş Sadık bey, oluveriyoruz…

Onun için buradan GAZİ MUSTAFA KEMAL PAŞA’yı bu veciz sözüyle hatırlamak ve kendisini boş yere BÜYÜK İNSAN olmadığını bir kez daha anladığımı söylemek istiyorum…

Bu yüzden bugün itibariyle kimseye İLTİFATTA BULUNMAMAYA ÖZEN GÖSTERECEĞİM. İltifatın başka bir anlamı da DALKAVUKLUK, evet bu anlamda ONERE etmek adına DALKAVUKLUK ta yapmayacağım: Rabbim bana son bir iki ay içinde bunu öğretti.

Ve lütfen sizler de bana İLTİFAT (DALKAVUKLUK) YAPMAYIN…

Ve bundan böyle bizi incitecek, üzecek insanları listemizden veya grubumuzdan anında silmeliyim; ben üzüleceğime, bırakayım o üzülsünden yola çıkarak!..

Kişiye lâyıkı veçhile hitap etmeyi öğrenmeliyim…

 


Translate: English French Arabic German Portuguese Russian Spanish

303 defa incelendi

Yorum yapın