“Bir öğretmenin ibret dolu hatıraları – 10: Said Nursi ve Sikke-i Tasdik-i Gaybi”. (Malatyalı Mehmet Erol Hoca)

26 Aralık 2011, 3.0 Malatyalı Mehmet Erol Hoca, 1 Yorum »

Malatyalı Mehmet EROL Hocam

|


BİR ÖĞRETMENİN İBRET DOLU HATIRALARI – 10

(BELGESEL TADINDA VE NİTELİĞİNDE BİR ÖYKÜ)

Mehmet EROL

|

|


SAİD NURSİ
|
(SİKKE-İ TASDİK-İ GAYBİ) HZ. ALİ’YE (R.A) SUHUF İNDİ Mİ?

ON SEKİZİNCİ LEM’A

|
Gizlidir herkese gösterilemez. Otuz birinci mektubun onsekizinci lem’ası Risale-i Nur şakirtlerine (talebelerine) işaret eden Hz. Ali (r.a.)nin bir keramet-i gaybiyesidir. (Gaybi, bilinmeyenleri bildirmesidir) [1].

Said Nursi’nin, Hz. Ali’ye suhuf indiğine dair bazı iddiaları mevcuttur. Bu iddialarını on sekizinci lem’ada şöyle ifade ediyor:

Hazret-i Gavs-ı Âzam Şeyh Geylani’nin sarahat (açıklık) derecesindeki keramet-i gaybiyesini te’yid ve takviye eden (sağlamlaştıran) Hazret-i Esedullah-ul Galib Ali ibn-i Ebu Talib (r.a.) ve keremullahu vechehü (Ebu Talib’in oğlu olan galip ve üstün Allah’ın arslanı Hz. Ali (r.a.). (Allah, Hz. Ali’nin şahsını muhterem kılsın) kaside-i Ercüze-i Meşhuresinde aynen İhbarat-ı Gavsiyeyi tasdik edip işaret ediyor.

Bu surette İmam-ı Ali’nin (r.a.) hicretten otuz sene sonra Kufe’de yazdığı bu Ercüze’deki dokuz defa almış, otuz ilave edilse beş yüz yetmiş olur ki, Cengiz’in ve Hülağû’nun hücum ve tahribat zamanıdır. Sonra Hz. Cebrail’in, Âlâ Nebiyyina (a.s.m.) huzur-u nebevide getirip Hz. Ali’ye sekine namıyla bir sahirede yazılı ism-i âzam, Hz. Ali (r.a.)’nin kucağına düşmüş: “Ben Cebrail’in şahsını yalnız alaim-üs-sema (gök kuşa­ğı) suretinde gördüm. Sesini işittim. Sahifeyi aldım; bu isimleri içinde buldum” diyerek bu ism-i azamdan bahs ile hadisat-ı zikirden sonra tahdis-i nimet suretinde diyor ki: Yani “evvelki dünyadan kıymete kadar ulumu esrar-ı mühimme (bilinmeyen gizli ilimler) bize meşhud derecesinde inkişaf etmiş. Kim ne isterse sorsun, sözümüzde şüphe edenler zelil olur.

 Vahiy ile Allah tarafından gönderilen Zebur, Tevrat, İncil, Kur’an gibi büyük kitaplar, suhuf (sahife ç.) sahifeler kimlere gönderilir diye bir soru yöneltsek şüphe yok ki, çoğunluğu peygamberlere diye cevap verirler.

Peygamber olmayan herhangi bir kimseye kitap ve sahife gönderilir mi? Hayır derler. Bu Allah’ın adet kanunlarına aykırıdır. Bakınız Allah bu hususta şöyle diyor:

“Sizden öncede nice sünnetler (yasalar) gelip geçmiştir (uygulanmıştır). Yeryüzünde dolaşın da yalancıların sonunun nasıl olduğunu görün.” (3/137)

“Bu, Allah’ın öteden beri süre gelen sünneti (yasası)dır. Allah sünnetinde (yasa­sında) bir değişme bulamazsın” (48/23)

“Sizden önce geçenler arasında da Allah’ın yasası böyle idi. Allah’ın emri, olup bitmiş bir şeydir.” (33/38)

Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’inde herhangi bir sahabiye, özel olarak da Hz. Ali’ye bir sahife (suhuf) gönderdiğini söylemediğine göre Said Nursi’nin Hz. Ali’ye Cebrail vasıtasıyla sekine adında bir sahife gönderdiğine ait bir delili olmalıdır. Bir delil gös­termediğine göre böyle bir inanış Allah’a, Resulüne, kitabına ve Hz. Ali’ye iftira olur.

 

__________________________________
[1] Bu kısım, arap harfleriyle yazılı lem’alarda mevcuttur.

 



Translate: English French Arabic German Portuguese Russian Spanish

57 defa incelendi

““Bir öğretmenin ibret dolu hatıraları – 10: Said Nursi ve Sikke-i Tasdik-i Gaybi”. (Malatyalı Mehmet Erol Hoca)” için 1 Yorum

  1. abdullah diyor ki:

    SAİD NURSNİNİN ASLA BÖYLE BİR İNANIŞI YOKTUR ASIL BUNU İDDİA EDENLER SAİD NURSİNİN BÖYLE BİR ŞEY DEDİĞİNİ KİTAPLARININDAN TABİ EVİRİP KIVIRMADAN GÖSTERMEK ZORUNDADIRLAR. BU SUHUFLA İLGİLİ MESELENİN RİSALE VEYA SAİD NURSİ İLE HİÇBİR ALAKASI YOKTUR. YAKLAŞIK 90 YILINI BÜTÜN BENLİĞİ İLE BU İŞE VERMİŞ BİR İNSANA BU KADAR BASİT BİR İFTİRA ATMAK DOĞRUSU HAYRET VERİCİDİR. ERCÜZE VE CELCELUTİYYE İLE İLGİLİ KAYNAKLAR SAİD NURSİNİN ÜRETTİĞİ KAYNAKLAR DEĞİL DAHA ÖNCE GAZALİ , GAZALİNİN HOCASI VB BİRÇOK KİŞİNİN İŞTİĞAL ETTİĞİ VE ŞERH VE BEYAN ETTİĞİ KAYNAKLARDIR. AYRICA BU ZATLARDAN HİÇBİRİ BUNA SUHUF NAMINI VERMEMİŞTİR. PEYGAMBERİMİZDEN SONRA SUHUF VE YA VAHİY OLAMAYACAĞI İSLAMİ BİLİMLERE EN UFAK BİR ALAKASI OLANLARCA BİLİNEN BİR MESELE VE SAİD NURSİ İLE UZAKTAN YAKINDAN BİR ALAKASI OLMADIĞI HALDA BİRİLERİNİN BU UYDURMALARI DOĞRUSU ARKASINDAN PEK DE HOŞ OLMAYAN DÜŞÜNCE VE PLANLARI AKLA GETİRİYOR. SAİD NURSİ GİBİ İSLAM UĞRUNA HERŞEYİNİ FEDA ETMİŞ BİR ZATA BU ÇİRKİN İFTİRALARIN ATILMASI İNSAN OĞLUNUN GERÇEKTEN NE KADAR VİCDANSIZ DAVRANABİLCEĞİNİN VE HER SÖYLDEĞİNDEN YARIN HESABA ÇEKİLECEĞİNDEN NE KADAR HABERSİZ OLDUĞUNUN GÜZEL ÖRNEKLERİDİR. EMİNİM EROL HOCA ESKİDEN SAİD NURSİYE PEYGAMBER VEYA DAHA ÖTESİ NAZARIYLA, RİSALEYE DE KURAN GİBİ BİR ESER NAZARIYLA BAKIYORDU. ONUN İÇİN GEÇMİŞTE YAPTIĞI BU HATAYI TEMİZLEMEK İÇİN İNSAFLI DAVRANACAĞINA BU SEFER DE TAM TERSİ BİR VADİDE AT KOŞTURUYOR. 
     ALLAHIM! BİZE HAK HAK OLARAK GÖSTERİP BİZİ ONA UYANLARDAN EYLE VE BATILI DA BATIL GÖSTERİP ONDAN KAÇINANLARDAN EYLE. AMİN.


    View this Comment in: English French Arabic German Portuguese Russian Spanish

Yorum yapın